KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Dosya no
- 2021/608 Esas
- Karar no
- 2024/1065
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 12/11/2020
- Numarası
- 2018/284 Esas, 2020/595 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan
Karar Metni
1.207 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı kooperatifin A Blok 2 nolu ve B Blok 2 nolu daire hisselerini, ...'dan 13.03.2001 tarihinde devraldığını, müvekkilinin hisseleri devraldıktan sonra önceki ortak ...'dan devreden Kartal ...
Noterliği ... yevmiye nolu borç ihtarnamesine ait faiz tutarı 8.830,00 TL ve aynı noterliğin ... yevmiye nolu borç ihtarnamesine ait faiz tutarı 8.830,00 TL olmak üzere toplam 17.660,00 TL yi davalı kooperatife ödediğini, ne var ki davalı kooperatifin ödenen 17.660,00 TL faiz tutarını müvekkiline iade etmesi gerektiğini, zira iki bağımsız bölümün aidat borcu sebebiyle kooperatif tarafından kendisine 04.01.2001 tarihinde Kartal ....
Noterliği ... yevmiye numaraları ile birinci ihtarname gönderildiğini, ancak bu ihtarnamenin muhatap ...'ya tebliğ edilmediğini, ardından yeni bir ihtarname gönderildiğini, müvekkilinin faiz için temerrüde düşürülmemesi nedeniyle ödenen 17.660 TL faiz tutarından, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ödenen dekontların tarihi dikkate alındığında davanın zamanaşımına uğradığını, ortaklar arasındaki uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, kaldı ki 17.660 TL lik faizin önceki üyeye ait borç olduğunu, davacının da bu borcu devralan olarak ödediğini, bu hususta bir ihtarnamenin gerekmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece.
Kök üye...'nun 26/09/1995 tarih ve 46 sayılı yönetim kurulu kararı ile davalı kooperatife üye olduğu, kooperatif tarafından kendisine A blok 2 nolu ve B blok 2 nolu 2 adet üyelik verildiği, ...'nun iki adet daire üyeliğini davacıya devrettiği, davacının talebinin kök üyeye ve davacıya ödeme ihtarnameleri tebliğ edilmediğinden davacının temerrüde düşürülmediği iddiasına dayandığı, Kooperatif Genel Kurullarında kararlaştırılan faizin sözleşme ile kabul edilen akti faiz niteliğinde olduğu ve Genel Kurullarda aidat ödeme günü kararlaştırılmamış ise ödeme yapılacak zamanın ait olduğu ayın son günü olduğu,
dava dosyasında kök üyeden istenen ana para ve faiz borcunun davacı tarafından ödendiği, kök üyenin borcu devralan davacı üyeye geçtiğinden bu borcu davacının ödemekle yükümlü olduğu, temerrüt için herhangi bir ihtarnameye gerek bulunmadığı, faiz borcunun doğuşuna yol açan aylık aidatların yasal bir aylık süre içerisinde ödediğine ilişkin herhangi belgenin dosyaya sunulmadığı, davacı hisseyi kök üyeden devraldığından kök üyenin faiz borcunu da kabul etmiş olduğu gerekçesiyle davacının ödediği 17.660.00 TL faiz alacağı talebinin yerinde olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalı yapı kooperatifi olduğundan yapı kooperatiflerinde 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu ve Kooperatif Ana Sözleşmesinin ilgili hükümlerinin uygulanacağını, genel hükümlerin olayda uygulanamayacağını, Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi ile Kooperatif Ana Sözleşmesinin 91. maddesinde Kooperatifler Kanununda hüküm yok ise genel hükümlerin uygulanacağını, davanın konusunun 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. ve 27. maddelerinin olaya uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin olduğunu,
Yargıtay ilamlarına göre usulüne uygun şekilde iki ihtarname ile tebligat yapılmadığı takdirde kooperatifin karşı tarafı temerrüde düşürmediğinin kabul edildiğini, ancak mahkemenin emredici hüküm olan Kooperatifler Kanunu'nun 16. ve 27. maddelerini ve yerleşik içtihatları yok sayarak üyenin temerrüde düşürülmesi için ihtarname tebliğinin zorunlu olmadığına karar verdiğini, aidat borcunun ödenmesi hususunda üyeye iki haklı ihtarın gönderilip gönderilmediği, ihtarnamelerin Kooperatifler Kanunu ve Kooperatif Ana sözleşmesine uygun olup olmadığı,
üyeye ilk ihtarda 10 gün ikinci ihtarda bir aylık sürenin verilip verilmediği ile ihtarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği hususlarının incelenmesi gerektiğini, davalının, davacı ...'nun hisselerini devir aldığı ...'ya Kartal ... Naterliği'nin ... Yevmiye Numaralı borç ihtarnamesi ile 8.830,00 TL ile aynı Noterliğin ...
Yevmiye Numaralı borç ihtarnamesi ile 8.830,00 TL gecikme faizinin ödenmesine ilişkin ihtarname gönderdiğini, ancak PTT Genel Müdürlüğü'nün 21/05/2001 tarihli yazısı cevabında bahse konu tebligatların usulüne uygun yapılmadığının açıkça belirtildiğini, bu belgelerin yerel mahkemeye ibraz edilmesine rağmen mahkemece bu belgeler incelenmeksizin karar verildiğini, tebligatların usulsüz yapılması sebebi ile Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2003/845 Esas sayılı dosyası ile ilgili posta görevlisi hakkında yargılama yapılarak sanık posta görevlisinin cezalandırılmasına karar verildiğini,
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1331 Esas sayılı dosyasının konusunun davacının borçlu olmadığına ilişkin olduğunu, bu dosyada davacının borçlu olmadığına karar verildiğini, davalı kooperatifin gönderdiği ihtarnamelerin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle gerek davacının gerekse hissesini devraldığı...'nun temerrüde düşmediğini, bilirkişi raporunda da yer alan Kartal ..
Noterliğinin ... ve... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin usulüne uygun yapılmadığına dair Kartal .... Noterliği'nin yazısı ile görevini gereği gibi ifa etmeyen ilgili posta memurunun ceza aldığı Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2003/845 Esas ve 2005/732 Karar sayılı ilamının dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, ayrıca istinaf dilekçesi ekinde yeniden sunulduğunu, mahkemece her ne kadar davalı kooperatifin temerrüt hükümlerine tabi olmadığı,
aidat ödeme günü belli değilse ayın son gününün ödeme günü olacağı şeklinde değerlendirme yapılmış ise de temerrüt şartları oluşmayan hususlarda faiz başlangıcından bahsedilemeyeceğini, alınan ikinci bilirkişi ek raporunda davacının fazla ödeme yaptığının hesaplandığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; davacının davalı kooperatife yaptığı faiz ödemelerinin iadesi koşulunun oluşup oluşmadığına ilişkindir.Davacı vekili tarafından 1.000 TL olan dava değeri, bilirkişi raporunda belirtilen 5.744,80 TL ye artırılarak ıslah dilekçesi sunulmuştur.
Kök üyeden hisseleri devralan davacının kök üyenin faiz borcundan sorumlu olup olmadığı, faiz borcunun doğması için ihtarnameye gerek olup olmadığı, davacının ödediği 17.660.00 TL faiz ödemesini istirdat talebinin yerinde olup olmadığı olayda tartışılması gereken hususlardır.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesi ortaklıktan çıkarılmaya ve 27. Maddesi ortaklığın düşmesine ilişkin olup somut olayda uygulanma olanağı yoktur.Genel kurul kararlarında, aidatların her ayın kaçında ödeneceği belirtilmediği zaman aidatların en geç ayın son gününde ödenmesi gerekmekte olup belirlenen tarihin kesin vade niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu sürenin dolmasıyla ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın borçlu temerrüdü gerçekleşir. (HGK. 12.03.2020 T.
2017/23-864 E. 2017/287 K. Sayılı ilamı) Kooperatif genel kurullarında belirlenen aidat, aylık ödenmesi gereken kesin vadeye bağlı bir alacaktır. Bu nedenle ortağın temerrüdü için ayrıca ihtara gerek yoktur. Aidatın ödenmesi gereken tarihten itibaren kooperatifin faiz talep etme hakkı vardır.
(Mahmut Çoşkun, Kooperatifler Hukuku, Güncellenmiş 3. Bası, Ankara 2023, s.537.)Davacı tarafından dosyaya sunulan banka dekotlarında 22/02/2005 tarihinde 7.660.00 TL ve 24/03/2005 tarihinde 10.000.00 TL ödeme yapıldığı, toplam ödeme miktarının 17.660.00 TL olduğu, kök üyeden ihtarname ile istenen ana para ve faiz borcunun davacı tarafından ödendiği, kök üyenin borcu devralan davacı üyeye geçtiğinden bu borcu davacının ödemekle yükümlü olduğu, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında temerrüt için herhangi bir ihtarnameye gerek bulunmadığı, davacı kök üyeden hisseyi devraldığından kök üyenin faiz borcunu da kabul etmiş olduğu,
davacının çekincesiz ödediği 17.660.00 TL faiz borcunu istirdat talebinin yerinde olmadığı, ikinci rapordan sonra dosyaya davacı tarafından sunulan itiraz beyan dilekçesinde temerrüdün oluşmadığına dair iddia değiştirilerek fahiş faiz alındığı iddia edilmiş ise de davalının iddianın değiştirilmesine açıkça onayı bulunmadığından bilirkişi raporundaki fazla ödeme tespitinin mahkemece dikkate alınmadığı yönündeki istinaf sebebi de yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/284 Esas, 2020/595 Karar sayılı ve 12/11/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/608, K. 2024/1065, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama