KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Dosya no
- 2025/1451 Esas
- Karar no
- 2025/1471
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Ara karar tarihi
- 23/09/2025
- Numarası
- 2025/826 Esas
- Davanın konusu
- İHTİYATİ HACİZ
Karar Metni
1.395 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yerli sermayeli bir oyun geliştirme şirketi olduğunu, ... isimli oyunda müvekkiline mobil ödeme sistemi altyapısı sağlanması için davalı ile ...
Servisi Alt Yapısı Sağlama Sözleşmesi imzalandığını, davalının ürün/hizmet/servislerin GSM ağları/operatörleri üzerinden cep telefonlarından kısa mesaj gönderilmek suretiyle satın alınabilmesinin sağlanması, bu sebeple ürün/hizmet/servis bedellerinin faturalı veya faturasız hat aboneleri için mevcut bakiyeleri üzerinden tahsiline imkan veren ödeme servislerine ilişkin müvekkiline teknik alt yapı hizmeti sağladığını, davalı tarafından gelir paylaşım rapor özetlerinin mail üzerinden iletildiğini, müvekkilinin hak edişi/net müşteri ödemelerinin listeler ile sabit olduğunu,
iş bu hizmet karşılığında ödenen tutardan davalı şirketin kesinti yaparak net tutarı müvekkiline ödenmesi gerektiğini, ancak davalının müvekkiline iş bu ödemeleri aylardır göndermediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının itirazın iptali ile takibin devamına, davalı şirketin mali durumunun riskli olduğunu, davalı şirketin devir durumu ve mali sıkıntıları nedeniyle mallarını kaçırma ve gizleme ihtimali ile şirketin tasfiye sürecine girebileceği gözetilerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmediğini, tek taraflı alacak iddiasında bulunduğunu, davacının ileri sürdüğü alacağın, sözleşme hükümleri gereği hak edişe dönüşmediğini, bu nedenle ortada muayyen ve likit bir alacağın bulunmadığını, icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul merkez mahkemelerinin ve icra müdürlüklerinin yetkili olduğunun düzenlendiğini,
bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını davacının herhangi bir somut mal kaçırma eylemi veya borçlunun aczine dair delil göstermeksizin ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, müvekkilinin aktif olarak faaliyet gösterdiğini ve mali durumunun sağlam olduğunu, davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme uyarınca, davacının sunduğu hizmetlerin karşılığında yapılacak ödemelerin GSM operatörlerinden müvekkiline aktarılacak tutarlar üzerinden hesaplandığını, ancak GSM operatörlerinden tahsilatların belirli dönemlerde gecikmeli olarak müvekkiline ulaştığını dolayısıyla ödeme zincirinde zaman farkı oluştuğunu,
bu durumun sözleşmede açıkça düzenlendiğini, müvekkilinin herhangi bir temerrüdünün olmadığını, davacının dayandığı raporlaran müvekkili tarafından onaylanmış nihai mutabakat raporları olmadığını, davacının dayandığı rakamların kesinleşmiş alacak niteliğinde olmadığını, davacının sözleşmede öngörülen veri raporlama yükümlülüğünü süresinde yerine getirmediğini, bu nedenle taraflar arasında alacak miktarı konusunda ihtilaf doğduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 23/09/2025 tarihli ara kararında. Somut olayda, ihtiyati haciz isteminin taraflar arasındaki 10.02.2012 tarihli ...
Servisi Alt Yapısı Sağlama Sözleşmesi'ne dayandığı, taraflar arasındaki anılan sözleşmenin halihazırda devam ettiğini, İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü'nün dosyasında alacak kalemlerinin mobil ödeme alacağı olduğunun belirtildiği ancak hangi ay ya da aylara ilişkin olduğunun belirtilmediği, Mahkememizde açılan davada dava dilekçesinde davalı şirketin ödemeleri aylardır göndermediği belirtilmekle birlikte hangi aylara ilişkin ödemelerin gönderilmediğinin belirtilmediği,
davalı tarafça ise İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü'nün dosyasında borcun tamamına itiraz edildiği anlaşılmış, her ne kadar gelir paylaşımı rapor özetlerine ilişkin ödeme listeleri davacı tarafça dosyaya sunulmuş olsa da talep edilen alacağın varlığının, taraflar arasındaki sözleşmeye göre ödeme koşullarının oluşup oluşmadığının, vadesinin gelip gelmediğinin ve tutarının yargılamayı gerektirdiğini, ayrıca dosyaya sunulan deliller olan e-mailler ile gelir paylaşım rapor özetlerinin davacı şirketten çıkmış olması ve davacı şirkete ait olması,
dosyada davalı şirkete atfı kabil herhangi bir delil bulunmaması dikkate alınarak yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı, davanın bulunduğu aşama ve dosyadaki delil durumuna göre ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde davalı şirketin devir durumunun ve mali sıkıntılarının olduğu belirtilmişse de İİK 257 kapsamında davalı şirketin taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını kaçırdığına ve gizlediğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Ara Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; ara kararda davaya konu alacak kalemlerinin hangi aya ilişkin olduğunun belirtilmediğinden bahsedildiğini, ancak davalının müvekkiline dönemsel olarak raporlama yaptığını, mail üzerinden rapor numarasını ve ödenecek tutarı belirttiğini ve akabinde de ödemeyi yaptığını, davaya konu alacak kalemlerinde önce davalı şirketin müvekkiline rapor numarası, tarih ve gelir paylaşımı rapor özetini maillen ilettiğini ve iş bu raporlar doğrultusunda ödemelerini müvekkiline yaptığına ilişkin dekontları dilekçe ekinde sunduklarını,
ara kararda rapor özetlerinin davacı şirketten çıktığı ve davalı şirkete ait delil olmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanmadığının belirtildiği, ancak rapor özetlerinin müvekkilinden çıkmadığını, bizzat davalı tarafından dönemsel olarak raporlanarak müvekkiline mail üzerinden iletildiğini, dosyaya sunulan tüm gelir paylaşım rapor özetleri ve maillerin bizzat davalıya ait olduğunu, davalının borcun varlığını mail üzerinden ikrar ederek müvekkiline ödenmesi gereken tutarları bizzat bildirdiğini, davalının iş bu raporlarda belirtilen ödemelerin yapıldığına yönelik somut bir delil ibraz etmediğini, İİK 257.
Madde uyarınca ihtiyati haczin koşullarının somut olayda sağlandığını belirterek ilk derece Mahkemesinin 23.09.2025 tarihli ara kararının kaldırılarak davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde.
Dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında mobil ödeme bedeli alacağı bulunduğu iddiasıyla bu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, ... servisi alt yapısı sağlama sözleşmesine istinaden mobil ödeme alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalının itirazı üzerine işbu davayı açmıştır.Derdest dava kapsamında ihtiyati haciz talep edilmiş olup Mahkemece şartları bulunmadığından bahisle ihtiyati haciz talebi reddedilmiştir.
Davacı ise kararı, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönünden istinaf etmiştir.İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İhtiyati haciz İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir.
İİK'nun 258. maddesinin 2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında ihtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." denilmektedir. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir.
İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir.
Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.Somut olayda, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı, ... servisi alt yapısı sağlama sözleşmesine istinaden mobil ödeme alacağının tahsili amacıyla işbu davayı açmış olup davalı ise, davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, gelir paylaşım raporlarının müvekkili tarafından onaylanmış nihai mutabakat raporları olmadığını, davacının dayandığı rakamların kesinleşmediğini, taraflar arasında alacak miktarı konusunda ihtilaf bulunduğundan alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Tarafların sözleşmeye konu edimlerini yerini getirip getirmediği ve alacak miktarının tespiti hususunda dosyaya ibraz edilen mevcut delil ve belgelerin, İİK'nun 258/1.maddesinde düzenlenen alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli belgeler olarak kabulü mümkün görülmemiştir.
Bununla birlikte ihtiyati haciz talep eden vekili, davalı şirketin devir durumunun ve mali sıkıntıları nedeniyle mallarını kaçırma, gizleme ihtimali olduğunu ve şirketin tasfiye sürecine girebileceğini ileri sürmüş ise de, bu iddiasına ilişkin delil sunulmadığından İİK'nun 257. maddesinde öngörülen diğer koşulların da oluşmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin kanaat ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen ara kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/1451, K. 2025/1471, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama