KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2019
- Esas no
- 2018/12
- Karar no
- 2019/574
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/05/2017
- Numarası
- 2016/512 E - 2017/505 K
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
1.123 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;belirtilen tesisat ve abonelikler nedeniyle davalıdan elektrik enerjisi satın aldığını, davalının düzenlemiş olduğu faturalar ile kayıp kaçak, iletim, dağıtım, PSH, sayaç okuma vb. ile %2 TRT payı ve %18 KDV adı altında haksız bedeller tahsil ettiğini bildirmek suretiyle 111.210,91 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faiziyle ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı OSB vekili cevap dilekçesinde.
EPDK tarafından yayınlanan tarife tablosuna göre elektrik aldıklarını, alınan tarife grubunda kayıp kaçak ve fonlarla ilgili herhangi bir bedel bulunmadığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını, EPDK kararlarının uygulandığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece; davanın yargılaması sırasında 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı yasa ile 6446 sayılı yasaya getirilen yeni düzenlemeler gerekçe gösterilerek,
"Davanın reddine" ayrıca davacı yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalıya vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.Mahkemenin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinaf dilekçesinde özetle;
dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın kanunların geriye yürümezliğine ve Anayasaya aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesinde açılan iptal davası sorucunun beklenmesi gerektiğini, öncelikle davanın kabulü ile ,yeni kanun nedeniyle davanın konusuz kaldığı da gözetilerek bu durumda karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekirken davanın reddine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, ayrıca davanın konusuz kalması halinde davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haklı olduğunun tespit edilmesi ve o taraf lehine yargılama gideri ile ücreti vekalete hükmedilmesi gerektiğini,
davacının dava tarihinde davayı açmakta haklı olduğunu bu sebeple davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmediğini beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca davacı tarafça ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
yargılama sırasında 17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Kanunu'nun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile.
"Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek,Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış,
bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Kanundaki yetkileri genişletilerek, yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.Yine, geçici 20. maddeyle, anılan düzenleme devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütülmüştür.
Anılan yasanın bazı maddelerinin Anayasaya aykırılığı iddiası ile Anayasa Mahkemesine yapılan iptal başvurularının bekletici mesele yapılmamasına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde , dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın yürürlük tarihi gözetildiğinde çok sayıda mahkemenin Anayasaya aykırılık başvurularının, istinafa konu kararın karar tarihi itibariyle yasal karara bağlama süresinin geçtiği ve henüz sonuçlanmadığı, bazı mahkemelerinin başvurularının da usulden reddedildiği anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, işin kendisine noksansız olarak gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar( Anayasa m. 152,III. An. Mah. m. 28,IV c,2). Aksi halde, Anayasa Mahkemesine başvurmuş ve onun kararını beklemekte olan mahkeme, beklemeye son vererek, davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırabilir. Dolayısıyla, mahkemenin, Anayasanın m. 152,III. Any.
Mah.Kuruluş Kn m. 28,IV c,2 gereğince, Anayasa Mahkemesine başvurunun esastan incelenmesini beklemeksizin, yürürlükteki 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na, 04.06.2016 tarihli ve 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un hükümlerine göre somut olayı sonuçlandırılması ve Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruları bekletici mesele yapmaması hukuka aykırı bulunmamıştır.Kaldı ki, Anayasa mahkemesi 28/12/2017 tarihli kararı ile bu husustaki iptal başvurusunun reddine karar verdiğinden, bu istinaf sebebinin sonuca etkisi kalmamıştır.
Davacı tarafın ,bu yönlere ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerekmiştir.Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin benzer davalarda, eldeki davalara yönelik, yürürlüğe giren bu yasa nedeniyle davanın konusunun kalmadığına dair karar verilmesi gerektiği yolundaki emsal 2017/13140 E - 2017/16544 K sayılı ve 2017/13142 E - 2017/16545 K sayılı kararlarındaki gibi davanın konusunun kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği halde davanın reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunmadığından davacının buna dair istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek
"konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar vermek gerekmiştir.Davacının vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik istinaf sebeplerine gelince; somut olayda; davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 E - 2014/679 K. sayılı kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kararları gereği içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu,
bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kuşkusuzdur.
Dolayısıyla, davacı mevzuat değişikliği sonrası haksız çıkmış olsa da, dava tarihi itibariyle, uygulamanın haksız olduğu iddiası ile açmış olduğu bu davasında, davaya konu bedelleri tahsil eden davalı, davanın açılmasına sebebiyet vermiştir.
Bu itibarla, dava açıldığı tarihte, yapılan yasa değişikliği henüz ortada bulunmadığından, mahkemece, yasa değişikliği nedeniyle, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden,yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden , davacı mevzuat değişikliği sonrası haksız çıkmış olsa da, dava tarihi itibariyle, uygulamanın haksız olduğu iddiası ile açmış olduğu davasında, dava tarihinde haklılığı (Baki Kuru dördüncü cilt sayfa 3687) göz önünde tutularak,
anılan yasa maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince, davacı lehine maktu vekaleti ile yargılama gideri takdir edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.Buna göre davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın "red" kısmının "konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde düzeltilmesine ve hükme "Davacı lehine 1980-TL maktu vekalet ücreti ile yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin eklenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
09/04/2019
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/12, K. 2019/574, 9 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama