KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1316 Esas
- Karar no
- 2024/1398
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Ara karar tarihi
- 08/07/2024
- Numarası
- 2024/458 Esas
- Davanın konusu
- İhtiyati Tedbir
Karar Metni
1.317 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete ait mali, ticari vb. birçok bilgilerin, 1 no.lu davalıya ait fiziksel donanımlar üzerinden bulutistan veri merkezinde barındırıldığını, başka bir ifadeyle müvekkili şirketin bilgilerinin, 1 no.lu karşı tarafa ait fiziksel donanımlar üzerinden, 2 no.lu davalı tarafından kiralanan sanal sunucuda barındırıldığını, 2 no.lu davalının, müvekkili şirketin hiçbir izni ve onayı olmamasına rağmen davacıya ait tüm mali, ticari vb. bilgileri kiraladığı sunucuda tuttuğunu ve müvekkilinin tüm yazılı ve sözlü ihtarlarına rağmen müvekkiline devretmediğini,
bu bilgilerin/verilerin tüm tasarruf yetkisini haksız ve hukuka aykırı bir biçimde elinde tuttuğunu, müvekkiline ait bilgiler/veriler yönünden davacı müvekkili şirketin kesintisiz erişim sağlaması ve 2 no.lu davalının, müvekkili şirkete ait bilgilere/verilere erişiminin engellenmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı ...
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde davacının ihtiyati tedbir talebine ilişkin özetle; davacı şirketin dilediği zaman verilerini başka sunucuya taşıyabiliceğini ve bu şekilde koruyabileceğini, dosyaya ibraz edilen raporun da taraflarınca kabul edilmediğini, bu sunucuda davacıya ait verilerin olduğunun somut delillerle ispatlanması gerektiğini, lisans sahibinin davalı olduğu davacının da kabulünde olduğundan dolayı davacının bu yönde bir talep hakkının bulunmadığını, müvekkili şirketin davacının verilerine erişme gibi bir amacı ve niyetinin hiçbir zaman olmadığını, bu nedenlerle ihtiyati tedbir kararı verilmemesi gerektiğini, kaldı ki,
Mahkemece bu tedbir talebi reddedilmiş olup karar yerinde olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının istinafına dair verilen dilekçeye de ayrıca cevaplarını sunacaklarını belirterek ihtiyati tedbir talebinin reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; talep edenin alacağının varlığını ispata yarayacak ihtarnameler, faturalar, dekontlar, ödeme belgeleri vs bir kısım deliller sunulmuş ise de; ihtiyati tedbir talebine ilişkin yeterli delil sunmadığı ve yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde, HMK nın 389 vd. maddesinde düzenlenen yasal şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirket ile davalılar arasında herhangi bir sözleşmenin imzalanmadığı, buna rağmen müvekkiline ait bilgilerin 2 no.lu davalı tarafından kiralanan sanal sunucuda ve bu sanal sunucunun da 1 no.lu davalıya ait veri merkezinde barındırıldığını, buna ilişkin müvekkilinin herhangi bir onayının, bilgisinin bulunmadığını, aksine müvekkilinden gelen taleplerin, müvekkille hiçbir ilişkisi bulunmayan ... haricinde yerine getirilmemesi gerektiği şeklinde yazışmaların bulunduğunu, yani müvekkile ait bilgiler üzerinde müvekkilin herhangi bir tasarrufunun ya da kontrolünün bulunmadığını,
bu hususun delil tespiti raporu ile açıkça tespit edildiğini, müvekkili şirketin davalılara ihtarname gönderdiğini, arabuluculuğa başvurduğunu, buna rağmen davalıların haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkilinin kendisine ait bilgilere erişimini engellediğini, ticari bir şirket olan müvekkilinin, ticari verilerine, mali verilerine ve müşteri verilerine ulaşamamasının ticari faaliyetini zorlaştırdığını, her an durma noktasına getirdiğini, 2 no.lu davalının talimatıyla müvekkiline ait bilgilerin kiralanan sunucudan her an silinmesinin söz konusu olduğunu,
bunun ise müvekkili açısından telafisi mümkün olmayan zararlara neden olabilecek nitelikte olduğunu, bu nedenle de ilk derece Mahkemesinden ivedilikle; müvekkile ait bilgiler/veriler yönünden davacı müvekkil şirketin kesintisiz erişim sağlaması ve 2 no.lu davalının, müvekkili şirkete ait bilgilere/verilere erişiminin engellenmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep edildiğini,
ancak ilk derece Mahkemesi dosya kapsamındaki bilirkişi raporu başta olmak üzere sundukları sözleşme ve ihtarnameleri göz ardı ederek haksız ve hukuka aykırı bir şekilde ihtiyati tedbir talebini reddettiğini belirterek ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, sözleşmenin iptali ve davacıya ait olduğu iddia edilen bilgilerin verilerin tasarruf hakkının davacıya devrine ilişkin açılan davada ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; ara karar ihtiyati tedbir isteyen/davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun onuncu kısım birinci bölümünde geçici hukuki korumalar üst başlığı ile 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Kanunun 389/1 maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." ve yine Kanunun 390/3 maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükümlerini içermektedir.
Anılan hükümlerde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ve talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi şartıyla uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartlarında biri, ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır.(m. 389/1). Kanun, burada "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir.
Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir.
Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes Muhammet.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) (Yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24/04/2012 gün ve 2011/15388 esas,2012/6651 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi). Somut davada, davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait olup da 1 no.lu davalıya ait ... Veri Merkezi’nde barındırılan ve fakat erişimi 2 no.lu davalıda olan bilgiler/veriler yönünden.
2 no.lu davalının tasarruf hakkının sona erdirilmesine ve 1 no.lu davalı ile yaptığı sözleşmesinin iptali ve müvekkili davacıya ait bilgilerin/verilerin tasarruf hakkının müvekkili davacıya devri istemiyle iş bu davayı açmış ve müvekkiline ait bilgiler/veriler yönünden davacı müvekkil şirketin kesintisiz erişim sağlaması ve 2 no.lu davalının, müvekkil şirkete ait bilgilere/verilere erişiminin engellenmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesine eklediği deliller, bilirkişi raporu ve iddialar ile davalı ... A.Ş. Cevap dilekçesi içeriğindeki beyanları dikkate alındığında, talep edilen tedbir için bu aşamada yaklaşık ispat koşulununun gerçekleştiği, ayrıca tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi imkansız zararların doğma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere. 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABÜLÜNE, 2-İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/458 Esas, 08/07/2024 tarihli ara kararının HMK'nun 353/1b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen KABULÜ ile bir Bilişim Uzmanı Bilgisayar Mühendisi Bilirkişi nezaretinde, davacının, davalı ... A.
Ş. nin sunucularında yer alan tüm bilgi ve verilere tedbiren kesintisiz erişim sağlanmasına tedbiren izin verilmesine, (davalı ... A.Ş.'ye ait bilgi ve veriler hariç olmak üzere) Davalı ...
A.Ş'nin davacı şirketin bilgilerini ulaşmasının TEDBİREN DURDURULMASINA, 4-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 392. maddesi gereğince, tedbir talep edenin haksız çıktığı takdirde karşı tarafın veya üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacağı zararlara karşılık takdiren 100.000,00 TL nakit veya süresiz ve kesin banka teminat mektubunun ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından ibrazı halinde ihtiyati tedbir kararının UYGULANMASINA, 5- HMK 393/2. fıkra gereğince, ihtiyati tedbir kararının ilk derece Mahkemesi yazı işleri müdürlüğü tarafından uygulanmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1316, K. 2024/1398, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama