KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/854 Esas
- Karar no
- 2024/1343
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 16/02/2021
- Numarası
- 2019/530 Esas, 2021/146 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Karar Metni
1.356 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı sigortalı ...
AŞ'nin faaliyet gösterdiği işyerinin 09.08.2018 başlangıç tarihli İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ile müvekkili tarafından sigortalandığını, sigortalı işyerinde 23.11.2018 tarihinde ... aküsünden çıkan yangın nedeniyle hasar meydana geldiğini, olay nedeniyle sigortalıya 12.01.2019 tarihinde 30.988,41 TL sigorta tazminatı ödendiğini, yangın raporu, bina görevlilerince düzenlenen rapor ve ekspertiz raporuna göre sigortalı işyerinde hasara neden olan yangının, davalının üretip piyasaya sürdüğü ... akülerinin elektrik aksamında meydana gelen kısa devre nedeniyle başladığını,
davalının ... akülerinin üretim hatasından kaynaklanan zarardan sorumlu olduğunu, bu nedenle sigortalıya ödenen sigorta tazminatı ile işlemiş faizinin tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, davalının arabuluculuk faaliyetine katılmaması nedeniyle arabulucuda anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; ürünün teknik ekibin denetiminden geçtiğini ve periyodik bakımlarının yapıldığını, ekspertiz raporunda üründe üretim hatası bulunduğuna dair ibare bulunmadığını, sigortalının garanti süresi dolan ürünlerle ilgili bakım ve onarım talebinde bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; yangının çıkmasında davalının kusurunun bulunmadığı, yangının sigortalının kullanım hatasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili nedenleri olarak; ek rapora itirazlarının karşılanmadığını, hükme esas alınan raporda, akünün dış kılıfında alev geciktirici malzeme tercih edilmemesinin yangının çıkmasını kolaylaştırdığı tespit edilmesine rağmen, davalının hasarda mütefarik kusuru bulunup bulunmadığı dahi irdelenmeden karar verildiğini, servis formlarında, akünün aşırı ısınması nedeniyle cihazların kullanıldığı ortamın klimaya ihtiyaç duyduğunun ifade edildiğini, bu tespitin ürünlerin ayıplı olduğunu gösterdiğini, sigortalının garanti süresinde dahi, zorunluluğu olmamasına rağmen, ... cihazı ve aküleri vantilatör ile soğutmaya çalıştığını,
garanti süresinin bitiminde ürünlerin periyodik bakımının yapılması gerektiği hususunda sigortalının bilgilendirmediğini, davalı arabuluculuk görüşmesine katılmadığından, Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereği, müvekkilinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, sigortalıya ödenen sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dışı sigortalının faaliyet gösterdiği işyerinin 09.08.2018 başlangıç tarihli İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ile davalı tarafından sigortalandığı, sigortalı işyerinde 23.11.2018 tarihinde çıkan yangın nedeniyle hasar meydana geldiği, davacının olay nedeniyle sigortalıya 12.01.2019 tarihinde 30.988,41 TL sigorta tazminatı ödediği ve ödenen bedelin rücuen tazmini için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının takibe yasal süresinde itirazı üzerine hak düşürücü süre içinde takibe itirazın iptali ve takibin devamının talep edildiği görülmektedir.
Mahkemece, yangının kullanıcı hatasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir, Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; sigortalı işyerinde hasara neden olan yangının davalının üreticisi ve satıcısı olduğu üründeki ayıptan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, arabulucuk faaliyetine katılmayan davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
1-Davacı ..., yangında davalının sorumlu olduğunu belirterek hükmü istinaf etmiştir.
İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi heyeti raporunda; garanti sonrası KGK cihazı ve akü grubunun periyodik bakım ve servis kontrollerinin yaptırılmamasının ciddi bir kullanıcı hatası olduğu, akü grubunun çalıştığı ortamın klimatize olması gerekmesine rağmen buna dair dosyada bir bilgi bulunmadığı, çıkan yangının kullanıcı hatasından kaynaklandığı ve açık veya gizli bir ürün hatasından bahsedilemeyeceği belirtilmiştir.
Bilirkişiler ek raporlarında; davalının ... cihazının çalıştığı ortamın klimatize olmasını talep etmesinin bütün cihazların kullanılmasında teknik bir gereklilik olduğunu, bundan dolayı cihazın ayıplı olamayacağını, sigortalının dış kılıfları alev geciktirici özelliği bulunmayan akü siparişi verdiğini, cihazda açık veya gizli ayıptan bahsedilemeyeceğini, sigortalının garanti sonrası akülerin periyodik bakım ve servis kontrollerini yaptırmaması nedeniyle yangının ciddi bir kullanıcı hatası olduğunu belirtilmişlerdir.
Halefiyete dayalı olan rücu davası, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur.
Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Somut davada ispat külfeti üzerinde olan davacı ... şirketinin, hasarın davalının ürettiği üründeki üretim hatasından kaynaklandığını ispatlaması gerekir.
Ancak alınan rapora göre ... akülerinde üretim hatası olmayıp, sigortalı işyerinde hasara neden olan yangın, davacının sigortalısının garanti sonrası ... cihazı ve akü grubunun periyodik bakım ve servis kontrollerini yaptırmamasından kaynaklanmaktadır. Yine uzman bilirkişilerden alınan rapora göre, ... cihazının çalıştığı ortamın soğutulmasının gerekmesi, ürünün ayıplı olduğunu göstermeyip, bütün cihazların kullanılmasında teknik bir gerekliliktir.
Ayrıca sigortalının dış kılıfları alev geciktirici özelliği bulunmayan akü siparişi vermesi karşısında, akünün dış kılıflarının alev geciktiri özelliği olmaması da ürünün ayıplı olduğunu göstermeyecektir. Bu nedenle mahkemece olayda davalının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2-Diğer taraftan mahkemece yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılarak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş, davacı vekili bu yönden de hükmü istinaf etmiştir.
6325 sayılı Arabuluculuk Yasası'nın 18-A/11 fıkrası; " Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur.
Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." hükmünü düzenlemektedir.
Somut uyuşmazlıkta, tarafların zorunlu arabuluculuk kapsamında arabuluculuk faaliyetinde bulundukları, davalı tarafın arabuluculuk toplantısına mazeretsiz olarak katılmadığı ve sürecin bu nedenle sona erdiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca mazeretsiz olarak ilk toplantıya katılmaması nedeniyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesine neden olan tarafın davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin yarısından sorumlu olacağı ve bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedileceği açıktır.
Hal böyle olunca mahkemece yargılama giderinin tamamından davalı tarafın sorumlu tutulması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekli iken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 2 nolu maddede belirtilen nedenler ile kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında yukarıda belirtilen nedenler ile davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/854, K. 2024/1343, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama