İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2020/1310 K.2021/3503

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2020/1310Karar2021/3503Tarih27 Aralık 2021Okuma10 dk · 1.976 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Aralık 2021
Esas no
2020/1310
Karar no
2021/3503
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/03/2020
Numarası
2015/503 E - 2020/340 K
Davanın konusu
Tapu İptali Ve Tescil
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.976 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; dava dışı inşaat firmaları ile davacı ... ( ...) firması arasında 15/12/2006 tarihinde Bakırköy ... Noterliğinde ... yevmiye sayı ile onaylanan ve İstanbul Bahçeşehir Toplu Konut Alanı XI. Bölge Arsa Karşılığı Gelir Paylaşımı Esasına göre inşaatı ve satışı işinin TOKİ ile yapılacak sözleşme esaslarına göre yapılması, satılması ve gelirinin paylaşılmasını konu alan adi ortaklık sözleşmesinin yapıldığı ve bu suretle ... San.

Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi ve Ortaklıkları ünvanlı Adi Ortaklık tesis olunduğu, bu şirketin TOKİ ile arasında Ankara ... Noterliğince 30/1/2007 tarih ... yevmiye sayı ile tasdik edilen İstanbul Başakşehir ... ... ada ...-...-... sayılı parselleri konu alan sözleşmenin yapıldığı, parsellerin önce tevhit sonra ifraz edildiği, ... ada ... ve ... nolu parsel numarasını aldığı , ... ada ... parsel taşınmazın davalı ...

İnşaat firmasınca TOKİ' den sözde satın alındığı , içeriği hakkında tam bilgiye sahip olunamayan mutabakat, sözleşme ve taahhütlerle değersiz gösterilerek düşük bedelle ve bedelini adi ortaklığa ödeterek ... inşaat firması adına satın alındığı,bu şekilde davalı tarafça vekillik görevinin kötüye kullanıldığı belirtilerek , İstanbul Başakşehir ... ... ada ... parselin davalı adına olan tapu kaydının kısmen iptali ile , davacı şirketin adi ortaklıktaki payı olan 10/100 pay itibarı ile davacı adına tesciline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

Davalılardan ... İnşaat Proje ve İşletmecilik vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin resmi bir kurum olan TOKİ ile yaptığı sözleşme ve ödediği bedel karşılığında dava konusu yerin maliki olduğunu, müvekkili ile davacı arasında akdi ilişki yahut vekalet ilişkisinin söz konusu olmadığını, davacı tarafın taleplerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıyla bir sözleşmesel ilişki de bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... cevabında; davacını iddia ve taleplerinin gerçeği yansıtmadığını, 04.05.2010 tarihli protokol kapsamında davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.

Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçesinin hukuki olmadığını,Mahkemenin kararda dava konusu ... parselin devri ile ilgili kararda davacının imzasının bulunduğunu bildirdiğini,bu hususun gerçek dışı olduğunu , bu hususta hiç bir karar bulunmadığı, var ise davacının imzası bulunmadığı,

böyle bir evrak olmadığı için mahkemenin gerekçesinde 04.05.2010 tarihli sözleşme ile muvafakat verildiğini bildirdiğini, ancak 04.05.2010 tarihli sözleşmede böyle bir muvafakat bulunmadığını, yorum yolu ile muvafakatın var edilemeyeceğini, Mahkemeye sunulan dilekçelerde açıkladıkları gibi davacının da ortak olduğu Adi Ortaklığın yöneticileri davalı ..., ... ve ... tarafından , TOKİ ile yapılan ... yev. sayılı sözleşmenin konusu olan ... ada ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazların tevhit ve ifrazı sonrasında oluşan parsellerden ... ada ... parsel sayılı taşınmazı, adi ortaklık adına almaları gerekirken, TOKİ ile yaptıkları mutabakat,

sözleşme ve taahhütlerle değersiz göstererek düşük bedelle ve bedelini adi ortaklığa ödeterek kendilerinin ve/veya sevk ve idare ettikleri aynı zamanda adi ortaklığında ortağı olan firmaların ortak olduğu ... İnşaat şirketi adına satın aldıklarını , bu suretle vekillik görevini kötüye kullandıklarını, adi ortaklığın içini boşalttıklarını, adi ortaklığın malını kendilerinin ortak oldukları paravan davalı ...

İnşaat şirketine aktardıklarını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/1-323 E., 2003/318 K. sayılı ve 30.04.2003 tarihli kararında belirtildiği gibi üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmesi gerektiğini, buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden göz önünde tutulmasının zorunlu olduğunu, Davalı şirketin ortaklık ve yönetim yapısı, dava dışı ...

Ticaret Anonim Şirketi ve Ortaklarının ve bu ortaklığın ortağı ... firmasının ortaklık ve yönetim yapısı dikkate alındığında vekâletin kötüye kullanıldığı, ... inşaat şirketinin vekâlet görevinin kötüye kullanıldığını bildiği ve hatta ...

İnşaat şirketinin paravan bir şirket olduğunun açık olduğunu, somut olayda adi ortaklığın yöneticisi olmaları sebebiyle vekil sıfatını haiz davalılar ..., ... ve ...'in aynı zamanda adi ortaklığın da ortağı olan şirketleri ortak yaparak kurdukları paravan davalı ... İnşaat şirketine, adi ortaklık aleyhine ve zararına kazandırmada bulundukları dikkate alındığında, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi gereği davalı ...

İnşaat şirketinin tüzel kişiliği yok farzedilmesi gerektiğini, vekil sıfatını haiz davalılar ..., ... ve ..., TOKİ'nin taşınmazı davalı ... inşaat şirketine devretmesi için adi ortaklık nam ve hesabına noterden çok sayıda muvafakati tanzim ettirerek TOKİ'ye verdiklerini, vekil sıfatını haiz kişilerin TOKİ'yi bile hukuka aykırı işlem yapmaya sevk ettiklerini, bu hususun , TOKİ'nin bilahare durumun farkına varıp, ... ada, ...-...-... sayılı parsellerin tevhid ve ifrazı sonrasında oluşan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı davalı ... inşaata satmayıp, adi ortaklığın ortaklarına satmasından belli olduğunu,

mahkemenin 04.05.2010 tarihli sözleşmeye dayalı kabullerinin de hatalı olduğunu, bu sözleşmenin dava konusu ihtilafla hiç bir alakası bulunmadığını, ... ada ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazların tevhit ve ifrazından sonra oluşan ... ve ... sayılı parsellerden ... sayılı parselin TOKİ tarafından ... parsel sayılı taşınmazın satışındaki hukuka aykırılığın anlaşılması üzerine paravan davalı ...

İnşaat şirketine devredilmeyip adi ortaklığa devredilmek istenmesi, bu suretle ... parsel sayılı taşınmazın adi ortaklık tarafından satın alınma mecburiyetinin doğması üzerine vekil sıfatını haiz kişilerin çaresiz kalması ve bu durumdan çaresizlik altında davacıyı haberdar etmeleri üzerine bilgi sahibi olunduğunu, bunun üzerine ... parsel sayılı taşınmazın satın alınmasındaki hukuka aykırılığı ve vekil sıfatını haiz adi ortaklık yöneticilerinin vekillik görevini kötüye kullanmış olmalarını dikkate alan davacının isteği ile ... parsel sayılı taşınmazın davacı ve ..., ..., ...,

... tarafından satın alınması ile doğacak paylı mülkiyetin düzenlenmesi, yönetimi, değerlendirilmesi, inşaat yapılması ve sair hususları düzenleme gereği doğduğundan 04.05.2010 tarihli sözleşmenin yapılmış olduğunu, sözleşmenin hiçbir yerinde dava konusu taşınmazın vekillik görevinin kötüye kullanılması suretiyle diğer davalı ...

İnşaat şirketine sözde kazandırılması sebebiyle işbu dava dahil hukuki hakların kullanılmasından vazgeçildiğine dair bir beyan bulunmadığını, zaten 04.05.2010 tarihli sözleşmeye diğer davalı ... İnşaat şirketinin ve adi ortaklığın ortaklarından ... Ltd.

Şti'nin taraf olmamasının sebebinin de bu olduğunu ,ayrıca Mahkemenin masrafa, avukatlık ücretine, harçlara ilişen kararlarının da usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek, kararın kaldırılması istenmiştir. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , adi ortaklık sözleşmesine göre kendisine temsil ve ilzam yetkisi verilen davalıların vekalet görevlerini kötüye kullanarak ve kurdukları şirket aracılığıyla satın aldıkları iddia edilen taşınmazın tapusunun iptali ve tescili istemine ilişkindir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; dosyaya sunulan Bakırköy ... Noterliğince 15.12.2006 tarih ve ... yevmiye numarayla tasdik edilen adi ortaklık sözleşmesinin 1. Maddesinde ortaklığın ünvanı ... Tic. Anonim Şirketi ve Ortakları olarak belirtilmiş, Bakırköy ... Noterliği’nce 17.12.2008 tarih ve ... yevmiye numarayla tasdik edilen “Adi Ortaklık Hisse Devri ve Tadil Sözleşmesi’yle ... A.Ş.’nin adi ortaklığın %49 hissesini ... Şti’ne devretmiş olduğu görülmüştür.

Dava konusu adi ortaklığın konusunun sözleşmenin 3. maddesine göre, “İstanbul Bahçeşehir Toplu Konut Alanı XI. Bölge Arsa Karşılığı Gelir Paylaşımı Esasına Göre İnşaatı ve Satışı İşi’nin Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca yapılacak sözleşme esaslarına göre inşaatının yapılması ve satılması ve gelirin” paylaşılması olarak tanımlanmıştır.

Bu amaç doğrultusunda adi ortaklık ile Toplu Konut İdaresi arasında 30 Ocak 2007 tarihinde toplu konut projesinin yapılması amacıyla bir sözleşme imzalanmıştır. Taraflar arasında ; ... Ltd. Şti, ... İnş. ve ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti ve ... Ltd. Şti arasında bir adi ortaklığın mevcut olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Sözkonusu adi ortaklık sözleşmesinin 5. maddesinde ortaklığın yönetiminin, 4. maddesinde ortaklar genel kurulu kararlarınının nasıl alınacağı hususunun düzenlendiği görülmüştür. Dosyaya adi yazılı şekilde düzenlenmiş ve 04.05.2010 tarihinde imzalandığı anlaşılan "Taşınmaz Satış Vaadi Ve Yönetim Sözleşmesi” ibraz edilmiştir. Bu sözleşmenin 2. maddesinde ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.” unvanlı adi ortaklık, konusuz kalması sebebiyle fesh edilmektedir” ifadesi yer almaktadır.

Dava konusu adi ortaklık sözleşmesinin 4. maddesinde, ortaklık kararlarının en az 4 olumlu oy ile alınacağı kararlaştırılmıştır. Dolayısıyla, dava konusu ortaklığın herhangi 4 ortağının alacağı bir fesih kararıyla (şekle bağlı değildir) adi ortaklık sona erecektir.

04.05.2010 tarihli sözleşme dört ortak tarafından imzalandığından fesih kararı adi ortaklık sözleşmesinin 2. Maddesinde öngörülen yetersayıyla (4 olumlu oy) alınmıştır.Adi ortaklığın bu şekilde feshedildiği anlaşılmıştır. 04.05.2010 tarihli “Taşınmaz Satış Vaadi Ve Yönetim Sözleşmesi” incelendiğinde , 2. maddesinde. Toplu Konut İdaresi, Ankara ...

Noterliğince 30.01.2007 tarihinde ... yevmiye sayı ile tasdik edilen sözleşmenin konusu olan arsalardan olan ... ada ... parsel sayılı arsayı, “... Ticaret Anonim Şirketi ve Ortakları ” adi ortaklığının onayı ile taraflardan ..., ..., ...'in hissedar olduğu ...'ine satmıştır”,Hasılat Paylaşımı Sözleşmesi konusu olan arsalardan ... ada ... parsel sayılı arsanın bedeli de ...

A.Ş. ve Ortakları adına ... tarafından Toplu Konut İdaresi'ne ödenmiş olup Toplu Konut İdaresi, Ankara ... Noterliğince 30.01.2007 tarihinde ... tev. Sayılı ile tasdik edilen sözleşmenin konusu olan arsalardan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tapusunu “... A.Ş. ve Ortakları unvanlı adi ortaklığın hissedarı olan taraflardan ..., ..., ..., ..., ... İnşaat'a, adi ortaklık sözleşmesindeki hisseleri oranında devredilecektir şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesine göre kendisine temsil ve ilzam yetkisi verilen davalıların vekalet görevlerini kötüye kullanarak ve kurdukları şirket aracılığıyla satın aldıkları iddia edilen taşınmazın ... no.lu parselin adi ortaklık malı olduğu konusundadır.Bu hususla ilgili olarak ileri sürülen istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ; ... ada ... parsel numaralı gayrimenkulün ifraz işleminin belediye taarfından uygun bulunması ile , ifraz kararının 02.09.2008 tarihinde tescil edildiği, taşınmaza ait tapu kaydının ve resmi senede göre ...

Köyü ... Ada ... Parsel’in tamamının T.C. Başbakanlık Toplu Konu İdaresi Başkanlığı adına kayıtlı iken 75.059.388,00 TL bedelle ... Anonim Şirketi’ne satış yolu ile devredildiği anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklandığı üzere ,dava konusu ... parsel sayılı taşınmaz TOKİ adına kayıtlıdır.13/08/2008 tarihli Mutabakat Metni V 'de belirtilen ve sözleşmenin 4. maddesinin sonuna eklenen paragraf doğrultusunda yükleniciye satışının yapılması hususu düzenlenmiş ve 15/09/2008 tarihli ... yevmiye numaralı işlem ile tapuda devri ...A.Ş adına tapu devri yapılmıştır. Adi Ortaklık ile ...

İnşaat arasında 28/08/2008 tarihinde "Satış Sözleşmesi " başlıklı adi yazılı sözleşme örneğinin incelenmesinde. Satıcının Adi Ortaklık ve Alıcının ... şirketi olduğu, konusunun ise TOKİ ile yapılan Ankara ... Noterliğinden onayla 13/08/2008 tarihli Mutabakat metni gereğince TOKİ tarafından belirlenen değeri karşılığında ... ada ... parselin ... inşaata satışının yapılmasına ilişkin sözleşme olduğu görülmüştür.

Davacı taraf bu taşınmazla ilgili mutabakatların ve davalı şirket adına tescil işleminin vekalet yetkisi kötüye kullarılarak yapıldığını ileri sürmektedir.

4.5.2010 tarihli sözleşmede davacının da imzasının bulunduğu görülmüştür.Davacı tarafça ,bu sözleşmenin yapılmasının ve imzalanmasının gerekçesi " tevhit ve ifrazından sonra oluşan ... ve ... sayılı parsellerden ... sayılı parselin TOKİ tarafından ... parsel sayılı taşınmazın satışındaki hukuka aykırılığın anlaşılması üzerine paravan davalı ...

İnşaat şirketine devredilmeyip adi ortaklığa devredilmek istenmesi, bu suretle ... parsel sayılı taşınmazın adi ortaklık tarafından satın alınma mecburiyetinin doğması üzerine vekil sıfatını haiz kişilerin çaresiz kalması ve bu durumdan çaresizlik altında davacıyı haberdar etmeleri üzerine bilgi sahibi olunduğunu, bunun üzerine ... parsel sayılı taşınmazın satın alınmasındaki hukuka aykırılığı ve vekil sıfatını haiz adi ortaklık yöneticilerinin vekillik görevini kötüye kullanmış olmalarını dikkate alan davacının isteği ile ... parsel sayılı taşınmazın davacı ve ..., ..., ..., ...

İnşaat tarafından satın alınması ile doğacak paylı mülkiyetin düzenlenmesi, yönetimi, değerlendirilmesi, inşaat yapılması ve sair hususları düzenleme gereği doğduğundan 04.05.2010 tarihli sözleşmenin yapılmış olduğu " şeklinde açıklanmıştır. Ne var ki ; davacı tarafça da imzalanan 04/05/2010 tarihli "Taşınmaz satış Vaadi ve Yönetim Sözleşmesi " başlıklı protokolün II. Maddesinde ... ada ... parsel sayılı arsanın ,adi ortaklığın onayı ile ... ,...,...'in de hissedar olduğu ...

İnşaat AŞ'ne satılmış olduğu, ... parselle ilgili olarak bu arsanın parasının ... şirketince TOKİ'ye ödendiği, TOKİ'nin bu taşınmazın tapusunu Adi Ortaklığın ortaklarına sözleşmedeki hisseleri oranında devredeceğinin, VI. Bölümünün 1,

maddesinde "taraflar ,... ada ... ve ... parseller veya bu parsellerin tevhit edilmesi halinde oluşacak yeni parseller üzerinde birlikte ,ekonomik bütünlük içerisinde ,Belediye ve ilgili kuruluşlardan ruhsat ve onaylatılacak projeye göre inşaat yapılmasını kabul ederler " şeklinde anlaşmaya varıldığı görülmüştür.Aynı sözleşmede ,adi ortaklığın feshinin de düzenlediği,esasen adi ortaklığın konusunu teşkil eden her iki taşınmazın da artık TOKİ mülkiyetinde olmadığından,adi ortaklık konusunun kalmadığı,

tarafların kendi aralarında (dava dışı ... şirketince satın alınan ... parsel de dahil olmak üzere) her iki taşınmaz mülkiyetleri ve tasarruf şekilleri yönünden yukarıda yazılı olduğu şekilde anlaşmaya vardıkları , bu sebeple davacının ... parselde hak iddiasında bulunamayacağı ,adi ortaklık sözleşmesi hükümleri ile 04/05/2010 tarihli protokol içeriğine göre, davacı taraça vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddasının isbatlanamadığı ,adi ortaklığın taraflarca feshedildiği,yapılan protokol itibarıyla ,mahkemece TBK hükümleri uyarınca tasfiyeyi gerektiren bir husus bulunmadığı,

bu itibarla verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmakla ,davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

KARA R

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/12/2021

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1310, K. 2021/3503, 27 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kara R
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1310
Karar No
2021/3503
Tarih
27 Aralık 2021

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2020/1328 K.2021/3249
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2020/1331 K.2021/3413
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2020/1345 K.2021/1708
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2020/1351 K.2021/3417
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2020/1361 K.2021/1763
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2020/1362 K.2021/3414

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.