KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Dosya no
- 2023/2754
- Karar no
- 2025/2171
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/01/2022
- Numarası
- 2019/669 Esas, 2022/32 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Başkanı... tarafından incelendikten sonra, yapılan müzakerede dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Ataköy 5.kısım Şubesi ile dava dışı kredi lehtarı ... arasında Genel Kredi Sözleşmesinin akdedildiğini, işbu sözleşmeyi davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğunu, davalıya ticari kredi kullandırıldığını, işbu kredi borcunun ödenmemesi üzerine iadeli taahhütlü posta marifetiyle 25.11.2009 tarihli ve 25.12.2009 tarihli olmak üzere 2 adet ihtarname ile hesabın kesilip kat edildiğini, borcun verilen süre içinde ödenmemesi üzerine bu kez İstanbul 9. İcra Md. ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi açıldığını, davalı/kefilin asıl borca,
işlemiş faize ve faiz oranına itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek 43.870,16 TL alacak üzerinden itirazın iptaline takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın takip talebinde istediği alacağın dayanağı delilleri sunmak zorunda olduğunu, davacı bankanın sunduğu delillerin müvekkili ile bir alakasının bulunmadığını, davacının belge asıllarını sunması gerektiğini belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; "...1-Davanın KISMEN KABULÜ ile İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 32.512,03-TL asıl alacak, 1.282,67-TL işlemiş faiz, 64,00-TL BSMV olmak üzere toplam 33.858,70-TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptali ile takibin, asıl alacak 32.512,03-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %16 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmak sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya dair istemin reddine
2- Alacağın % 20'si oranındaki 6.771,74-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya Dairemiz inceleme sırasında iken, davacı vekili tarafından verilen 03/12/2025 tarihli feragat dilekçesi ile herhangi bir alacak talebi olmaksızın davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Vekaletnamenin incelenmesinde avukatın davadan feragat yetkisinin mevcut olduğu görülmüştür.
Davalı vekili ise 10/06/2025 tarihli dilekçesiyle; istinaf başvurusundan feragat ettiklerini, davacının davadan feragati nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Vekaletnamenin incelenmesinde avukatın kanun yollarından feragat yetkisinin mevcut olduğu görülmüştür.
Bu itibarla; HMK m. 24'de düzenlenen tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava konusu hakkında, dava açıldıktan sonra da tasarruf yetkisinin devam edeceğine ilişkin tasarruf ilkesi ile feragatin düzenlendiği HMK m. 307 ve devamı hükümleri uyarınca yargılamanın her aşamasında davadan feragat mümkün olduğundan, istinaf incelemesi yönünden henüz bir karar verilmeden önce davacının davadan feragati nedeniyle usul ekonomisi de dikkate alınarak, esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın, HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının istinaf talebinin usulen kabulü ile HMK m. 307 ve devamı gereği feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine oy birliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, E. 2023/2754, K. 2025/2171, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama