İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi E.2022/604 K.2024/1665

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin…

Esas2022/604Karar2024/1665Tarih11 Eylül 2024Okuma12 dk · 2.488 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
11 Eylül 2024
Dosya no
2022/604
Karar no
2024/1665
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/11/2021
Numarası
2021/76 Esas, 2021/869 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.488 kelime·12 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili; davacının davalılardan ... A.Ş.'den araç satın aldığını, aracın arızalanması üzerine yetkili servis ...

A.Ş. servisine tamir için götürdüğünde aracın arızasının garanti kapsamında olmasına ve üretim hatasından kaynaklanmasına rağmen, aksi yöndeki beyan ile giderilmediğini, bedeli karşılığı arızanın giderileceğinin belirtildiğini, bunun üzerine davacı tarafından İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/31 D.İş dosyasıyla aracın arızası ve arızanın kaynağı ile giderilmesi için gereken süre ve bedelin tespit ettirildiğini, tespit sonucu alınan bilirkişi raporuna göre araçtaki arızanın üretim hatasından kaynaklandığını,

tespit üzerine aracın yetkili servise bedelinin davacı tarafından ödenerek tamir ettirildiğini ve aracın arızasının giderildiğini, aracın tamir süresince davacının iş yapamaz duruma düştüğünü ve aracın kiralandığını, bunun için ayrıca kira bedeli ödendiğini, zararın katlandığını, davacı tarafından alacağın tahsili için davalı borçlular aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...

A.Ş. vekili; davacı tarafından İstanbul 15.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/31 D.İş sayılı dosyası üzerinden keşif günü kendilerine bildirilmeden delil tespiti yaptırıldığını, usulüne uygun olmayan şekilde tanzim edilen bilirkişi raporunun dayanak gösterildiğini, gıyaplarında yapılan tespite itirazları bulunduğunu ve davacının yaptırdığı usulüne uygun olmayan delil tespitinin davaya dayanak kabul edilmeyeceğini, davacı tarafından araç tamir ücretinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, somut olayda söz konusu arızanın 44.000 km'ye kadar görülmemiş olması ve daha sonra ortaya çıkmasının,

bu hususun zaman içinde sürekli aşırı yükleme yapılarak aracın kullanılmasından kaynaklı olduğu konusundaki haklılıklarını açıkça gösterdiğini, olayda aracın motor kulağının zarar görmesinin ağırlığının fazla gelmesi ile ilgili olup, bilirkişi raporunda bu konuya açıklama getirilmediğini, mezkur aracın 1,5yıl boyunca 44.000 km'ye kadar kullanılmış olup, bu süre içerisinde şanzıman ile ilgili herhangi bir sorun oluşmadığını, davacının araç kiralama bedelini talep etmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...

San. A.Ş. vekili; davalının adresinin Maltepe/İstanbul olup, yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesini, ayrıca davalı firmanın üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı firmanın davasının söz konusu olan olayda, üretici konumunda olmadığının açık olduğunu, davalı firmanın ticari iştigal alanının araçların satımı-kiralanması,

ikinci el araçların satımı-kiralanması ve satış sonrası hizmetlerden oluştuğunu, söz konusu olayda mezkur aracın mekanik aksamından olan vites kutusunun bozulmasından mütevellit davacının katlanmış olduğu tamir ücreti ve araç kirasının kendisine ödenmesinden kaynaklandığını, aracın satın alındığı tarihten itibaren davacının davalı firma servisine geldiği zamana kadar garanti süresinin geçmediğinin açık olduğunu, ancak dikkat edilmesi gereken hususun garanti şartlarının söz konusu olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerekliliği olduğunu,

aracın servise intikal etmeden önceki yük kapasitesine dikkat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "..1-Davacının davasının KISMEN KABUL/KISMEN REDDİ ile, davalılar tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 4.150,00 TL tamir gideri, 2.360,00 TL araç gideri ve 1.080,00 TL tespit gideri olmak üzere toplam 7.590,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takibe takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, işlemiş faiz ve kalan kısımlar ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik taleplerin reddine,.." karar verilmiş, bu karara karşı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İstanbul ... icra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine süresi içerisinde itiraz ettiklerini, davacı tarafça takibe yapılan itirazın iptali için eldeki davanın açıldığını, itirazın iptali davasında ihtilafa konu araçta meydana gelen arızanın üretimden kaynaklı olduğu iddia edilerek itirazın iptali ile araç tamir ücreti, araç kiralama ücreti ve delil tespit harç ve masraflarının ödenmesinin talep edildiğini, yerel mahkemece verilen davanın kısmen kabul kararına karşı istinaf talebinde bulunduklarını,

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nin 2018/1859 Esas ve 2020/2016 Karar sayılı dosyası ile yapılan inceleme neticesinde kararın kaldırılmasına karar verildiğini, bu karar ile öncelikle mahkemenin görevinin belirlenmesi hususuna değinildiğini, ayrıca aracın ayıplı olup olmadığı ile ilgili yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiğini, bu kez mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın yeniden kısmen kabulüne karar verildiğini, bu kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu,

mahkemece alınan 19.10.2021 tarihli bilirkişi raporunun önceki istinaf karar ilamında belirtilen eksiklikleri giderecek nitelikte olmadığını, bu bilirkişi raporunda özetle davaya konu araçta meydana gelen arızanın sürücünün kusuruyla ortaya çıkmadığı,

aracın istiap haddinin aşılmadığı ve aracın yükünün arızanın meydana gelmesinde etkili olmadığı yönünde görüş ve kanaatler bildirildiğini, söz konusu raporun eksik incelemeye dayalı olması ve teknik değerlendirmelerin hatalı olması sebebiyle itiraz ettiklerini, mahkemece itirazlarının değerlendirilmediğini ve denetime elverişsiz rapora dayalı olarak karar verildiğini,

yetkili servis nezdinde alanında uzman ve yetkin nitelikteki teknik ekip tarafından yapılan incelemeler neticesinde dava konusu araçta azami yük ağırlığının geçilerek kullanılması nedeniyle üç adet motor kulağına zarar verildiği ve debriyaj baskı balatanın değişmesi gerektiğinin tespit edildiğini, davaya konu araçta herhangi bir ayıp bulunmadığını, araç arızasının kullanıma bağlı olarak ortaya çıktığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davaya konu aracın davacı tarafından 44.000 km civarında kullanılmış olması sebebiyle ve araca sürekli yükleme yapıldığı kriterinin dikkate alınması gerektiğini,

kullanıcı tarafından ani kalkışlar yapılması, aracın agresif kullanılması ve araca haddinden fazla aşırı yükleme yapılması neticesinde debriyaj sisteminin ve motor takozlarının zarar görmesi beklenen bir sonuç olup bilirkişi raporundaki aşırı yükleme ile bu parçaların zarar görmesi arasında herhangi bir etkenin bulunmadığına ilişkin teknik bakımdan hatalı görüşlerin kabulünün mümkün olmadığını, dosya muhtevasında yer alan bilirkişi raporlarının kendi içerisinde çelişkili olduğunu, dolayısıyla bilirkişi raporlarına göre ayıbın kullanımdan kaynaklanmış olduğunu, üretimden kaynaklı herhangi bir hatanın söz konusu olmadığını,

mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San Ve A.Ş. (... San. A.Ş.) vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Bölge Adliye Mahkemesi kararında özetle; yapılacak inceleme ile satış sözleşmesine konu aracın yalnızca ayıplı olduğu takdirde davalıların sorumlu tutulabileceğini, ayıplı olduğuna kanaat getirilmesi halinde ise; ayıbın niteliği, ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı,

aracın tamiri için geçen sürenin uygunluğunun tespitine yönelik alanında uzman bilirkişi heyetince hazırlanmış ve denetime haiz bir raporun alınması gerektiği ve sonuç olarak 6102 sayılı Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince davacının tacir sıfatına sahip olup olmadığının tespiti ile hüküm kurulması gerektiğinin belirtildiğini, bu bakımdan Yerel Mahkeme tarafından verilen karar söz konusu hususların yeteri oranda değerlendirilmediği sebebiyle usul ve yasaya aykırılık barındırdığından kaldırılması gerektiğini, 19/10/2021 tanzim tarihli rapora göre araçta gizli ayıp olduğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 279/4. maddesi gereğince bilirkişilerin raporlarında hukuki değerlendirme yapamayacaklarını, dolayısıyla söz konusu raporun yerel mahkeme tarafından hükme esas alınmasının imkan dahilinde olmadığını, davacının 30/08/2014 tarihinde satın aldığı araca ilişkin olarak 1,5 yıl aradan sonra ayıp ihbarında bulunarak hayatın olağan akışına aykırı hareket ettiğini, dosya kapsamındaki raporlar tümüyle ele alınacak olursa müvekkili şirketin üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kaldı ki;

davalı müvekkili firmanın söz konusu olayda üretici konumunda olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının görevsizliğe yönelik açıklamaları dikkate alınmaksızın davacının tacir olup olmadığı hususunda yeteri oranda değerlendirme yapılmaması usul ve yasaya aykırı oluğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacının davalılardan ...

A.Ş.'den satın aldığı diğer davalı yetkili servisten servis hizmeti aldığı aracının arızasının üretim kaynaklı olduğu iddiası ile davalı yetkili servis şirketine ödemiş olduğu bedelin her iki davalıdan müteselsilen tahsili hakkında başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklısının ..., borçlularının ... A.Ş., ... San.

A.Ş. oldukları, borç miktarının 7.590,00 TL asıl alacak, 190,16 TL faizi olmak üzere toplam 7.780,16 TL olduğu, borçluların icra takibine itiraz etmeleri üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

6098 sayılı TBK'nın 223.maddesine göre; ''Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz.

Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' 6098 sayılı TBK’nun 227. maddesinde satılanın ayıplarından kaynaklı alıcının seçimlik hakları düzenlenmiş olup, 227/1-3.fıkrası gereğince ''aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarımını isteme hakkı da bulunmaktadır.'' Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, 12/03/2018 tarihli ve 2016/776 Esas, 2018/319 Karar sayılı ilam ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu kararın istinaf edilmesi üzerine,

Dairemizin 30/12/2020 tarihli, 2018/1859 esas ve 2020/2016 karar sayılı ilamı ile, "... dava konusu olayda yapılacak inceleme ile şayet satış sözleşmesine konu araç ayıplı ise davacının davalı şirketten satın aldığı ve dava konusu aracın yetkili servisi konumunda olan ve aracın kullanım hatasından kaynaklı hasarının olduğunu beyan ederek davacıdan onarım bedeli tahsil eden diğer davalıya yapılan ödeme bakımından her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu açıktır.

Ancak Yüksek Yargıtay 13. ve 19. Hukuk Dairelerinin araç satışından kaynaklı ayıp iddiası ile açılan davalardaki emsal kararlarında da zikredildiği üzere dava konusu uyuşmazlıkta aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise niteliği, makul sürede davalıya ayıp ihbarının usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı ve yine aracın tamiri için geçen sürenin makul olup olmadığı,

makul ise davacı tarafından ödenen araç kiralama bedelinin onarım süresindeki ikame araçların kiralanması bakımından kadri marufunda olup olmadığının tespiti için tercihen otomotiv konusunda uzman akademik kariyere haiz 3 kişilik makine yüksek mühendislerinden oluşacak heyetten rapor alınıp,

sonucuna göre davacının talepleri ve davalıların itirazları değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken mahkemece tek kişilik makine mühendisi bilirkişiden belirtilen hususları da açıkça kapsayacak şekilde alınmamış olan ve bu şekilde karar vermeye ve denetime haiz olmadığı anlaşılan rapora dayanılarak hüküm kurulmuş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu ve bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak alınan eksikliklerin giderilerek belirtilen nitelikteki bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekse de.

Öncelikle 6102 Sayılı Kanunun 4.ve 5.maddeleri gereğince davacının tacir olup olmadığının mahkemece tespiti ile şayet davacı tacir ise yukarıda izah eden eksik hususların giderilerek yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmesi, şayet davacı tacir değil ise de müsnet davada genel görevli Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılmıştır..." gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada davacının tacir olup olmadığı araştırılmış, Milas Vergi Dairesine Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davacı hakkında YBS kayıtlarının tetkikinde ödevlinin Tezgahlar ve Pazar Yerleri Vasıtasıyla Yenilebilir Katı ve Sıvı Yağ (tereyağı hariç) Perakende Ticareti (seyyar satıcılar hariç)faaliyeti ile iştigal ettiği Bilanço esasına göre defter tutuğu 2020 yılı VUK 177 madde yazılı Bilanço esasına göre defter tutma hadlerinin altında kaldığı (VUK Mad.

177 Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı ... Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2021'dan itibaren 300.000 -TL veya satışları tutarı ...

Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2021'dan itibaren 420.000 -TL lirayı aşanlar ) halde mükellef tercihen Bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş olup, dosya muhteviyatından davacının faaliyetinin ticari olduğu ve aracın ticari faaliyetinde kullandığı belirlenmekle, davacının tacir olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.

Dosya Dairemiz kaldırma kararı uyarınca otomotiv konusunda uzman akademik kariyere haiz 3 Makina Mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 19/10/2021 tarihli raporda; dosyada bulunan tutanaklara göre davacı ...'ın onarım süresinde araçtan toplam 22 koli yağ ve sabun aldığı,

davacının 05.12.2016 tarihli yazısında bu kolilerin ağırlığının ancak 150 + 180 = 330 kg tuttuğu, davalı taraf her ne kadar davacının onarım süreci içinde araçtan toplam 22 koli kadar yük (sıvı yağ ve sabun) aldığı ve yükün, 3.500 kg olan istiap haddinin 400-500 kg kadar aşılmış olduğu iddiasında ise de, sadece koli sayısından hareketle istiap haddinin aşılmış olduğunu söylemenin doğru olmayacağı, çünkü taşınan yağın markasına göre üreticilerin faklı ambalaj metotları kullandığı,

bu bakımdan hem bir kolideki teneke sayısının hem de bu tenekelerin hacimlerinin değişik olabileceği, bu nedenle koli ağılıklarının 50 kg ile 400 kg arasında değişebileceği, davalı tarafın iddiasına göre bu durumda koli ağırlığı 177 kg/koli olması gerektiği, diğer taraftan koli ağırlıklarının mevcut ambalajlama usulleri ile kolayca taşınmayacak ve yüklenmeyecek miktarda olması, böyle bir kolinin 40-50 kgı geçmesinin beklenemeyeceği, kaldı ki davalı tarafın dosyaya bu iddiasını destekleyecek hiçbir veri sunmadığı,

bu bakımdan, koli ağırlıkları da davalı tarafından tespit edilmemiş olduğu için, yük miktarı açısından kantar fişine itibar etmenin uygun bulunduğu, dosyada mevcut dokümanlara göre 15.05.2016 tarihli ... Ticaret faturasına göre 06.02.2016 -26.02.2016 tarihleri arasında, KDV dahil 2.360 TL kiralama bedeli ödendiği, ...

Hurda ve Nakliyat firmasının 04.02.2016 tarihli kantar fişine göre aracın 1. tartı (toplam) ağırlığının 3.440 kg, net ağırlığının ise 1.440 kg olduğu, davacı tarafın ayrıca, arızanın bir seferlik yüklemeden değil uzun süreli olarak aşırı yüklenmesinden kaynaklandığı iddiasını destekleyecek bir teknik veri veya bilimsel rapor (gerek debriyaj sistemindeki arıza gerekse vites dişlisinin ne şekilde -yorulma, zorlanma vb.- kırılmış olduğuna dair) da sunmadığı,

araçlar tasarlanırken belli bir yükleme değeri dikkate alındığını ve istiap haddinin buna göre sınırlandırıldığını, ancak bu sınırın gene de en az ± % 30-40 kadar toleransa sahip olduğunu, mevcut verilerle görüşlerinin, arızanın dava konusu aracın aşırı yüklü olması nedeniyle meydana gelmediği, dosyada aracın toplam yükünün 3.500 kg'ın üstünde olduğuna dair veri (koli sayımı ve tartım sonucu vb.) ve sürücü ...'ın aracı uygun olmayan bir şekilde kullandığına dair veri olmadığı,

arızasının aracın vites kutusu ve debriyaj sisteminde normal zamanından önce ortaya çıkan bir arıza olduğu dolayısıyla garanti kapsamında giderilmesi gerektiği yönünde olduğu, arızanın sürücü ...'ın kusuru nedeniyle ortaya çıkmadığı, aracın istiap haddinin aşılmadığı, aracın yükünün arızanın meydana gelmesinde etkili olmadığı belirtilmiştir.

İddia, savunma, dosya kapsamı ve istinaf nedenlerine göre yapılan yargılama neticesinde; araçtaki arızanın aracın vites kutusu ve debriyaj sisteminde normal zamanından önce ortaya çıkan bir arıza olduğu, üretimden kaynaklanmış olduğu, davacının TBK m. 227 de belirtilen seçimlik haklardan onarım masraflarını davalılardan talep hakkının bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin kaldırma kararı ve yapılan yargılama neticesinde alınan bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda, tüm dosya kapsamında toplanan delillere göre, davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK m.353/1-b-1 uyarınca oybirliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere. 1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3.Alınması gereken 518,47 TL harçtan peşin olarak yatırılan 189,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 329,17 TL'nin davalı ...

Sanayi Anonim Şirketi'nden tahsili ile Hazineye irad kaydına, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 4.Alınması gereken 518,47 TL harçtan peşin olarak yatırılan 129,62 TL'nin mahsubu ile bakiye 388,85 TL'nin davalı ...

SONUÇ / HÜKÜM

Anonim Şirketi'nden tahsili ile Hazineye irad kaydına, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 5.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 11/09/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, E. 2022/604, K. 2024/1665, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  4. Hükü M
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/604
Karar No
2024/1665
Tarih
11 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/605 K.2024/463
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/605 K.2024/784
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/605 K.2024/625
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/607 K.2024/687
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/607 K.2024/678
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/609 K.2024/758

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.