KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2019
- Esas no
- 2018/316
- Karar no
- 2019/895
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/03/2017
- Numarası
- 2016/529 E - 2017/266 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait vincin tamir işlemlerinin yapıldığını, onarım sonrasında davalının ile bakiye borcunun 8.090,00 TL olduğuna dair mutabakata varıldığını, ancak bu tutar ödenmediğinden, davalı hakkında Bursa ....İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile yapılan takipte, davalının takibe itirazı üzerine, takibin durdurulduğunu beyanla, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştirDavalı vekili cevap dilekçesinde;
davalının eksik ve ayıplı hizmet verdiğini, eksik ve hatalı işlerin başka firmaya yaptırıldığını, bu nedenle zarara uğradıklarını, davacının alacağı olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.Mahkeme, "Davanın kısmen kabulü ile Bursa ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptaline ve takibin 8.090 TL asıl alacak üzerinden iptaline ve asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermiştir.Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf dilekçesinin incelenmesi sırasında istinaf harcının eksik olduğundan bahisle, dosyanın harç eksikliğinin ikmali için mahkemesine gönderildiği, eksikliğin tamamlandığı anlaşılmıştır.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporu gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verildiğini, ayrıca kısmen kabul kararına rağmen icra inkar tazminatına da hükmedildiğini beyanla, kararın bu yönlerden kaldırılmasını istemiştir.Alınan bilirkişi raporunda,
davacının dava konusu yaptığı tamirat ve işçilik bedelleri ile davalının bu işini başkalarına yaptırıldığına ilişkin bedel faturalarının kıyaslamasının yapıldığı anlaşılmıştır.
Ancak fatura tarihinden sonra davacı ve davalı arasında 2015 yılı sonunda yapılan mutabakat metni kapsamında, davalı kaşesi bulunan metinde, davalının davacıya 8.090,00 TL borcu olduğu bildirilmiştir.Her ne kadar tarafların ticari defterlerinin incelenmediği görülmüşse de, tarafların mutabat belgesine karşı, dava konusu fatura dışında başka ilişkilerinin olduğunun ileri sürülmediği gözetildiğinde, mutabat metninin bu ilişkiye yönelik olduğu kabul edilmelidir.
Ayrıca takip öncesi temerrüt ispatlanamadığından, temerrüdün takiple başladığı, davacının işlemiş faiz alacağının olmadığı açıktır.Bu mutabakat metni çerçevesinde mahkemenin asıl alacak miktarı 8.090 TL yönünden itirazın iptaline ilişkin kararı usul ve hukuka uygun görülmüş, ancak, eser ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkta, alacak hesaplamayı gerektirdiği ve likit olmadığından,
davada icra inkar tazminatı koşulları oluşmadığı halde, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin kararın usul ve hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf talebinin kısmen kabulüne, buna göre ''Davanın kısmen kabulü ile, Bursa ...
İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, davalının itirazının iptaline ve takibin 8.090 TL asıl alacak üzerinden takipten itibaren yasal faiz işletilerek devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine'' karar verilmesi için karar HMK 353/1-b-2. madde gereği düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
24/05/2019
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/316, K. 2019/895, 24 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama