KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Dosya no
- 2025/1084 Esas
- Karar no
- 2025/1304
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/11/2024
- Numarası
- 2023/821 Esas, 2024/1057 Karar
- Davanın konusu
- TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Karar Metni
1.046 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Ev Aletleri İmalat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Beylikdüzü OSB Mahallesi, 7. Cadde Mermerciler Sanayi Sitesi, Bina ...
Beylikdüzü/İstanbul adresindeki iş yerinin müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, riziko adresinde 01-02/12/2021 tarihlerinde meydana gelen hırsızlık olayı sebebiyle 13/12/2021 ve 14/12/2021 tarihli ekspertiz raporu ile tespit edilen 85.493,00 TL maddi zararın 29/12/2021 tarihinde müvekkilince sigortalısına ödendiğini, sigortalı ile davalı ... ... Ltd.
Şti. arasında 01/01/2016 tarihli güvenlik hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalı güvenlik şirketinin hizmet verdiği sırada üçüncü kişilere vereceği zararlar için davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, kamera kayıtları ile sabit olduğu üzere hırsızların iş yerindeki güvenlik zafiyetinden yararlanmak suretiyle iki gün üst üste hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğini,
sigortalısına yaptığı ödeme neticesinde müvekkilinin davalılara rücu hakkının doğduğunu belirterek müvekkili tarafından ödenen 85.493,00 TL'nin ödeme tarihi olan 29/12/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak olan ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının sigortalısı ... Ev Aletleri İmalat San. ve Tic. A.Ş.'nin Beylikdüzü OSB Mah. 7. Cad. Mermerciler Sanayi Sitesi ...
Beylikdüzü/İstanbul adresinde bulunan fabrikasının güvenlik işini üstlenen müvekkilinin, sorumlu olduğu saha içinde sözleşme ile üstlendiği bütün güvenlik tedbirlerini almış olduğunu, davaya konu hırsızlık olayında müvekkiline ve istihdam ettiği güvenlik görevlilerine izafe edilebilecek herhangi bir ihmal ve kusur olmadığını, hırsızlığın olduğu yerin fabrikanın ana binası içinde olmadığını, davacının sigortalısının hiçbir güvenlik tedbiri almadan yol kenarında olan ve kapısı çok kolay açılabilen çok basit bir yapı içine değerli malzemelerini koyması sebebiyle asıl kusurlu olanın kendisi olduğunu,
kabul anlamına gelmemek üzere davacının sigortalısının kusurunun tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, ayrıca ancak yasal faiz talep edilebileceği gibi müvekkili temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ... ... Ltd.
Şti.'nin ... mali sorumluluk sigorta poliçesi ile müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, poliçenin, sigortalı ... şirketinin istihdam ettiği güvenlik görevlilerinin, görevlerini yerine getirdikleri esnada 3. şahıslara vereceği zararları karşılamak üzere düzenlendiğini, güvenlik görevlisinin, görevini yerine getirdiği esnada verilen bir zarar olmadığından dava konusu olayın teminat kapsamında olmadığını, bu sebeple müvekkilinin poliçeden kaynaklı bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; davalı güvenlik şirketinin dava konusu olayda tam kusurlu olduğu, bu sebeple davacının, davalıdan tazminat talebinde bulunabileceği, davacı tarafından sigortalısına ödenen bedel yönünden başlatılan icra takibinde 85.493,00 TL asıl alacak, 11.108,82 TL işlemiş faiz yönünden davalı ... ... Ltd.
Şti.'nin itirazının iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, tarafların tacir olması sebebiyle talep edilen avans faizine yönelik itirazın da iptaline, talebin yargılamayı gerektirmesi sebebiyle davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiş olup davalı sigorta şirketi yönünden ise, poliçe genel şartları uyarınca, güvenlik hizmetinin eksiklik ve yetersizliğinden kaynaklanması sebebiyle dava konusu olayın teminat dışı kaldığından bahisle davalı ...
Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı ve davalı ... ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalılar arasında mevcut bulunan ... mali sorumluluk sigorta poliçesi incelendiğinde davalılardan ...
Sigorta A.Ş.'nin dava konusu hırsızlık olayından sorumlu olduğunu, huzurdaki dava alacak davası olmasına rağmen Mahkemece sehven itirazın iptaline yönelik hüküm kurulduğunu, maddi hatadan kaynaklı bu durum karşısında tarafların herhangi bir hak kaybına uğramasını engellemek adına ilamın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ayrıca ileri sürülmeyen icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi sebebiyle de kararın hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın her iki davalı bakımından da tümden kabulü gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; dava, alacak davası olarak açılmasına rağmen mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde itirazın iptaline yönelik hüküm tesis edildiğini, dava konusu hırsızlık olayında müvekkiline %100 kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, asıl kusurlu olanın davacının sigortalısı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, sigorta poliçesi uyarınca ödenen hasar tazminatının faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacı vekili 09/12/2024 tarihli dilekçesi ile.
Mahkemece itirazın iptaline dair hüküm kurulmuş ise de, davanın alacak davası olduğunu belirterek alacak hükmü kurulması amacıyla hükmün tashihine, bu talepleri kabul görmez ise hükmün tavzihine, ayrıca icra inkar tazminatına yönelik bir talepleri bulunmadığından buna yönelik hüküm fıkrasının hükümden çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiş olup Mahkemenin 18/12/2024 tarihli kararı ile hükmün tashih yada tavzih yoluyla düzeltilmesi mümkün olmadığından bahisle davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.6100 sayılı HMK'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26/1 maddesi "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır;
ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmünü içermektedir.Somut olayda, davacı vekili, müvekkilinin sigorta poliçesi uyarınca sigortalısına ödediği hasar tazminatının davalılardan faizi ile birlikte rücuen tahsilini talep ederek işbu davayı açmıştır.
Ancak Mahkemece ise, HMK'nun 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde dava itirazın iptali olarak değerlendirilmiş olup neticede buna göre hüküm tesis edilmiştir. Bu nedenle Mahkemece tesis edilen karar usul ve yasaya aykırı olmuştur. Zira yasanın tabiri ile, talep sonucundan başka bir şeye karar verilmiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından davacı ve davalı ... ... Ltd.
Şti.'nin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/1084, K. 2025/1304, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama