KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/915 Esas
- Karar no
- 2025/973
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 24/04/2025
- Numarası
- 2025/273 Esas
- Talep
- İHTİYATİ HACİZ
Karar Metni
1.165 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolunun (Otoyol) işletmesinin müvekkili tarafından yürütüldüğünü, davalıya ait dava dilekçesinde plakası bildirilen araçların 27.09.2021 - 04.09.2024 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçiş yaptığını, alacağın tahsili amacıyla ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek davalının takibe itirazının iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine ve tüm mal varlığı üzerinden borca yetecek kadar olan kısmının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; müvekkili firmanın ticari unvanından da anlaşılacağı üzere şehirler arası yolcu taşıyan bir seyahat firması olduğunu, müvekkilinin her aracında HGS sistemi bulunduğunu, bu kartların otomatik ödeme talimatı ile müvekkilinin hesabının bulunduğu ...Bankasına bağlı olduğunu, söz konusu araçlar her geçiş yaptığında ücretin banka-kredi hesabından otomatik olarak çekildiğini, geçiş anında hesapta para bulunmasa bile bir sonraki süreçte sisteme talimat olarak geçtiği ve banka hesabından kanuni süre içinde otomatik olarak çekildiğini,
bu durumda müvekkilinin hesabında otoyol geçişine ilişkin para bulunmaması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını, müvekkilinin ihlalli geçişler yapmadığını, bu iddianın kabul edilemeyeceğini, sistemin hesaptan para çekmemesinin müvekkilinin kusuru olmadığını, müvekkilinin hesaplarında ödeme bulunduğundan paranın çekilmemesi durumu oluşmuş ise buradaki kusurun davacıdan kaynaklandığını, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin sadece geçiş ücretlerine ilişkin cezasız ana paradan sorumlu olabileceğini, aynı plakalı araçların birden fazla kez geçmesine rağmen müvekkilinin uyarılmadığını,
davacının üzerine düşen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi 24/04/2025 tarihli ara kararı ile; davacı tarafından ihlalli geçiş görüntülerinin dosyaya sunulmadığı, dosya kapsamında sunulan delillerin bu aşamada tek başına borç ikrarını içerir bir belge olmayacağı kabul edildiğinden, yasa hükmü gereği yargılamanın başında yaklaşık ispat kuralları yönünden de henüz deliller toplanmadan talep edilen ihtiyati haczin şartları oluşmadığı gibi talebin yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından bu haliyle alacağın varlığı ve muaccel hale geldiğinin belirsiz olduğu, bu kapsamda ihtiyati haciz kararı verilebilmesine ilişkin İİK'nın 257. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın yargılamayı gerektirmesi şeklinde kanunda açıkça bir koşul öngörülmediğini, delil olarak sunulan belgelerin davalının ücret ödemeksizin ihlalli geçişleri yaptığını ve para alacağını ispatladığını, dava dilekçesine ekli olarak sunulan, araç plakalarına ilişkin geçiş listesi, ihlali geçişlerin yapıldığı tarih aralıkları ve ihlali geçişe ilişkin araç ile plaka görüntülerini içeren CD örneğinin dosyaya ibraz edildiğini,
ilgili belgeler incelendiğinde müvekkili şirketin işletiminde olan özel otoyolun davalı tarafından kullanıldığının tespit edileceğini, bu suretle müvekkili tarafından delil olarak sunulan belgelerin para borcunun varlığını da ispatlayacağını, müvekkilinin bildirim zorunluluğu olmaması nedeniyle ihlali geçiş ücretinin on beş gün sonunda ödenmemesi nedeniyle borcun muaccel olacağını belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını istinaf ederek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücreti ile takip öncesi işlemiş faiz ve KDV alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Derdest dava kapsamında ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafından buna yönelik ara karar istinaf edilerek ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir.Davacının,
davalı hakkında ... sayılı dosyası ile 104.392,50 TL asıl alacak (Geçiş ücreti/para cezası) 23.987,64 TL işlemiş faiz ve 4.791,16 TL KDV olmak üzere toplam 133.171,30 TL üzerinden takip başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından 133.171,30 TL harca esas değer üzerinden iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz şartlarına 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." düzenlemesi yer almaktadır.
Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir.
İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır.Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir.
Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.İhtiyati hacizde teminat İİK 258. maddede düzenlenmiştir. Söz konusu madde "İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.
Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder." hükmünü içermektedir.Açıklanan yasal düzenlemeler ve genel ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafından ihlalli geçişlere ilişkin listenin sunulduğu,
buna göre geçiş ücreti ve para cezası talebi yönünden İİK'nun 258. maddesinde yer verilen kanaat getiren delillerin gösterilmiş olduğunun kabulü ile teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haciz talebinin reddi kararı yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/273 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 24/04/2025 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA,2-a)Davacının ihtiyati haciz talebinin KISMEN KABULÜNE,b)İcra ve İflas Kanununun 258. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın %15'i oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda davalının menkul,
gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının 104.392,50 TL ile sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanununun 257. maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, c)İhtiyati haciz kararının, teminatın ilk derece mahkemesine ibrazından sonra İcra ve İflas Kanununun 261. maddesi gereğince ... sayılı dosyası üzerinden infazına ve kararın infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/915, K. 2025/973, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama