KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Esas no
- 2024/1561
- Karar no
- 2024/1557
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/03/2024
- Numarası
- 2024/37 E -
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilince açılan itirazın iptali davasında "Davalı borçlunun mal kaçırması ihtimal dahilinde olup bu halde müvekkili kurumun alacağını tahsil imkanı kalmayacağından mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini'' talep etmiştir. Mahkemece 19/03/2024 tarihli ara karar ile ; davalıların mal varlığının uyuşmazlık konusu olmadığı, bu nedenle ihtiyati tedbir şartları oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen kararı davacı vekili istinaf etmiş olup,istinaf dilekçesinde. "Davalı borçlunun aboneliğine ait borç tahakkukları davalıya bildirilmiş ancak davalı borçlu elektrik enerjisi kullanımından kaynaklanan 13.07.2022 son ödeme tarihli 2022/06 fatura dönemi ve 10.10.2022 son ödeme tarihli 2022/09 fatura dönemine ilişkin toplam 247.619,72-TL(takipte kesinleşen miktar) borcu ödememiştir. Bunun üzerine müvekkil şirket tarafından davalı ...
Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi adına bu borçların tahsiline ilişkin ... numarası ile merkezi takip başlatılmıştır.
Davacı tarafça tamamen müvekkilimin haklı alacağının engellenmesi ve zaman kazanılması amacıyla kötü niyetli olarak itiraz edilmiştir.Dosya kapsamında delil olarak dayandığımız taraflar arasındaki elektrik aboneliğine ilişkin sözleşme, davalının aboneliğine ait elektrik enerji kullanımını borç tahakkuk belgeleri değerlendirildiğinde , davalı borçlunun takipteki asıl alacak miktarı kadar elektrik enerjisi tüketimi sebebi ile borçlu olduğu tereddütsüzdür.
Yerel mahkeme tarafından verilen İhtiyati Tedbir Talebimizin Reddine İlişkin Karar haklı alacağımızı tahsil etmemizi engellemekte ve borçlunun bu süreçte mal kaçırabilmesinin önünü açmaktadır " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Yapılan istinaf incelemesi sonucunda.
İhtiyati tedbir ile ilgili olarak, HMK’nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır” hükmü düzenlenmekle ihtiyati tedbir açıklanmıştır. Amaç bakımından ihtiyati tedbir, aynı uyuşmazlık konusu olan taşınır veya taşınmaz malların devrinin önlenmesi, dava sonuna kadar aynen muhafaza edilmesi veya bir tehlike yahut zararın önlenmesi amacıyla HMK' nun 389 vd. maddelerinde öngörülen durumlarda baş vurulan bir yoldur.
Somut olayda ,mahkeme kararının gerekçesinde de açıklandığı üzere ,davalının ihtiyati tedbir talep edilen malvarlığı uyuşmazlık konusu olmadığından,HMK 389.
Madde kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesi koşulları mevcut olmadığından , tedbir talebinin reddinde usul ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararın mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1561, K. 2024/1557, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama