KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/529 E., 2025/437 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
- Esas no
- 2025/529
- Karar no
- 2025/437
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/02/2025 (Ara Karar
- Numarası
- 2025/126 Esas
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Talep tarihi
- 18/02/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 05/05/2025
Karar Metni
797 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketi %99 hisse ile kurduğunu, daha sonra %60 hissesini dava dışı ...'a devrettiğini, devrin sebebinin müvekkilinin şirket işleyişinde aktif olamayacağını öngörmesi ve şirketin zarara girmemesi adına tamamen şirketin geleceğini ve menfaatlerini gözeterek sorumlu bir kurucu ortak olarak davranmak yükümlülüğünü gözetmesi olduğunu, müvekkilinin halen davalı şirkette %39 pay sahibi bulunduğunu, hisse devrettiği kişinin şirket müdürü olduğunu, şirket müdürüne tanınan yetkilerin kötüye kullanıldığını, sorumluluklarını yerine getirmediğini,
şirket müdürünce aylardır hiçbir şekilde kar payı ödemesi yapılmadığını, şiddet eylemleriyle genel kurul toplanmasını imkansız hale getirdiğini, şirket hesapları ve şirketin mali durumu hakkında bilgi vermemek, şirketin faaliyet konusu olan klinikte sigortasız hekim çalıştırmak, klinik çalışanına mobing uygulayarak işten ayrılmasına sebebiyet vermek şeklindeki eylemleriyle şirket müdürü olmasından doğan yetkilerini açıkça kötüye kullandığını, müvekkiline şiddet uyguladığını, tehdit ve hakaret ettiğini belirterek haklı nedenle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine,
aksi kanaat halinde müvekkilinin payı oranında yapılacak değer tespiti ile bu miktarın müvekkiline ödenerek müvekkilinin payının davalı şirket ortağına devredilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca davalı şirket müdürünün müdürlük yetkisinin dava süresince tedbiren askıya alınmasına veya kaldırılmasına ve davalı şirkete özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, haklılık durumu bu aşamada değerlendirilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek davalı şirket tarafından müvekkiline kar payı ödemesi yapılmadığını, müvekkilinin ortağı olduğu şirkete giremediğini, şahsi faturalandırılmış eşyalarını dahi alamadığını, müvekkilinin ortaklık hakkı olan bilgi edinme hakkının engellendiğini, müvekkilinin ortağı bulunduğu şirketin faaliyet konusu klinikte çalışma izni olmayan yabancı uyruklu bir şahsa hasta muayene ettirildiğini, bu eylemin faaliyet konusu itibariyle halk sağlığını yakından ilgilendiren şirketin halk sağlığına yönelik bir tehdit oluşturmasına sebep olduğunu,
dava süresince davalı şirket müdürü tarafından anılan eylemlere devam edildiğini, ileride büyük zararlara sebebiyet verebileceğinden ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hayati önem taşıdığını, ihtiyati tedbir kararı koşullarının oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep, HMK'nun 389 vd. gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
HMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Davacı tarafından diğer şirket ortağına gönderilen ihtarname sureti ile Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri dosyaya ibraz edilmiştir.
Somut olayda, haklı nedenle limited şirketin feshi, olmadığı takdirde haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkma, çıkma payı alacağı istemiyle açılan eldeki davada ilk derece mahkemesince dosya kapsamı gözetilerek bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/529, K. 2025/437, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama