KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/924 Esas
- Karar no
- 2024/1347
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/12/2020
- Numarası
- 2020/397 Esas, 2020/595 Karar
- Davanın konusu
- KAYIT KABUL
Karar Metni
1.539 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin müflis şirketten olan 3.728,59 TL, 173.686,17 USD, 88.922,34 EURO alacağının iflas tarihi itibariyle değerinin 1.080.731,80 TL olduğunu, iflas idaresinin 22/07/2016 tarihli kura göre hesaplama yapması neticesinde 834.406,10 TL'nin masaya kaydedildiğini, geri kalan 246.325,70 TL'nin ise kabul edilmediğini, USD ve Euro cinsi alacakları için kur tarihinin iflas tarihi olan 16/11/2017 tarihinin esas alınması gerektiğini belirterek reddedilen 246.325,70 TL'nin iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamışsa öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacının, müflis bankadan 1.080.731,80 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasına ... kayıt numarasıyla alacak kayıt talebinde bulunduğunu, banka kayıtları üzerinden yapılan inceleme sonucu davacının belirttiği USD ve Euro cinsi alacakların müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22/07/2016 tarihli TCMB döviz alış kuru üzerinden karşılığının hesaplandığını ve kaydı talep edilen 3.728,59 TL ile birlikte toplam 834.406,10 TL'nin kabulüne karar verildiğini, hesaplamada usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını belirterek davanın usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/524 ESAS, 2018/1205 KARAR VE 03/12/2018 TARİHLİ KARARI İLE;Davaya bakma görevinin, adli yargıya ait olmayıp idari yargının görev alanında bulunduğu gerekçesiyle davanın yargı yolu caiz olmadığından bahisle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.Karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN 2019/1732 ESAS, 2019/1567 KARAR VE 19/09/2019 TARİHLİ KARARI İLE:İlk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmiştir.Karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
YARGITAY (KAPATILAN) 23. HUKUK DAİRESİNİN 2019/3290 ESAS, 2019/5502 KARAR VE 23/12/2019 TARİHLİ KARARI İLE:Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.İstanbul 8. İdare Mahkemesinde açılan davada Mahkemenin 18/02/2020 tarih ve 2020/284 Esas sayılı kararı ile, uyuşmazlığın çözümünün adli yargı mercilerine ait olduğu gerekçesiyle görevli Mahkemenin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN 2020/292 ESAS, 2020/387 KARAR VE 22/06/2020 TARİHLİ KARARI İLE:Davanın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğuna, İstanbul 8. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03/12/2018 tarihli ve 2018/524 Esas, 2018/1205 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına oy birliği ile kesin olarak karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; bilirkişi raporu ile müflis bankanın iflas tarihi olan 16/11/2017 tarihi itibariyle davacının 1.080.731,80 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, iflas idaresince kabul edilen 834.406,10 TL dışında davacının 246.325,70 TL daha alacaklı olduğu gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile 246.325,70 TL'nin sıra cetveline kaydına dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar, davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; iflas idaresi tarafından dava konusu alacak kayıt talebi hakkında karar verilirken yabancı para alacaklarının iflas masasına kaydı konusunda TMSF Fon Kurulunun 10/05/2018 tarih ve 2018/260 sayılı kararı gereğince yapılan hesaplamanın hukuka uygun olduğunu, oysa hükme esas alınan bilirkişi raporunda Fon Kurulu kararı yok sayılarak hesaplama yapıldığını, bu nedenle bilirkişi raporu hatalı olduğundan hükme esas alınamayacağını,
müflis banka harçtan muaf olmasına rağmen bu husus yerel mahkemece dikkate alınmayarak davalı tarafından ödenen harçların müvekkilinden tahsiline karar verildiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir.
Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar.
İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md).
Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut davada, İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... tasfiye sayılı dosyasından verilen yazı cevabında, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 Esas sayılı dosyasında 16/11/2017 tarihinde iflasına karar verilen müflis ... A.Ş.'nin sıra cetvelinin 01/06/2018 tarihinde ...
Gazetesinde, 04/06/2018 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davacının iflas masasına ... kayıt numarası ile başvurarak 3.728,59 TL, 173.686,17 USD, 88.911,34 EURO olmak üzere toplam 1.080.731,80 TL tutarındaki alacağının iflas masasına kaydedilmesini talep ettiği, USD ve Euro cinsi alacakları bakımından 16/11/2017 tarihli TCMB alış kurlarının esas alındığı, iflas idaresince alacağın 834.406,10 TL'lik kısmının kabulü ile 593.435,98 TL'lik kısmın 3/3 sıraya, 240.970,12 TL'lik kısmın 4. sıraya kaydına, 246.325,70 TL'lik kısmın ise reddine karar verildiği, kararın tebliği için alacaklı tarafından masraf yatırıldığı,
kararın davacı vekiline 11/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise, yasal süresi içerisinde 11/06/2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan 18/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda, iflas tarihi 16/11/2017 olsa da 16/11/2017 tarihinin kuru bir önceki gün saat 15:30'da belirlendiğinden 15/11/2017 günü saat 15:30'da belirlenen gösterge niteliğindeki TCMB efektif satış kurunun dikkate alındığı, buna göre iflas tarihi itibariyle davacının alacağının toplam 1.090.283,31 TL olarak hesaplandığı, ancak davacı başvuru ve dava dilekçesinde 1.080.731.80 TL kayıt kabul talebinde bulunduğundan taleple bağlılık ilkesi gereği kayıt kabulü gerektiren tutarın 1.080,731.60 TL olabileceği bildirilmiştir.
Müflis bankanın, BDDK'nın 22/07/2016 tarih ve 6947 sayılı kararı ile, 22/07/2016 tarihi itibariyle faaliyet izninin kaldırıldığı ve İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 Esas sayılı dosyasından 16/11/2017 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği sabit olup uyuşmazlık, iflas masasına kaydı talep edilen yabancı para cinsinden olan alacağın, hangi tarihteki TCMB kuru esas alınarak TL'ye çevrilmek suretiyle iflas masasına kaydedileceği ve buna göre iflas masasına kaydı gereken bir alacak miktarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. "...İİK’nın 195. maddesinde,
iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek, müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır.
5411 sayılı Yasanın 106/5. maddesi uyarınca iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi yerine geçebilecek olan fon kurulunun, bu düzenlemeden aldığı yetki ve yönetmeliğe dayanarak İİK hükümlerini ortadan kaldıracak şekilde karar alamayacağının da kabulü gerekir. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince; davacı alacağının, davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16.11.2017 tarihli ...
Bankası Efektif Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanarak TL'ye çevrilmesi gerekirken, TMSF tarafından tahsil edilecek sigorta primlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmelik madde 6'ya itibar edilmesi doğru olmamıştır..."(Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/422 Esas 2024/1816 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, davacının, müflisin iflas masasına kaydını talep ettiği 3.728,59 TL, 173.686,17 USD, 88.911,34 EURO alacağı iflas idaresince kabul edilmiş olup USD ve EURO cinsi alacakları bakımından müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22/07/2016 tarihli ... alış kurları esas alınmak suretiyle hesaplama yapılarak alacağın 834.406,10 TL'lik kısmının kabulüne ve 246.325,70 TL'lik kısmın ise reddine karar verildiği, işbu davanın reddine karar verilen miktara ilişkin olduğu, davalının iddiasının aksine iflas masasına kaydı talep edilen yabancı para cinsinden olan alacakların müflis bankanın iflasının açıldığı 16/11/2017 tarihli ...
Bankası Efektif Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanarak TL'ye çevrilmesi gerektiği, buna göre davacının toplam talep edebileceği alacağının 1.084.271,28 TL olarak hesaplandığı, ancak davacının efektif satış kuru yerine 16/11/2017 tarihli ... alış kuru üzerinden hesaplama yapması sebebiyle 1.080.731,80 TL talep ettiği, taleple bağlılık ilkesi gereğince bu miktarın esas alınması gerektiği,
bu durumda iflas idaresince kabulüne karar verilen 834.406,10 TL'lik kısmın mahsubu neticesinde davacının 246.325,70 TL daha iflas masasına kaydı gereken alacağının bulunduğu anlaşılmakla Mahkemece tesis edilen karar isabetlidir.Öte yandan Mahkemece davalının harçtan muaf olduğu doğru olarak kabul edilmesine rağmen bu kabul ile çelişecek şekilde davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ve 35,90 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi isabetli olmadığından davalı bu yönden istinaf başvurusunda haklıdır.Açıklanan sebeplerle,
davalının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen sebeplerle kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/924, K. 2024/1347, 15 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama