KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/1453 E., 2025/1305 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
- Esas no
- 2025/1453
- Karar no
- 2025/1305
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/03/2025
- Numarası
- 2018/162 Esas 2025/112 Karar
- Dava
- Ortaklıktan Çıkarma
- Dava tarihi
- 06/10/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/11/2025
Karar Metni
1.317 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki asıl davada çıkma, çıkma payı alacağı, kar payı alacağı, pay borcu ödeme çağrısının iptali, birleşen davada ortaklıktan çıkarma istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı asıl davada davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin % 20 payına sahip ortağı olduğunu, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı şirketin dava dışı ... Ltd.
Şti ile Franchise sözleşmesi imzalamış olduğunu, müvekkilinin bu sözleşmenin kurulmasında aracılık etmiş olduğunu, Franchise sözleşmesi imzalanmasından sonra diğer ortakların müvekkilini şirketten dışlamaya başladıklarını, davalı şirketin adresine fiziki olarak fiilen sokulmamakta olduğunu, davalı şirketin kötü yönetildiğini, bu nedenle dava dışı ... Ltd.
Şti. ile imzalanmış sözleşmenin feshedilmiş olduğunu, müvekkilinin ortak olma sebebinin de ortadan kalkmış olduğunu, müvekkilinin şirketteki payını üçüncü kişilere devrine diğer ortakların muvafakat vermemiş olduğunu, diğer ortakların devralmasına ilişkin olarak sözlü anlaşmalarına rağmen bu güne dek pay devri işinin sürüncemede bırakılmış olduğunu, müvekkili tarafından 17.01.2018 tarihinde bir ihtarname keşide ederek,
şirkete ait muhasebe evraklarının kendisine verilmesini, daha önce varılan anlaşma gereği payının 100.000,00 TL bedelle diğer ortaklar tarafından devralınmasını, şirkete girişinin fiilen engellenmesi uygulamasından vazgeçilmesini aksi takdirde ortaklıktan çıkma için yasal yollara başvuracağını ihtar etmiş olduğu,
davalı tarafından 09.02.2018 tarihinde cevap niteliğinde müvekkili adına keşide edilen ihtarname ile davalı tarafından müvekkilinin sermaye borcunu ödemeye çağrılmış olduğunu, aksi halde ıskatın veya icra takibinin söz konusu olacağının ihtar edilmiş olduğunu, kötü niyetli olarak şirketin kuruluş tarihinden itibaren 24 ay geçmiş olmasını ve sermaye borçlarının muaccel hale gelmesini beklemiş olduklarını, şirketin kuruluştan itibaren müvekkilinin hak ettiği kâr paylarının tespiti ve tahsili, çıkma sonucunda esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkmasına,
ödenmeyen kâr paylarının, ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, ortaklıktan çıkma sonucunda hak edeceği ayrılma akçesinin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafından gönderilen pay borcu ödeme çağrısının eşit işlem ilkesi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının organik bağ içerisinde bulunduğu ... Firması arasında 23/12/2015 tarihinde 7 yıl süreli Franchising sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin ... ... adıyla markanın Ankara ilindeki ilk ve tek yüzü olarak faaliyet göstermeye başladığını, sözleşmenin imzalanmasından bu yana ...
Markası sözleşmeye aykırı davrandığını ve vaat edilen hususları yerine getirmediğini, Karşıyaka 5. Noterliğinin 27/11/2017 tarih ve 34570 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin ...
Markasınca feshedildiğini, davalı ortağın adı geçen markanın ortağı olan ... isimli şahsın kız kardeşi olduğunu, fesih sonrası davalı ortağın franchise sözleşmesini haksız olarak fesheden firma ile olan bağı sebebiyle muvazaalı davranışlar sergilediğini ve müvekkili firmayı zarara sokmaya yönelik eylemlerde bulunduğunu, müvekkili şirket işleri ile ilgilenmediğini, müvekkili şirketin hemen yanında bulunan markanın merkez şubesinde akrabalık bağı hasebiyle hizmet verdiğini, davalının şirket sözleşmesine göre ana sermayenin %20'sine denk gelen 80.000,00 TL sermaye koyma borcunu üstlenip tescilden önce %25'lik dilimi ödediğini,
kalan %75'lik dilimi 2 yıl dolmasına rağmen ödemediğini, davalının kötü niyetli rekabet kurallarına ve ortaklık sözleşmesine aykırı davranışları nedeniyle müvekkilinin davalıyı ortaklıktan çıkarması icap ederken, davalının Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/162 Esas sayılı dosyasında ortaklıktan çıkma, ödenmeyen kar paylarının ve ayrılma akçesinin tahsili istemli dava açtığını belirterek davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ortağının, müvekkili şirket ile ... markası arasında 23.12.2015 tarihinde kurulan franchise sözleşmesinde adı geçen ... markasının ortağı olan ... isimli şahsın kız kardeşi olduğunu, davacının şirket merkezine girişinin engellenmesinin mümkün olmadığını, istediği zaman gidip gelebildiğini, müvekkili şirketin hemen yanında faaliyet gösteren ... adresinde bulunan ... ... adlı işyerine, marka sahipleriyle akrabalık bağı nedeniyle hizmet vermiş olduğunu,
önceleri sadece erkeklere hizmet veren bu işyerinin hanımlara da hizmet vermeye başladığını ve davacının orada hizmet vermeye devam etmiş olduğunu, davacının şirket ana sermayesinin % 20'sine denk gelen 80.000,00 TL sermaye koyma borcunun %25'lik dilimini ödemiş olduğunu, kalan sermaye borcunu ödememiş olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı şirketin işleyişi hakkında bilgi verilmediğini, genel kurulun yapılmadığını, şirketten dışlandığını, şirkete alınmadığını ileri sürmüş ise de.
TTK 614 maddesi gereğince şirket hakkında bilgi almak için mahkemeden karar alınabileceği, yine TTK 638 Maddesi gereği genel kurulun yapılması için mahkeme izni ile genel kurul toplantıya çağrılabileceği, davacının bu yöntemlere denediğine ilişkin dosyada delil olmadığı gibi, yine şirkete davalı şirket tarafından sokulmadığına dışlandığına ilişkin delil de dosyada bulunmadığından belirtilen hususlar şirket ortaklığından çıkarma sebepleri olarak sayılmamış ise de; dosya kapsamındaki taraf beyanlarından davacının davalı şirkete ... markası adı altında hizmet vermek için ortak olduğu, sonrasında davalı şirket ile dava dışı ......
Şirketi arasındaki franchise sözleşmesinin ......
Şirketi tarafından feshedildiği, franchise sözleşmesinin feshine yönelik İzmir 5 Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan davanın olduğu, davacının şirket ortak olmasını istemesindeki amacın sona erdiği, ortaklar arasında anlaşmazlıklar olduğu, davalının iradesinin de davacının ortaklıktan çıkarılmasına yönelik olduğu da gözetildiğinde, davacının davalı şirketten çıkma yönündeki talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının ortaklıktan çıkması nedeni ile hak edeceği ayrılma akçesinin hesap edilmesi için alınan bilirkişi raporuna göre 130.014,59 TL olduğunun tespit edildiği,
davacı kar payı talep etmiş ise de, alınan raporlarda davalı şirketin önceki yıllarda kar payı elde etmediği tespit edilmekle kar payı alacağının yerinde olmadığı, birleşen dava dosyası bakımından ise, davacı şirket davalı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiş ise de, TTK'nun 621/1-h maddesi gereği bir ortağın haklı sebeplerle şirketten çıkarılması talebiyle mahkemeye başvurulması için nitelikli çoğunluk tarafından karar alınmasının dava şartı olduğu,
birleşen dava için davacı şirkete alınmış bir karar varsa sunması için süre verilmiş ise de, davacı tarafından bu yönde alınmış bir genel kurul kararının dosyaya sunulmadığı, birleşen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davacı ...'in TTK'nun 638/2 maddesi gereği davalı şirketteki ortaklığından çıkmasına, 130.014,59 TL ayrılma akçesinin davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının kar payına yönelik talebinin reddine, birleşen davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl davada davacı vekili 22/05/2025 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ilk derece mahkemesinin asıl davaya ilişkin kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Asıl dava, haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkma, çıkma payı alacağı, kar payı alacağının tahsili, pay borcu ödeme çağrısının iptali, birleşen dava, haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkarma istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı vekili Av. ... istinaf başvuru dilekçesinden ve dosya Dairemize geldikten sonra Dairemize sunduğu 05/11/2025 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusundan feragat ettiğini bildirmiştir.
Asıl davada davacı vekilinin dosya içerisinde yer alan Ankara 2. Noterliğinin 23/02/2018 tarih ve 05000 yevmiye numaralı vekaletnamesinde kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nun 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra asıl davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla asıl davada davacı vekilinin istinaf isteminin feragat sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/1453, K. 2025/1305, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama