KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/3372
- Karar no
- 2024/2379
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/05/2023
- Numarası
- 2022/449 E - 2023/343 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
833 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin, yurt içi elektrik, doğalgaz ve madencilik alanında hizmet veren şirket olduğunu, davacı şirket ile davalı arasında akdedilen Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi kapsamında doğan fatura alacağına istinaden, ...Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe davalının itiraz ederek durduğunu, takip talebinde talep edilen 2.607,60-TL gecikme zammı hariç tutulmak suretiyle kalan tutar üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalıya ait aboneliğe bağlı sayaçtan takip dayanağı yapılan fatura dönemlerinde elektrik enerjisi kullanıldığı ve bu tarihler arasında tahakkuk eden ve takip ve dava konusu yapılan borçlardan az yukarıda açıkça izah edildiği üzere sorumlu olması gerektiği, davacı tarafça huzurdaki dava ile yalnızca 42.176,52 TL asıl alacak talebinde bulunduğu, bilirkişi raporu ile takip tarihi itibariyle tespit edilen alacak miktarının 42.071,23 TL olduğu, harçlar,vekalet ücreti, yapılan ödemelere göre davacı şirketin alacağı 45.431,43 TL olduğu, TBK 100.
Maddesi gereği yapılan ödemenin öncelikli olarak faiz ve masraflardan mahsubu neticesinde en son ödemenin yapıldığı 03/05/2017 tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan 45.431,43 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davanın 42.176,50 TL harca esas değer üzerinden ikame edildiği anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak. Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile 42.176,50 TL asıl alacak üzerinden son ödeme tarihi olan 03/05/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek takibin devamına, Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 42.176,50 TL'nin % 20 si olan 8.435,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı temsilcisi istinaf etmiştir.
Davalı şirket yetkili temsilcisi ... istinaf dilekçesinde, tebligatlardan haberdar olmadığını, savunma yapamadığını, binanın iskanı olmadığından şantiye elektriği olarak geldiğini, site yöneticisi olarak elektrik sözleşmesini adına bulunan davalı şirket üzerine yapmak zorunda kaldığını beyan kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.
HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan .....
Sayılı dosyasında; asıl alacak ve her bir asıl alacağa işlemiş gecikme faizi olmak üzere toplam 44.784,10 TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık 1,4 oranında faiz işletilmek suretiyle tahsili istenmiştir.Bodrçlunun borca ve işlemiş faizin tamamına itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;
dava ve takip konusu faturaların ait olduğu tesisatın abonesinin davalı-borçlu şirket olduğu anlaşılmıştır.Davalı temsilcisinin tebligata ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde ;mahkemece tüzel kişi davalının sicil adresine Tebligat kanunu 35. Maddesi uyarınca teblifat yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığından bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Diğer istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ;Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle;Dava ve icra konusu 10 adet elektrik faturası.
Şubat'2016-Kasım”2016 arasındaki dönemde davalı şirket tarafından tüketilmiş elektrik enerji bedeline ilişkin olup davalının abonelik dönemi içersinde olduğu, davacı kayıtlarından Şubat'2016 dönemine ait 3.639,91 TL fatura bedelinin davalı tarafından ödenmiş olduğu, Mart'2016 dönemine ait 4.254,45 TL fatura bedelinin 1.060,09 TL kısmi ödemesinin de davalı tarafından yapıldığı , dava ve icra konusu faturaların tümünün ödediğine ilişkin dekont sunulmadığı,taraflar arasında imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin 6.3.
Maddesinde. "Tüketici, fatura tutarını 10 günlük ödeme süresi içerisinde ödemediği takdirde ödenmeyen fatura tutarına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil UsulüHakkında Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranına göre günlük olarak gecikme bedelini hesaplayarak KDV'si ile birlikte fatura düzenleyecektir” hükmü yer aldığı,yine aynı sözleşmesinin 6.4. Maddesinde.
“Ödemenin 30 gün gecikmesi halinde tedarikçi tüketicinin elektriğini kestirecektir” hükmü yer aldığı, Elektriğin kesilmemesi nedeniyle davalının borcunu ödemesi temin edilememiş ve borçlarının aşırı derecede birikmesine neden olduğundan müterafik kusurlu olduğu ,Yargıtay kararı gereğince faturalarının son ödeme tarihlerinden elektriğin kesilmesi gereken tarihlere kadar faturaların gecikme zamları 6183 sayılı yasanın 51. Maddesine göre 016,80 zam oranıyla , elektriğin kesilmesi gereken tarihlerden takip tarihine kadar gecikme zamları; yasal faiz oranıyla hesaplandığı,
takip tarihi itibariyle tespit edilen alacak miktarının 42.071,23 TL olduğu, hesaplanmış,ayrıca işlemiş faiz,takip vekalet ücreti gibi alacak kalemleri hesaplanmıştır.Davacı tarafça davada ,davalının asıl alacak kısmı 42.176,52 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali istenmiş olup, takip tarihi itibarıyla asıl alacak miktarının 42.176,52 TL olduğu anlaşılmıştır.Davalı şirketin elektrik abonesi olduğu,bu sebeple borçtan sorumlu bulunduğu açık olmakla,davalı tarafın asıl alacağa itirazı haksız olmakla,
bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.Böylece ,mahkemece talep durumu dikkate alınarak verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/3372, K. 2024/2379, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama