İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/942 K.2024/1762

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine…

Esas2021/942Karar2024/1762Tarih7 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.195 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
7 Kasım 2024
Dosya no
2021/942
Karar no
2024/1762
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/03/2021
Numarası
2019/878 Esas - 2021/295 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İstinaf karar tarihi
07/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.195 kelime·11 dk okuma

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

KARAR Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresinde olan ve diğer davalı ... nezdinde de ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı minibüsün, yolun karşısına geçmeye çalışan yaya konumundaki ...'ye çarpması neticesinde meydana gelen 16/01/2019 günlü trafik kazasında; vekil edenlerinin eşi ve babası bulunan ...'nin hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü davalının asli kusurlu olduğunu, zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ise de bu başvurunun anlaşmazlıkla sonuçlandığını ileri sürerek,

fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak), davacı eş ... için 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen; bundan ayrı davacı eş için 300.000,00-TL diğer davacıların her biri için de ayrı ayrı 100.000,00-TL olmak üzere toplam 600.000,00-TL maddi tazminatın da davalı araç sürücüsü ...'dan kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen ... plaka sayılı araç, vekil edeni sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı ise de; eldeki dava açılmadan önce davacı ... tarafından yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açılarak bu dosya kapsamında yapılan hesaplama doğrultusunda 02/07/2019 tarihinde kendisine 86.303,69-TL destek tazminatı ödemesi yapıldığını, bu suretle de poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğun yerine getirildiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili ise cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde asıl kusurun müteveffaya ait bulunduğunu, bu nedenle davacı tarafın kusura ilişkin iddialarını kabul etmediklerini ve olayla ilgili olarak Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen 2019/201 esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin davanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen 2019/201 esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; ...'nin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan 16/01/2019 günlü trafik kazasının oluşumunda, davalı araç sürücüsünün %25 oranında, müteveffa yayanın ise %75 oranında kusurlu olduğu, davacı eş ...'nin uğradığı destekten yoksun kalma zararın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulamasına göre 34.707,18-TL.

PMF 1931 Yaşam Tablosu ve prograsif rant uygulamasına göre de 40.4493,76-TL olduğunun aktüer bilirkişi raporuyla tespit edildiği, sigorta şirketi tarafından eldeki dava açılmadan önce hak sahibine yapılan ödeme miktarı gözetildiğinde, bakiye bir zararın mevcut olmadığı, bu durumda davacı ...'nin maddi tazminata ilişkin talebinin reddi gerektiği;

davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verilmesinin somut olayın özellikleri dikkate alındığında, uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle: -Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, Maddi tazminata ilişkin dava yönünden davanın REDDİNE, -Manevi tazminata ilişkin davanın KISMEN KABULÜ ile davacılar; - ... için 15.000 TL - ... için 10.000 TL - ... için 10.000 TL - ... için 10.000 TL Manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, -Davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE karar verilmiştir.

Karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; maddi tazminata ilişkin talep 1.000,00-TL olduğu ve bu talep reddedildiği halde davalılar yararına AAÜT hükümlerine aykırı şekilde fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bundan ayrı müteveffa ...'in emekli geliri dışında ek işler yaparak gelir elde etmekte olduğu ileri sürülerek bu yönde tanık deliline dayanılmış ve tanık ismi bildirilmiş bulunduğu halde, tanıklar dinlenilmeden karar verilmiş olmasının isabetsiz bulunduğu,

kabule göre de davalı taraf kusurun belirlenmesinde hata yapıldığı ve hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının da son derece yetersiz bulunduğu hususlarına ilişkindir.

Davalı vekilinin istinaf nedenleri ise; kazanın oluşumuna müteveffa sebebiyet verdiği halde, vekil edenine %25 oranında kusur atfedilerek sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasının hatalı bulunduğu ve kabule göre de davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının çok fazla olduğu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.

Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. 1-Haksız bir eylem nedeniyle meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış maddi tazminat talepli bir davada, müteveffa gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Dosyada mevcut belgelere göre müteveffanın emekli olduğu ve emekli aylığı almakta bulunduğu ve kaza tarihinde 66 yaşında olduğu anlaşılmaktadır.

Her ne kadar davacı taraf müteveffanın emekli aylığı gelirinden başka inşaatlarda tamir-tadilat, boya badana, fayans-parke döşeme inşaat malzemesi taşıma ve yükleme işlerini de yaparak gelir elde ettiğini, bu suretle de emekli maaşının en az iki katı ek gelire sahip olduğunu ileri sürmüş ise de, müteveffanın iddia edildiği gibi bir çalışması olduğunu gösterir herhangi bir somut bilgi ve belge sunulmamış, bu durumun tanık beyanlarıyla kanıtlanacağı açıklanmıştır.

Ancak böyle bir iddianın somut yan delillerle desteklenmediği (- müteveffanın var olduğu iddia edilen ve devamlılık gösterdiği belirtilen çalışmaları yapmaya ehil olduğunu gösteren sertifika veya işin karşılığında yapılan ödemelerin varlığını gösteren belge gibi-) sürece sadece tanık beyanlarıyla ispatı mümkün değildir.

Hal böyle olunca mahkemece kaza tarihinde 66 yaşında olan müteveffanın pasif dönemde olduğu dikkate alınarak, asgari ücret düzeyinde gelire sahip olduğu varsayımıyla yapıldığı anlaşılan 16/01/2019 günlü aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle (-davacı taraf söz konusu bu rapora karşı sunduğu itiraz dilekçesinde PMF yaşam tablosu ve prograsif rant uygulamasıyla yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerektiğini bildirmiştir-) yazılı biçimde maddi tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilemediğinden,

davacılar vekilinin müteveffa gelirinin hatalı belirlendiğine ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.(Bkn. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/18017 Esas - 2018/1114 Karar sayılı ilamı) 2-Taraf vekillerinin kusura ilişkin istinaf itirazları birlikte değerlendirildiğinde.

Bilindiği üzere, haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla bir talepte bulunulması halinde, kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsur olup, sorumluluk belirlenecek duruma göre tespit edilmelidir.

Görülmekte olan davada davacı taraf, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün herhangi bir kural ihlali olmadığını, kazaya davacı tarafın hatalı fiil ve davranışlarının sebebiyet verdiğini savunmuştur. Hal böyle olunca da, trafik kazasının oluşumunda kaza taraflarının kusurlarının (ve oranlarının) ne olduğu hususunda yanlar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Yargılama sırasında konusunda uzman bilirkişiler tarafından düzenlendiği anlaşılan 24/08/2020 günlü heyet raporunda kaza tespit tutanağı, olayla ilgili olarak Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma dosyası, taraf beyanları dikkate alınarak, talep konusu kazanın oluşumunda müteveffa yayanın %75 oranında, davalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu sonucuna varıldığı ve mahkemece bu raporun hükme esas alındığı görülmüştür.

Söz konusu bu rapordaki kazanın oluş şekli, taraf kusur durum ve oranlarının ne olduğu hususundaki belirleme ve değerlendirmelerin, dosyaya oluşa uygun, denetlenebilir gerekçeler içermesi ve özellikle bu değerlendirmelerin olayla ilgili olarak Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek davalı araç sürücüsünün cezalandırılmasıyla sonuçlandırılan ve 16/01/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılan 2019/201 esas - 2020/318 karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasındaki maddi olgu niteliğini taşıyan tespitlerle de tam olarak örtüşmesi karşısında mahkemece kusura ilişkin olarak 24/08/2020 günlü heyet raporunun benimsenmiş olmasında

herhangi bir yanılgı ve isabetsizlik tespit edilemediğinden taraf vekillerinin bu yönü amaçlayan istinaf itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir.

3-Taraf vekillerinin hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının hatalı belirlendiğine ilişkin istinaf itirazları ile davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazlarına gelince; a-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır.

Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır.

22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.

Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Bu durumda, her ne kadar kazanın meydana gelmesinde müteveffa asli (-%75), davalı araç sürücüsü ise tali (-%25) oranında kusurlu bulunmaktaysa da, kazanın meydana geldiği tarih (16/01/2019), geliş şekli ile sonuçları, keza ölümün karşılaşılabilecek en ağır sonuç oluşu, davacılarla ölenin yakınlığı, davacıların eş ve baba kaybına bağlı olarak yaşam tecrübelerine göre duyacakları elem ve ızdırabın ağırlığı, kaza tarihindeki paranın alım gücü, talep miktarı,

tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları, davalı araç sürücüsünün kazaya karışan aracın maliki oluşu ve manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması, ancak manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması, gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde; davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala göre; yetersiz kaldığı, daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından,

davalı vekilinin manevi tazminatın fazla belirlendiği hususuna yönelik istinaf başvurusu yerinde olmadığından, reddi gerekmekte ise de; davacılar vekilinin istinaf başvurusu isabetlidir. b-Bundan ayrı davacı ... eldeki davada fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş ve bedel arttırımı cihetine gitmemiş ve yargılama sonucunda davacı ... tarafından açılan maddi tazminat talepli davanın reddine hükmolunmuştur.

Yani reddolunan maddi tazminat miktarı sadece 1.000,00-TL'dir. Hal böyle olunca, mahkemece kaza tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 madde hükmü gözetilerek davalı taraf yararına 1.000,00-TL ret vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda 4.080,00-TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Ancak, yukarıda 3 nolu bentte gösterilen şekilde davacı taraf aleyhine yapılan hatalı uygulamaların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun sadece açıklanan bu hususlarına münhasıran kabulü ile, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.

353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlarla reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar ile harcın da kamu düzeninden olduğu gözetilerek, davacı eş ... için 35.000,00- TL, diğer davacıların her biri için de ayrı ayrı 15.000,00- TL manevi tazminata hükmedilmek ve maddi tazminata ilişkin vekalet ücretindeki hatalı uygulamada düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2021 tarih ve 2019/878 Esas - 2021/295 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda ( 3) sayılı bentte gösterilen sebeplerle KABULÜNE, davacılar vekilinin öteki istinaf itirazlarının ise (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle;

davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun da (2) ve (3/a) nolu bentlerde gösterilen sebeplerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacılara iadesine, b-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılması gereken 3.073,95-TL harçtan davalı tarafından peşin yatırılan 768,48-TL harcın düşümü ile bakiye 2.305,47-TL harcın istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

d-)İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren yapan taraf üzerinde bırakılmasına, 2-)Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2021 tarih ve 2019/878 Esas - 2021/295 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a-)Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının REDDİNE, b-)Davacılar tarafından davalı ... aleyhine açılan manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile;

-... için 35.000,00-TL -... için 15.000,00-TL -... için 15.000,00-TL -... için 15.000,00-TL olmak üzere toplam 70.000,00-TL Manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak adı geçen davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin ise Reddine, c-)Maddi tazminata ilişkin dava yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar kanunu hükümleri uyarınca alınması gerekli 427,60 -TL maktu karar ve ilam harcının davacı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, ç-)Maddi tazminata ilişkin dava bakımından;

karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.000,00-TLred vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak yargılamada vekille temsil edildiği anlaşılan davalı ...

Sigrta A.Ş'ye ve davalı ...'ya verilmesine, d-)Manevi tazminata ilişkin dava yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar kanunu hükümleri uyarınca, hüküm altına alınan toplam manevi tazminat miktarı üzerinden belirlenen 5.464,80-TL nispi karar ve ilam harcından, davanın başında davacılar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 2.052,72-TL peşin harcın düşümü ile kalan 3.412,08-TL bakiye harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine (-İlk derece mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazılmaş ve tahsilat yapılmış ise, mükerrer ödeme oluşmaması için yapılan ödemenin dikkate alınması suretiyle),

-Davanın başında davacılar tarafından yatırıldığı anlaşılan 2.050,72-TL peşin harcın davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, e-)Manevi tazminata ilişkin dava bakımından; davacı taraf yararına hüküm altına alınan toplam manevi tazminat miktarı üzerinden (-usulü kazanılmış haklar ve karşılıklılık ilkesi gözetilerek) karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, f-)Manevi tazminata ilişkin dava bakımından;

reddedilen toplam tazminat miktarı üzerinden (-usulü kazanılmış haklar ve karşılıklılık ilkesi gözetilerek) karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ...'ya verilmesine,

g-)Davacı tarafça, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında sarf edildiği anlaşılan 44,40-TL'si başvurma harcı, 390,80-TL' si tebligat gideri ve müzekkere gideri, 3.900,00-TL'si de bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.335,20-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak belirlenen 576,58-TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin ise davacılar üzerinde bırakılmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

3-)Kullanılmayan gider avanslarından arta kalanın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, maddi tazminat yönünden HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık; manevi tazminat yönünden ise HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.07/11/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/942, K. 2024/1762, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/942
Karar No
2024/1762
Tarih
7 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/944 K.2024/1201
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/946 K.2024/1338
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/949 K.2024/1348
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/950 K.2024/1123
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/951 K.2024/1401
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/953 K.2024/1339

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.