KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- Dosya no
- 2024/242 Esas
- Karar no
- 2024/288
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Ara karar tarihi
- 05/01/2024
- Numarası
- 2023/980 Esas
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
844 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında stüdyo kullanım hizmeti sunulmasına ilişkin hizmet ilişkisi bulunduğunu ve davalı tarafın müvekkiline ait olduğu iddia edilen stüdyoyu kullanması nedeni ile stüdyo kullanım hizmet bedeline ilişkin faturaların kesildiğini, faturaların bir kısmının ödendiğini ancak ödenmediği iddia edilen 656.035,00 TL cari ekstrede olan alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalı tarafın itiraz etmesi sonucunda takibin durduğunu, davalı tarafın faturalara itirazda bulunmadığını, icra takibi başladıktan sonra davalı tarafın kısmi ödeme yaptığını, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun sabit olduğunu, davalının üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, müvekkili alacağının tahsilinin ileride imkansız hale gelmesi ihtimalinin olduğunu, bu nedenlerle öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirket yetkilisinden kiraladığı iş yerinde çalışmalarını sürdürebilmek amacıyla çokça masraf yaptığını, seslendirme kabinleri kurduğunu ve çalışmaya devam ettiğini, davacının müvekkiline borcunun bulunduğunu, davacı şirketin alt kiralama yetkisinin bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi 05.01.2024 tarihli ara kararı ile; talep eden tarafın fatura alacağına dayandığı, yaklaşık ispat sağlandığı yönünde yeterli kanaat oluşmadığı ve ihtiyati haciz talep edilen hususlar ve alacak iddiası tutarının ve borcun muaccel olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği, İİK'nun 257.maddesindeki yasal şartlar oluşmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin cevabi ihtarnamesinde alt kira ilişkisini kabul ettiğine ilişkin beyanı (eş anlatımla stüdyo kullanımının bulunduğuna ilişkin beyanı), sunmuş oldukları fatura, güncel cari hesap ekstresi, vergi dairesi tarafından gönderilen BA formları, davalı şirketin kısmi ödeme yapması gibi hususlar neticesinde müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunun sabit olduğu ve yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğini, davalının üzerine düşen ödemeye ilişkin edimleri yerine getirmediğini,
davalının icra takibine yönelik yapmış olduğu itirazın tek amacının icra takibini durdurmak ve itirazın iptali neticesinde müvekkilinin alacağının tahsilini imkansız hale getirmek olduğunu, işbu sebepler ile müvekkilinin alacağının tahsilinin ileride imkansız hale gelmesi ihtimali de dikkate alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalı ve borçlu şirket ile ilgili olarak öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının sözleşmeden kaynaklı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhinde giriştiği takibe karşı davalı itirazının iptali istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, mahkemece talebin reddine karar verilmiş, davacı vekili ret ara kararını istinaf etmiştir. İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir.
İİK'nun 258/1 fıkrasına göre de, alacaklının, alacağı ve icabında haciz talepleri hakkında, mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamakta, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.HD. 23.01.2014 t.
2023/18723-2014/1804) Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamına sunulan sözleşme, faturalar, güncel cari hesap ekstresi, vergi dairesi tarafından gönderilen BA formları göz önüne alındığında, yasanın 258. maddesi kapsamında mahkemeye kanaat getirecek delillerin ibraz edildiği, yaklaşık ispatın gerçekleştiği ve bu aşamada İİK'nun 257/1.
Maddedeki ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu kabul edilerek ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin reddi ve red gerekçesi yerinde görülmemiştir. Bu sebeple davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında talebin kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere. 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABÜLÜNE, 2- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/980 Esas, 05/01/2024 tarihli ara kararının HMK'nun 353/1b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a-Davacının ihtiyati haciz talebinin İcra ve Kanunun 257/1. fıkrasına uygun görüldüğünden KABULÜNE, b-İcra ve Kanunun 259. maddesi uyarınca,
İhtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere dava değeri olan 224.602,67 TL alacağın %15 oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda borçlu davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının borç tutarı (224.602,67 TL) ile sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanunun 257. maddesi gereğince ihtiyaten haczine, c-İhtiyati haciz kararının teminatın ibrazından sonra İcra ve İflas Kanunun 261. maddesi gereğince yetkili İcra dairesince infazına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/242, K. 2024/288, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama