KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2021
- Esas no
- 2019/2149
- Karar no
- 2021/1329
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/09/2019
- Numarası
- 2018/515 E - 2019/556 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında Alçak gerilim Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi ve Elektrik Bağlantı Bildirimi imzalandıktan sonra davalının elektrik kullanımına başladığını,
sözleşme tarihinden sonra 2017/9 dönemine ait davalı borçlu hakkında fatura düzenlenenen faturanın ödenmemesi üzerine davalı hakkında İstanbul 29. İcra Müdürlüğü ...sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını,ancak davalının takibe haksız itiraz ettiğini beyanla itirazın iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.Davada itirazın iptali talep edilmektedir.Mahkeme,alınan kök ve ek rapor kapsamında,dosyadaki tüketim ekstresinden, 24/07/2015 tarihinde takıldığı iddia edilen 63323273 seri numaralı ... marka sayacın, değişim tarihinin yanlış yazıldığı,
doğru tarih olarak sayacın tüketim kaydetmeye başladığı 27/07/2014 tarihi ile yeni sayacın tüketim kaydettiği, eski sayacın söküldüğü 26/04/2015 tarihleri arasındaki süre olan 271 günün dikkate alınması gerektiğinin tespiti ile Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 14. Maddesine göre yapılan hesaplamalar sonucunda davacının ödenmeyen elektrik faturasından kaynaklı 6.253,39 TL asıl alacak ve bu bedel üzerinden gecikme faizi ve KDVnin alınması gerektiği,alacağın likit olduğu gerekçesiyle.
"Davanın kısmen kabulüne, İstanbul 29. İcra Müdürlüğünü Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 6.253,39 TL asıl alacak, 207,20 TL işlemiş faiz, 37,30 TL Faizin KDV'si olmak üzere 6.497,89 TL toplam alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %16,80 oranında gecikme faizi ve faizin %18 oranında KDV'si yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
asıl alacağın %20'si oranında 1.250,67 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline" karar vermiştir.Kararı davacı vekili ile davalı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekili stinaf dilekçesinde;eksik tüketimin bilirkişi raporunda hesaplandığı gibi 271 gün yerine davacı tahakkukunda hesaplandığı üzere 363 gün üzerinden hesaplanması gerektiğini,bu nedenle bilirkişi raporundaki hesaplamayı kabul etmediklerini,bilirkişi raporundaki hesaplamanın eksik olduğunu,davanın tamamının kabulü gerektiğini belirterek kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde;davacı tarafça takibe konu 11.660,30 TLlık eksik tüketim
faturasının haksız düzenlendiğini,kabul anlamına gelmemek şartıyla bu hususun bilirkişi raporunda da belirlendiğini,ayrıca bilirkişi tarafından tespit edilen asıl borç tutarı olan 6.253,39 TLyı da kabul etmediklerini,alacağın likit olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Hükme dayanak kök ve ek bilirkişi raporunda arızalı sayaç yerine takılan 63323273 seri numaralı ...N marka yeni sayacın 26.04.2015 tarihinden itibaren tüketim kaydettiğinin belirlendiği, tüketimin düşmeye başladığı 26.07.2014 tarihi ile sayacın değiştirildiği 26.04.2015 tarih arasındaki 271 günlük süre üzerinden ilgili yönetmelik gereği ek tüketimin( 16.237.17 kwh) asıl alacak 6.253.39 TL gecikme zammı 07,20 TL,
faizin KDV si 37.30 T olarak toplam 6.497.89 TL hesaplanması sebebiyle ,kök ve ek raporun ilgili yönetmelik ve mevzuat hukümlerine uygun,taraf ,mahkeme ve yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek yoktur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının ve davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/2149, K. 2021/1329, 29 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama