KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2025/529 Esas
- Karar no
- 2025/650
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 26/02/2025
- Numarası
- 2025/127 Esas
- Davanın konusu
- İHTİYATİ HACİZ
Karar Metni
1.514 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu’nun işletmesinin müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, davalıya ait; ... - ... plakalı araçlar ile 22.10.2022- 05.06.2024 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçiş yapıldığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de, işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediğini,
geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine davalı-borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... e. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya 02.01.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davalının 09.01.2025 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalı-borçlunun itirazlarının zaman kazanma amacı ile haksız ve kötüniyetle yapıldığını belirterek müvekkili alacağının tahsilini teminen İstanbul ...
İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına sunulmak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini talep emiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli Mahkemede açılmadığını, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi, yetkiyi Mahkemenin Söğüt Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin ödemesiz geçiş yaptığına dair herhangi bir bildirimin yapılmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilinin temerrüde düşürülmediği için işlemiş faiz talebinin reddedilmesi gerektiğini, sebepsiz zenginleşme niteliğindeki KDV alacağına ilişkin somut delil sunulmadığını, avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 26/02/2025 tarihli ara kararı ile; davacı vekilince ihtiyati haciz talep edilmiş ise de dosyanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat koşulları oluşmadığı, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Ara Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalı borçlu adına kayıtlı olan araçlar ile müvekkilinin işletme sahibi olduğu yollar ve köprülerin ücreti ödemeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, davalının, müvekkilinin alacağını ödemekten kaçabileceği ve huzurdaki dava neticesinde alınacak ilamı etkisiz hale getirmek için mal varlığı değerlerini elden çıkarma yoluna gidebileceği endişesini yarattığını, bahse konu davada müvekkilinin alacağının rehinle temin edilmediğini, davalının hiçbir açıklama göstermeksizin likit borcunun ödemekten kaçınması müvekkilinin alacağına kavuşmasını zorlaştıracağını ve hatta imkânsız hale geleceğini gösterdiğini,
dosyaya CD içerisinde detaylı bir şekilde her şeyin yer aldığı ''Meydana gelen ihlalli geçişlere ilişkin ihlalli geçiş listesi ve kamera kayıtlarından alınan görüntüleri ile Provizyon sorgularını içeren tablo'' sunulduğunu, bu kayıtlar incelendiğinde yaklaşık ispat kuralının sağlanmış olduğunu, dosyada mevcut davalının icra takibine yaptığı itiraz evrakında araçların kendisine ait olmadığı yönünde bir iddiası olmadığı,
bu konuda davalı ile müvekkilinin arasında ihtilaf olmadığını, ayrıca mahkemenin dosya arasına da araçların aktif-pasif sahiplik bilgilerini aldığını belirterek Yerel Mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E Sayılı dosyasına sunulmak üzere, davalıya ait tüm malvarlığından takibe konu 74.663,52 TL tutarında alacak için borca yetecek kısmının öncelikli olarak teminatsız şekilde, aksi kanaatte olunması halinde teminat mukabilince ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde. Talep, mevcut dava içerisinde, İİK'nun 265. maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili ihtiyati haciz talep etmiş, Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine dair istinafa konu edilen ara kararın verildiği anlaşılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E Sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhinde 49.240,00 TL asıl alacak (geçiş ücreti/para cezası) 21.186,21 TL işlemiş faiz, 4.237,31 TL olmak üzere, toplam 74.663,52 TL üzerinden icra takibine girişildiği, davalının borca, yetkiye ve ferilerine itiraz ettiği, Davacı vekili, harca esas dava değerini 74.663,52 TL göstererek iş bu itirazın iptali davasını açtığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza,
genel hükümlere göre tahsil edilir.... ” hükmü düzenlenmişken 25.05.2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16.05.2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir.
01/07/2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7417 Sayılı Kanunun 53. maddesinde 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanuna atıfta bulunarak Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasına ve beşinci fıkrasındaki ve 6001 sayılı Kanuna eklenen geçici madde 6 uyarınca bakiye yetersizliği nedeniyle yapılan geçiş ihlallerinde eskiden olduğu gibi yeni sistemde de geçişi takip eden ilk 15 gün içerisinde geçiş ücretinin cezasız olarak ödenebildiği,
15 gün içinde ödeme yapılmaz ise geçişi takip eden 45 gün içerisinde ödeme yapılması halinde geçiş ücretine 1 kat ceza ekleneceği, 45 gün içerisinde yine ödeme yapılmaz ise geçiş ücretine 4 kat ceza ekleneceği, yine yapılan değişiklik ile "Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir.
Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir." hükmü getirilmiştir. Geçici 6. maddede de açıkça "bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla ödenmemiş olan para cezaları ve idari para cezaları hakkında Kanunun 30 uncu maddesinin birinci ve beşinci fıkralarının bu maddeyi ihdas eden Kanunla değişik hükümleri uygulanır." hükmü getirilmiştir.
Somut olayda, iddia edilen ihlalli geçiş tarihleri 2022 ve 2024 yılları olup, takip tarihi 23/12/2024, dava tarihi 20/02/2025 ve 6001 Sayılı Kanun m. 30 ve geçici madde 6 hükümlerinin yürürlük tarihleri 05/07/2022 tarihidir.
2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartlarına 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." düzenlemesi yer almaktadır. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir.
İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaate vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir.
Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir. İhtiyati hacizde teminat İİK 259. maddede düzenlenmiştir.
Maddede, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun veya üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve HMK 96’cı maddesinde yazılı teminatı vermeye mecbur olduğu, ancak, alacağın bir ilama müstenid ise teminatın aranmayacağı, ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkemenin teminata lüzum olup olmadığını takdir edeceğine yer verilmiştir.
Açıklanan yasal düzenlemeler ve genel ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafından ihlalli geçişlere ilişkin listenin sunulduğu, buna göre İİK'nun 258. maddesinde yer verilen, kanaat getiren delillerin gösterildiğinin kabulü ile teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haciz talebinin reddi kararı yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davacının talebi doğrultusunda ihtiyati haciz kararı verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere: 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/127 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 26/02/2025 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA, 3-a)Davacının İhtiyati haciz talebinin, İcra ve Kanunun 257/1. fıkrasına uygun görüldüğünden KABULÜNE, b)İcra ve İflas Kanununun 259. maddesi uyarınca,
ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın %15‘i oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının 74.663,52- TL (harca esas dava değeri) ile sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanunun 257. maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE, c)İhtiyati haciz kararının, teminatın ibrazından sonra İcra ve İflas Kanununun 261. maddesi gereğince İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2024/34747 E Sayılı dosyası üzerinden infazına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/529, K. 2025/650, 2 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama