KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/1782
- Karar no
- 2025/1094
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/01/2024
- Numarası
- 2020/612 E - 2024/36 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.995 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... abone numarası ile 29.11.2013 tarihinden itibaren ... tarifesi ile ... hizmeti almak üzere sözleşme kurulduğunu, sözleşme hükümleri gereğince davalı tarafın aldığı hizmet karşılığı müvekkili şirketçe her ay fatura görerilerek verilen hizmetin karşılığı tahsil edildiğini, davalı şirkete ... tarifesi uyarınca ücretlendirme yapıldığında, Kasım 2013 616-TL, Aralık 2013 tarih 29.033,49-TL , Ocak 2014 33.443,24-TL, Şubat 2014 26.959,95-TL ve Mart 2014 26.332,22-TL olmak üzere toplam 116.385,25-TL müvekkili şirkete borçlu olduğunu, ancak,
müvekkilinin sistemsel hata nedeni ile 30.11.2013 tarih ve ... no.lu 2.000-TL bedelli, 23.12.2013 tarihli ... no.lu 2.000-TL lik fatura, 31.1.2014 tarihli ... no.lu 2.000-TL lik faturalar düzenlenmiş olup, bu fatura bedellerinin davalı şirketçe ödendiğini, bu fatura bedellerinin uyuşmazlık konusu olmadığı gibi, davalı tarafından borcundan mahsup edilerek takip yapıldığını, davalının ödediği bedel düşüldükten sonra geyire kalan takibe konu 110.285,25-TL davacı müvekkilinin asıl alacaklı olduğunun anlaşıldığını,
müvekkili şirketçe sistem hatası fark edildikten sonra davalıya aldığı hizmetin gerçek karşılığı olan 31.3.2014 tarihli ... seri no.lu 26.332,22-TL lik, 31.3.2014 tarihli ... seri no.lu 26.959,95-TL lik, 31.3.2014 tarihli ... seri no.lu 31.443,24-TL bedelli 31.3.2014 tarihli ve ... seri no.lu 25.649,84-TL bedelli 4 adet yeni faturaların ihtarname ile tebliğ edildiğini, davalının anılan faturaları noter kanalı ile haksız olarak müvekkiline iade ettiğini, iade edilen faturalar için müvekkili şirketçe İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...
E.sayılı dosyası ile yapılan takibin ,davalının haksız itirazı sonucu durduğunu, davalıya, sistemsel hata nedeni ile gönderilen ve davalı tarafça ödenen bu fatura bedelleri düşüldükten sonra dava konusu uyuşmazlık miktarı üzerinden icra takibi yapıldığını, taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık olmadığını, sözleşmenin 10-4 maddesi gereğince, şirket kayıtlarının kesin delil olarak kabul edildiğini belirterek, davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazlarının iptalini, alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle;taraflar arasında akdedilen 29.11.2013 tarih ve ... no.lu Anonelik Sözleşmesinin ön ödemeli sözleşme olup, müvekkilinin önce ödeme yapıp kontör satın aldığı için fazla kontör kullanımının söz konusu olmadığını, davacı şirketle birlikte başka şirketlerin telekomünikasyon hizmetinden faydalanan müvekkilinin aylık sabit fatura sistemi ile hizmet aldığını, davacı şirketten ön ödeme ile alınan kontör tükendiğinde diğer sabit hatlardaki telefonlara otomatik olarak geçildiğini, bu sisteme göre,
davacıya yapılan ödemelerle alınan kontör tükendiğinde diğer telekomünikasyon şirketinden alınan kontör paketinin devreye girmesi gerektiğini, davacının sistem hatası yaşandığını iddia ettiği dönemde müvekkilinin ...'den hizmet aldığını, davacının hatası yüzünden ücreti ödenmiş hatlardaki haklarının ancak % 21'nin kullanabildiğini, aradan 4 ay gibi uzun bir süre geçtikten sonra sistem hatasından bahisle fatura ve düzenleme tarihleri aynı miktarları farklı geriye dönük 4 adet fatura tanzim eden davacı şirketin haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla , davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ,taraflar arasında 29.11.2013 tarihinden itibaren ... tarifesi ile onnet telefon hizmeti verilmek üzere sözleşme yapıldığı, hizmetin kontör karşılığında verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının talep ettiği 110.285,25-TL nin dayanağı telefon hizmetinin hangi numaralara verildiğine ilişkin bilgi ve belgelerin yer almadığından davacının bu talebinin ispata muhtaç olduğu, ayrıca taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının aynen cep telefonlarında olduğu gibi önce ödemesini yapıp kontör satın aldığı,
sözleşmenin 8.3 maddesi gereği hizmete ilişkin hizmet bedelinin, tüketicinin seçtiği tarife üzerinden hesaplanacağı kararlaştırıldığı, davacının kendi sistemlerindeki kontrol mekanizması veya yazılımsal hatasından dolayı sistem kontrolündeki sorundan dolayı alınan konturdan fazla kullanım yapılmış olsa bile, davalı tarafı sorumlu tutmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sözkonusu kararı davacı vekili istinaf etmiş olup, Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda 2018/1643 esas ve 2020/991 karar sayılı ilamla :Bilirkişi heyeti, davacının talep ettiği 110.285,25-TL nin dayanağı telefon hizmetinin hangi numaralara verildiğine ilişkin bilgi ve belgelerin yer almadığından davacının bu talebinin ispata muhtaç olduğunu beyan etmişlerdir.Bilirkişi kurulu raporunda ,sözleşme ve faturaları inceleyerek değerlendirme yapmıştır.Davacı tarafın, delilleri arasında "davalı tarafın veri aktarımını gösteren CD kayıtları-CDR dökümü "şeklinde delili bulunmaktadır.
Nitekim, davacı vekili istinaf dilekçesinde "Yerel Mahkemeye, davalı yanın Kasım 2013- Mart 2014 döneminde yapmış olduğu çağrılara ilişkin CDR kayıtları ile bu kayıtların birim fiyatlar üzerinden ücretlendirilmesine ilişkin tablolar ve doğru fiyatlandırma sonrası yapılan kullanıma ilişkin çağrı kayıtları daha önce sunulmuş olmasına rağmen yeniden sunma zorunluluğu hasıl olmuştur." denilerek sarı zarf içerisinde CD'ler yeniden sunulmuştur.
Bu CD' içerikleri hakkında bilirkişi heyeti raporunda açıklama bulunmamaktadır.Bilirkişi raporu ile, sistemsel hata olsa bile davalının aldığı kontörden daha fazla kullanım yaptığı tesbit edilmiştir.Davacı hatalı faturaları düştükten sonra ,takip yaptığını savunmaktadır.Bu durumda; sistem hatası olsa dahi,alınan bir hizmet bulunduğuna göre davalının bu hizmetten sorumlu olup olmayacağı veya ne kadarlık kısmından (sözleşme hükümlerine göre ) sorumlu olacağı hususlarının değerendirilmesi gereklidir.
Davanın esasına ilişkin bu delillerin bilirkişi kurulu ve mahkeme tarafından incelenmediği ve karar gerekçesinde değerlendirilmediği anlaşılmakla , davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda. Davanın Kısmen Kabulü Kısmen Reddi ile. Davalının İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, takibin 85.080,86-TL asıl alacak ve 1.174,82TL takip öncesi faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemlerin REDDİNE, Davacının icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle.
Hem sözleşme içeriğinden hem de dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarından açıkça anlaşıldığı üzere müvekkilinin davacının telefon hizmetini ön ödemeli olarak satın almış ve satın aldığı paket bitince yine davacının hizmetinden faydalanmak istemediği için bu paketin bitiminde kullanmak üzere ... adlı telekomünikasyon şirketinden de paket satın almış olduğunu,görüldüğü üzere müvekkilinin davacı şirketten satın aldığı hizmetin belli bir kotası olduğunu, ödemesini yaptığı kadar kullanımdan sonra ... kapsamındaki pakete geçiş yapacağını düşünerek davacı tarafın hizmetinden faydalandığını,
davacı tarafın safahat boyunca müvekkilinin aldığı hizmetlerin faturalandırılmasında hata yaptığını ikrar etmiş olduğunu, buna rağmen yerel mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın kabulüne karar verildiğini, Yerel mahkemenin kabul kararının gerekçesinde "Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafa eksik fatura tahakkuk ettirildiği, bu hususun davacının sitemindeki hatadan kaynaklandığı dosya kapsamı itibari ile sabittir.
Ancak sistem hatası olsa dahi, davalı tarafça alınan bir hizmet bulunduğuna göre davalının bu hizmetten sorumlu olup olmayacağıveya ne kadarlık kısmından (sözleşme hükümlerine göre ) sorumlu olacağı hususlarının değerendirilmesi gereklidir." ibarelerine yer verdiğini, görüldüğü üzere yerel mahkemece taraflar arasındaki sözlemenin ön ödemeli satış sözleşmesi olduğu,
alınan hizmetin niteliği gereği kota dolumu sonrasında hizmetin sağlanmasının durdurulacağı hususunun göz ardı edilmiş olduğunu, Yerel mahkemece müvekkilinin, davacının zorla ve bilgisi dışında kendisine sağladığı hizmetten faydalandıktan sonra bu hizmetin bedelini ödemesi gerektiği gibi bir hatalı çıkarım yapıldığını,oysa ki; dosya kapsamında aldırılan ve yerel mahkemce de hükme esas alınan bilirkişi raporlarında ısrarla.
"Söz konusu hatanın 4 ay sonra fark edilmesi ile 4 ay geriye yönelik fatura kesildiği, davalını hata anlaşılana kadar geçen süre zarfında davacının yaptığı hesaplamaya göre bilgisi dahilinde olmadan sehven fazla kontör kullandırdığı, hesaplama doğru yapılsa idi kontör tüketildiğinde alternatif çözüm olan ...'a geçiş yapılacağı, Ortaya çıkan bu hususun tamamen davacının hatalı birim fiyat hesaplamasından kaynaklandığı, davalının herhangi bir kusurundan bahsedilemeyeceği, bununla birlikte diğer hattı ...'a geçiş sağlayamaması nedeniyle davalının mağduriyet yaşadığından bahsedilebileceği..." vurgusu yapılmış olduğu,
davacı yanın adeta müvekkilini yanıltarak talep etmediği bir hizmeti kendisine arz ettiği iddiasıyla fahiş düzeyde faturalar keserek müvekkilden ödeme talep ettiğini, bilirkişi heyetince de isabetle tespit edildiği üzere müvekkilinin, davacıdan alacağı hizmetin sınırlarını belirlediğini, yerel mahkemece de taraflar arasındaki ön ödemeli şekilde kontör alımı ve kullanım kotası tanımlanmasıyla hizmet sağlanması temeline kurulan sözleşmenin niteliği göz ardı edilerek davacıya sadece %25 müterafik kusur atfedilererek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek,
kararın kaldırılması istenmiştir. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine davaya konu 4 adet faturadan kaynaklanan asıl alacak ve işlemiş faiz ile birlikte toplam 112.908,23- TL miktar üzerinden takip başlatıldığı, davalı şirketin süresi içerisinde borca itiraz ederek takip durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece Dairemizin kaldırma kararından sonraki yargılamada oluşturulan bilirkişi kurulu vasıtası ile alınan 03/12/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" davalının ön ödeme sistemi ile davacıdan telefon hizmeti almak üzere sözleşme yaptığı, kontör ve fatura hesaplama işleminin sözleşmenin 8.3 maddesine göre hizmet veren firmaya ait olduğu, davaya konu alacak talebinin konusunu oluşturan fatura bedellerinin;
davacının sisteminde davalıya uygulanan tarife kullanım ücretlerinin hatalı ve olması gerekenden daha düşük birim fiyat üzerinden tanımlanması dolayısıyla, Kasım 2013 ve Mart 2014 tarihteri arasında gerçekleştirilen kullanımların, doğru birim fiyat üzerinden hesaplanması sonrasında ortaya çıkan ödeme fark bedelleri olarak tanımlanmış olduğu, söz konusu hatanın 4 ay sonra fark edilmesi ile 4 ay geriye yönelik fatura kesildiği, davalının hata anlaşılana kadar geçen süre zarfında davacının yaptığı hesaplamaya göre bilgisi dahilinde olmadan sehven fazla kontör kullandırıldığı,
hesaplama doğru yapılsa idi kontör tüketildiğinde alternatif çözüm olan ...' a geçiş yapılacağı, dosyaya sunulan çağrı kayıtları üzerinde yapılan incelemede; kullarım miktarlarının çok yüksek olması hususu göz önüne alındığında, bu kullanımlar üzerinden belirtilen faturaların oluşabileceği, ancak tüm arama yönlerine ilişkin tarife bilgisi dosyada yer almadığından dolayı, faturalara ilişkin bir hesaplama yapılamadığı, ortaya çıkan bu hususun tamamen davacının hatalı birim fiyat hesaplamasından kaynaklandığı, davalının herhangi bir kusurundan bahsedilemeyeceği" şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
İtirazlar üzerine alınan 27/09/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Kök raporda yer alan hususlar ile ilgili olarak açıklanan teknik görüşler aynen geçerliliğini korumakla birlikte davacı vekili tarafından sunulan yön bilgisi ücretlendirmesi dikkate alınarak yapılan hesaplamada Davaya konu faturalara ilişkin hizmet bedelinin 88.018,53 TL olarak hesaplanmış olduğu, hizmet bedeli dışındaki vergi ve diğer ücretlere ilişkin olarak heyetimiz tarafından bir tespit yapılamamış olduğu,
bu ücretlere ilişkin bilgilendirmenin net olarak davacı tarafından sunulacak fatura detayı üzerinden anlaşılabileceği" şeklinde görüş bildirilmiştir.30/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" 27/09/2022 tarihli 2. ek raporda yapılan hizmet bedeli hesaplamasına, davacı tarafından beyan edilen % 15 ÖİV ve % 18 TL KDV eklenmesi ile birlikte tüm fatura bedellerinin toplamının 119.441,14 TL olarak hesaplandığı,
dava dilekçesinde de belirtilen 6.000 TL ön ödeme bakiyesi düşümü yapıldığında kalan tutarın 113.441,14 TL olacağı,Davalının ... üzerinden almış olduğu hizmet kapsamında ücreti ödenip kullanılmayan dakikaların, Davalının Kasım 2013- Mart 2014 dönemindeki kullanımlarını karşılayacak durumda olup olmadığı heyetimiz tarafından tespit edilemeyeceği, dolayısıyla bu şekilde bir karşılaştırma üzerinden bir hizmet bedeli hesaplaması yapılmasının mümkün gözükmediği " şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve hesaplama yöntemleri itibari ile hükme esas alınmış ve taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafa eksik fatura tahakkuk ettirildiği, bu hususun davacının sitemindeki hatadan kaynaklandığının dosya kapsamı itibari ile sabit olduğu,
ancak sistem hatası olsa dahi, davalı tarafça alınan bir hizmet bulunduğuna göre davalının bu hizmetten sorumlu olup olmayacağı veya ne kadarlık kısmından (sözleşme hükümlerine göre ) sorumlu olacağı hususlarının değerendirilmesi gerektiği, davacının, davalıya fatura düzenlerken kendisine düşen görevi yerine getirmesi sırasında kendi menfaatlerini korumak için gerekli özeni göstermediği ve zararın artmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından,
TBK'nın 114/2. maddesi yollamasıyla sözleşme ilişkilerine de uygulanması gereken TBK'nın 52. maddesi uyarınca müterafik kusurlu olduğu,bu durumda bilirkişi raporu ile hesaplanan ve davacının alacaklı olduğu, karşılığında da hizmet verdiği alacak bedeli olan 113.441,14-TL üzerinden, yukarıda açıklanan gerekçelerle takdiren % 25 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kanaati ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Yargılamada alınan bilirkişi kurulu raporunun ,Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda ve mevcut delil ve belgeler incelenmek suretiyle hazırlandığı, mahkemece hükme esas alnmasında isabetsizlik bulunmadığı , sistem hatası olsa dahi, davalı tarafça alınan bir hizmet bulunduğuna göre davalının bu hizmetten sorumlu olacağının kabulü gerektiği, ayrıca somut olayda davacının da müterafik kusurunun bulunduğu yönündeki mahkemenin kabulü ile,
takdir edilen indirim miktarının da somut olaya uygun olduğu ,böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1782, K. 2025/1094, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama