KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2026
- Dosya no
- 2022/1034 Esas
- Karar no
- 2026/472
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 23/11/2021
- Numarası
- 2018/926 Esas, 2021/680 Karar
- Davanın konusu
- İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.579 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...Köprüsü ve ...Otoyolunun işletme hakkı sahibi olduğunu, davalının ise bu köprü ve otoyollarını kullanan şirket olduğunu, davalının 21/12/2016 tarihi ile 18/08/2018 tarihleri arasında 92 kez geçiş ücreti ödemeksizin köprü ve otoyollarından ihlalli geçiş yaptığını, bedeli ödenmeden yapılan geçiş ücretlerinin 15 günlük sürede de ödenmediği için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, ödeme emri davalıya 02/10/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini,
bunun sonucunda takibin durduğunu ve müvekkili şirketin mağduriyetine sebep olunduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun Geçiş Ücretini Ödememe ve Güvenliğin İhlali başlıklı 30’uncu maddesinin birinci fıkrasında otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücretinin on katı tutarında idarî para cezası uygulanacağının belirtildiği,
7144 sayılı Torba Kanun ile Torba Kanun'un yürürlük tarihi olan 25.05.2018 tarihi itibari ile ve sadece tahsil edilmeme ceza tutarları hakkında uygulanmak üzere, geçiş ücretinin geçiş tarihinden itibaren 15 (onbeş) gün içerisinde ödenmemesi halinde tahakkuk eden geçiş ücretinin 10 katı tutarındaki ceza.
4 katı olarak değiştirilmiş ve hazine payı uygulaması ortadan kaldırıldığı, bilirkişi raporu denetime elverişli bulunduğu, rapor ile tespit edilen toplam tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne, ihlalli geçiş yapılıp yapılmadığının tespiti ve dolayısı ile alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından İstanbul 11. İcra Dairesinin ...
Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 18.193,10-TL asıl alacak, 1.198,62-TL işlemiş faiz, 215,75-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 19.607,47-TL üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; ilk derece Mahkemesince faiz ve KDV alacak kalemlerine ilişkin bilirkişi tarafından yapılan eksik hesaplamanın hükme esas alınması ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda faiz ve KDV'ye ilişkin alacak kalemlerinin eksik olarak hesaplandığını, bilirkişi raporundaki hesaplamanın aksine takip öncesi faizin 2.860,51 TL, KDV'nin ise 514,90 TL olarak hesaplanması gerektiğini,
Mahkemece faiz ve KDV alacak kalemlerine ilişkin taleplerinin tamamının kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu alacağın belirlenebilir olduğu için likit olduğunu, bu nedenle Mahkemece icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı vekilinin dosya kapsamında davanın esasına ilişkin herhangi bir savunması/beyanı bulunmadığını, ayrıca davalı tarafça hiç bir duruşmaya katılım sağlanmadığını,
bu nedenle Mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kısmen kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne ve davalı aleyhine asgari % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, geçiş ihlalinden kaynaklı geçiş ücreti ve gecikme cezası ile işlemiş faiz ve KDV alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından davacı şirketin 18.193,10 TL geçiş ücreti ve ceza tutarı, 2.860,51 TL işlemiş faiz ve 514,90 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 21.568,51 TL'nin tahsili için için davalı aleyhinde İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalının takibe süresinde itirazı üzerine itirazın iptali ve takibin devamı için işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
13/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda;Takip formundaki her bir ihlalli geçiş talebi, dosya kapsamına sunulan CD kayıtlarındaki geçişler ile tek tek karşılaştırıldığı,18.262,60 TL. (geçiş + ceza bedeli) - 69,50 TL. (takip öncesi ödenen) - 18.193,10 TL. (geçiş + ceza bedeli asıl alacak) + 1.198,62 TL. (işlemiş faiz) + 215,75 TL. (Faiz KDV si) = 19.607,47 TL üzerinden takibin davalı ...Tic.A.Ş. adına devam edebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir.Yeniden değerleme sonucunda 2021 yılı için kesinlik sınırı 5.880,00 TL olmuştur.
HMK'nun 352. maddesinde. "Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda; incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği, kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle karar verilir.
Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." hükmü gereğince ön inceleme sonucu karar verilecek dosyalara ait şartlar belirtilmiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği de belirtilmiştir.Somut olayda, 18.193,10 TL geçiş ücreti ve ceza tutarı, 2.860,51 TL işlemiş faiz ve 514,90 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 21.568,51 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı ve 21.568,51 TL harca esas değer iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama neticesinde Mahkemece 18.193,10-TL asıl alacak, 1.198,62 TL işlemiş faiz, 215,75 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 19.607,47 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup fazlaya ilişkin talep ise kabul edilmemiştir. Buna göre reddedilen miktar olan 1.961,04 TL, karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL'nin altında olduğundan karar davacı yönünden kesin niteliktedir. Bu nedenle davacının reddedilen kısım yönünden istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Diğer taraftan davacı vekili icra inkar tazminatı yönünden de hükmü istinaf etmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2021/(17)4-859 E- 2022/62 K sayılı 27.01.2022 tarihli kararında;"... İİK’nın 67/2 ile 67/5. maddeleri uyarıca icra inkâr tazminatının alt sınırı yüzde yirmi olarak gösterilmiş ancak üst sınır konulmadığı ve tazminat oranının hâkimin takdirine bırakıldığı anlaşıldığından, takip talebinde belirtilen ve itirazın iptali davasına konu edilen asıl alacak istinaf kesinlik sınırının üzerinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir..." denilmiştir.
İtirazın iptali davalarında İİK'nun 67/2 maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması gerekir.
Bu nedenlerle takibe konu geçiş ücretinden kaynaklı alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan Mahkemece kabul edilen kısım yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi de yerinde olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin reddedilen kısım yönünden istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun icra inkar tazminatı istemi yönünden kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2022/1034, K. 2026/472, 2 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama