İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1812 K.2025/1092

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2024/1812Karar2025/1092Tarih22 Nisan 2025Okuma11 dk · 2.165 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Nisan 2025
Esas no
2024/1812
Karar no
2025/1092
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/03/2024
Numarası
2022/564 E - 2024/215 K
Davanın konusu
Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.165 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirketin Bolu il ve ilçelerinde entegre hindi üretimi yaptığını, işi gereği çok yüksek miktarda enerji tükettiğini, davalı ...

Satış ve Tedarik Lisansı ile ikili anlaşmalar yoluyla serbest tüketicilere elektrik enerjisinin ilk elden perakende satışını yapan tedarik şirketi olduğunu, müvekkil ile davalı şirket arasında Elektrik Enerjisi Alım Satım Çerçeve Sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek Abone'ye Özel Sözleşme Koşulları ve ek protokoller imzalandığını, davalı tarafın elektrik piyasası mevzuatına aykırı davranarak müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, elektrik piyasasındaki düzenlemelerle serbest tüketici limitini aşarak ciddi elektrik tüketimi yapan kişilerin indirimli elektrik kullanabilmesini amaçlandığı,

Müvekkili şirketin maliyetlerini düşürebilmek ve tüketiciye daha ucuz mal satabilmek için bütün girdilerini minimize etmeye çalıştığı gibi enerji maliyetlerini de mümkün olduğunca aşağı çekmeye çalıştığını bu yüzden müvekkil de bir serbest tüketici olarak serbest tüketici limitini aşan abonelikleri için tercih hakkını kullanırken enerji fiyatlarının daha ucuz olduğu yerden tedarikine gayret ettiklerini, müvekkili şirketin davalı şirket nezdinde 9 aboneliği olduğunu,

müvekkili şirketin yasal sürelere uyarak 05.10.2021 tarihinde davalıya bildirimde bulunarak serbest piyasa fiyatlarının ulusal elektrik tarifesinden daha yüksek olması nedeniyle sözleşme ve mevzuatın kendine tanıdığı hakkı kullanarak bir kısım aboneliklerin ulusal tarifeye geçirilmesini talep ettiğini, davalıya kolaylık olması bakımından ulusal tarifeye aktarılması mümkün olmayan ... abone nolu aboneliğin dışarda bırakılarak diğerlerinin ulusal tarifeye geçirilmesini talep ettiğini, davalı tarafın dilekçeyi yanlış yorumlayarak dışarda bırakılmasını talep ettikleri aboneliğin yanlışlıkla ulusal tarifeye geçirilmesi için işlem başlatıldığını,

ancak bu abonelikler mevzuat gereği ulusal tarifeye geçirilemediğinden doğal olarak ... tarafından reddedildiğini, mevzuat gereği belli ölçeği aşan enerji tüketim aboneleri ulusal kanala geçemediğini, bu ölçekte olan aboneliğin dışarıda bırakılmasını müvekkili şirketin istediğini ancak davalı yanın bunu yanlış anlaşıldığını, esasen işi gereği davalının bu durumu en iyi şekilde biliyor olmasının gerektiğini,

davalı dilekçemizi yanlış yorumlayarak yanlış aboneliğin çıkışı yönünde işlem yaptığı için diğer aboneliklerimizin ulusal kanala geçmesi için yasal süreyi kaçırmış ve kusurunu kapatabilmek için bu defa talebimizi başka bir sebep uydurarak reddettiğini, davalı şirket müvekkili şirketin bu talebine 20.10.2021 tarihinde cevaben;

sözleşme gereği 12 ay süreyle taraflar arasında anlaşılan birim fiyattan satım yapılacağından ve sözleşme süresi 31.12.2021 tarihinde sona ereceğinden bahisle portföyden çıkartılarak ulusal tarifeye geçme taleplerinin reddedildiğin, davalının yasal olarak ulusal kanala geçmesi mümkün olan abonelikleri ulusal kanala aktarmaması ve taleplerini reddetmesinin yasal mevzuata ve sözleşmeye aykırı olduğunu,

davalının 20.10.2021 tarihli ret cevabı sözleşme ve mevzuata aykırı olduğu gibi bu cevapla asıl amaçlanan talebin yapılabilmesine ilişkin süre yanlış işlem nedeniyle geçtiğinden ve müvekkil zarara uğratıldığından bu yanlışlığın örtülmeye çalışıldığını, 03.11.2021 tarihli yazı ile davalıdan yeniden belli abonelikleri için portföy çıkış talebinde bulunulmuş olup, davalı tarafından 04.11.2021 tarihli yazı ile bu taleplerinin olumlu karşılandığını ve 01.12.2021 tarihinde yerine getirildiğini, yani ayın 5. günü sonuna kadar yapılan bildirimle portföy çıkışının yapılacağını esasen davalı yan da kabul edip uygulanmadığını,

ayın 9 una kadar tedarikçi değişikliği yapılabildiğini, ayrıca protokolün 9. Maddesine göre abone gerekçe göstermeksizin tedarikçi firmaya 1 ay önceden bildirmek koşuluyla sözleşmeyi fesih yetkisi dahi bulunmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve alacak ile hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak şimdilik 34.500 TL Maddi Tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 05/10/2021 tarihinde şirketlerinden bazı abonelikleri bakımından ulusal tarifeye geçiş işlemi talep ettiğini, davacının talebine 20/10/2021 tarihinde şirket tarafından cevap verilmiş ve taraflar arasında yapılan belirli süreli abonelik sözleşmesi mevcut olduğundan ötürü ulusal tarifeye geçiş yapılamayacağı, yasal olarak sözleşmenin bitimi tarihi itibariyle değişikliklerin yapılabileceğinin belirtilmiş olduğunu, bu cevap üzerine davacının 03/11/2021 tarihinde talebini tamamen değiştirerek 7 milyon kWh tüketimi altında bulunan aboneliklerinin portföyden çıkışı talebinde bulunduğunu,

bu taleplerine de şirketleri tarafından 04/11/2021 tarihinde cevaben, hangi aboneliklerin portföyden çıkarılması istendiği, abonelikler hakkında daha detaylı şekilde bilgi verilmesinin davacıdan istendiğini, ayrıca 04/11/2021 tarihli cevapta şirketin talep edilen portföyden çıkış işlemlerini mevzuatın izin verdiği ilk tarihte gerçekleştireceğini belirttiği, bunun üzerine 04/11/2021 tarihinde davacı tarafından portföyden çıkışı talep edilen aboneliklerin detaylı bilgisinin şirkete gönderildiğini,

en nihayetinde 20/10/2021 ve 04/11/2021 tarihli cevaplarımızda da belirtildiği gibi yasal olarak portföyden çıkışın yapılabileceği sözleşme sona erme tarihi olan 30/11/2021 tarihi itibariyle davacının talep edilen aboneliklerinin portföyden çıkarıldığını, davacının dilekçesinde belirttiği gibi abonenin yanlışlıkla portföyden çıkarılması gibi bir durum yaşanmadığını, ... kayıtları talep edildiği takdirde böyle bir çıkışın gerçekleşmediğinin ortaya çıkacağını, aynı zamanda davacının şirket tarafından 01/12/2021 tarihinde portföyden çıkışı gerçekleştirildiğini beyan ettiğini, çıkış tarihinin 30/11/2021 olduğunu,

bu tarihte çıkarılma sebebi de sözleşmenin süresinin dolmuş olması olduğunu, Elektrik Enerjisi Alım Satım Çerçeve Sözleşmesinde fesih yolunu düzenleyen 17/1 maddesinde sözleşmenin feshedilebileceği durumların tahdidi şekilde sıralandığını, bu sayılan durumlardan hiçbirinin somut olayda gerçekleşmediğinden,

davacı tarafın bazı abonelikler açısından portföyden çıkarılma talebinin hukuka uygun olmasının kabul edilemeyeceğini, davacı tarafa verilen cevaplarda portföyden çıkışın yapılabilme tarihinin ikili anlaşmanın sona ermesi tarihi olduğunun da defalarca belirtildiğini, davanın dayanaksız olduğunu beyanla reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; davacı ile davalı arasında elektrik enerjisi alım satım çerçeve sözleşmesi ve buna bağlı ek protokoller imzalandığı, davacının davalı şirket nezdinde 9 adet aboneliğinin bulunduğu, serbest piyasa fiyatlarının ulusal elektrik tarifesinden daha yüksek olması sebebiyle davacının ... nolu aboneliğinin dışında kalan aboneliklerini ulusal tarifeye geçirilmesi için talepte bulunduğu,

ancak davalı tarafça taleplerinin yanlış yorumlandığı ve talep edilmeyen aboneliklerinin ulusal tarifeye geçirilmesi işleminin yapılması ve reddedilmesi neticesinde davacının asıl talebini oluşturan aboneliklere ilişkin işlemlerin davalının hatası sebebiyle yapılmamasından kaynaklı zararlarının tahsilini talep ettiği, 10/01/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere; davacının ulusal tarifeye geçiş talebinin aslında davalı tarafından portföyden çıkış talebi olarak değerlendirildiği,

EPDK tarafından gönderilen dokümandan elde edilen çizelgeye göre, davalının davacının öne sürdüğü şekli ile kapsam dışında bırakılmasını istediği aboneliğin portföyden çıkış talebi olarak algılandığı, hatalı bir işlem yapıldığı, yasal süreden bir gün önce işlemin iptal edildiği, davacının talebi doğrultusunda portföyden çıkarılmayan 8 adet aboneliğe ilişkin 2021-11 dönem faturalarının portföyden çıkarılarak ulusal tarifeden hesaplanması halinde davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen bütün faturaların bilirkişi kök raporda da belirtildiği üzere fazladan tahakkuk ettirilmiş faturalar haline geldiğinin anlaşıldığı,

davacının portföyden çıkarılmasını istediği 8 aboneliğe ilişkin işlemin yerine getirilmemiş olmasının, 8 adet aboneliğe ait 2021 dönem faturalarının toplamda 40,159,24.-TL daha fazla tahakkuk ettirilmesine sebep olduğunun hesaplandığı dolayısıyla davacının fazladan tahakkuk ettirilen 40.159,24 TL bedeli talep etme hakkı olduğu, davacının talep arttırım dilekçesi ile talebini 40.159,24 TL'ye arttırdığı gerekçesiyle.

Davanın KABULÜ ile 40.159,24 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle.

Davacı tarafın , 05/10/2021 tarihinde müvekkili şirketten bazı abonelikleri bakımından ulusal tarifeye geçiş işlemi talep etmiş olduğu, davacının talebine 20/10/2021 tarihinde şirket tarafından cevap verilmiş ve taraflar arasında yapılan belirli süreli abonelik sözleşmesi mevcut olduğundan ötürü ulusal tarifeye geçiş yapılamayacağı, yasal olarak sözleşmenin bitimi tarihi itibariyle değişikliklerin yapılabileceğinin belirtildiği,

bu cevap üzerine davacı 03/11/2021 tarihinde talebini tamamen değiştirerek 7 milyon kWh tüketimi altında bulunan aboneliklerinin portföyden çıkışı talebinde bulunduğunu, bu taleplerine de 04/11/2021 tarihinde cevaben, hangi aboneliklerin portföyden çıkarılması istendiği, abonelikler hakkında daha detaylı şekilde bilgi verilmesi davacıdan istendiği, ayrıca 04/11/2021 tarihli cevapta şirketin talep edilen portföyden çıkış işlemlerini mevzuatın izin verdiği ilk tarihte gerçekleştireceğinin de belirtildiği,

bunun üzerine 04/11/2021 tarihinde davacı tarafından portföyden çıkışı talep edilen aboneliklerin detaylı bilgisinin müvekkili şirkete gönderildiği,en nihayetinde 20/10/2021 ve 04/11/2021 tarihli cevaplarında da belirtildiği gibi yasal olarak portföyden çıkışın yapılabileceği sözleşme sona erme tarihi olan 30/11/2021 tarihi itibariyle davacının talep edilen abonelikleri portföyden çıkarılmış olduğu, davacının dilekçesinde belirttiği gibi abonenin yanlışlıkla portföyden çıkarılması gibi bir durum yaşanmadığı,

... kayıtları talep edildiği takdirde böyle bir çıkışın gerçekleşmediğinin ortaya çıkacağı, aynı zamanda davacının şirket tarafından 01/12/2021 tarihinde portföyden çıkışının gerçekleştirildiğini beyan edilmiş ise de , çıkış tarihi 30/11/2021 olup, bu tarihte çıkarılma sebebi de sözleşmenin süresinin dolmuş olması olduğu, davacının şirkete yaptığı bildirimlere verilen cevaplarda zaten portföy çıkışının yasal olarak gerçekleşebileceği tarihte yapılacağının belirtilmiş olduğu,Diğer yandan mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporunun hatalı olduğu, Bilirkişinin ek raporunun sonuç kısmında değerlendirmiş olduğu.

EPDK tarafından gönderilen yaklaşık 1000 sayfalık pdf dokümanından elde edildiği anlaşılan çizelgeye göre, davalı kurumun tam da davacının öne sürdüğü, ancak somut hale getiremediği iddialarını doğrular nitelikte bir işlem yaptığı ve davacının kapsam dışında bırakılmasını istediği aboneliğin portföyden çıkış talebi olarak algılanarak işlem yapıldığı, sonradan da hatalı işlem yapıldığının anlaşılarak yasal süreden 1 gün önce işlemin iptal edildiği, bunun da davacının ulusal tarifeye geçiş talebinin davalı kurum tarafından portföyden çıkış olarak işleme alındığını gösterdiği şimdi anlaşılmıştır.'' şeklindeki değerlendirmelerinin hatalı olduğu,

bu hataya ilişkin itirazlarının Yerel Mahkemece dikkate alınmadığı, davacının talep ettiği hususun ulusal tarifeye geçiş olduğunu bir kez daha vurgulamakla ; davacının dava konusu olay örgüsü özetlendiğinde davalı şirkete gerçekleştirmiş olduğu bildirimine bakılırsa, talebinin ulusal tarifeye geçiş olduğunun net bir şekilde görüldüğü,

serbest tüketici niteliğini haiz abonelerin ulusal tarifeye tabi şekilde faturalandırılamadıkları,bu sebeple davacı şirket serbest tüketici olması sebebiyle gerçekleşmesi mümkün olmayan ulusal tarifeye geçiş talebini tamamıyla değiştirerek 8 adet sayacın aboneliğinin portföy çıkışı yapılmasına çevirdiğini ve 30/11/2021 tarihinde ise talebi doğrultusunda portföyden çıkartılmış olduğu, ulusal tarifeye geçiş talebi ile portföyden çıkış talebi birbirinden farklı talepler olduğu, bu sebeplerden ötürü bilirkişinin ek raporundaki davalı şirketin aleyhine olan değerlendirmeleri hatalı olup hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı,

kaldı ki bilirkişi kök raporunda haklı oldukları yönünde rapor oluşturulmuşken, ek raporda tam tersi aleyhe oluşturulan raporun Yerel Mahkemece hükme esas alınmasının da hatalı olduğu, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava, alacak talebine ilişkindir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; taraf şirketler arasında ,elektrik enerjisi alımı ile ilgili olarak sözleşme ve ek protokol imzalandığı ve davacı şirket adına 9 adit abonelik bulunduğu konularında uyuşmazlık bulunmaktadır. Mahkemece yargılamada elektrik mühendisi bilirkişiden kök ve ek rapor alınmıştır.

Elektrik mühendisi bilirkişi kök raporunda özetle : Taraflar arasındaki ana uyuşmazlığın, davacının asıl dava konusu olan yüksek birim fiyatlarla fatura tahakkuk ettirilmesinden kaynaklandığını beyan ettiği zararının, ulusal tarifeye geçiş ve/veya portföyden geçiş taleplerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi ile davacının talebinin davalı tarafından yerine getirilmemesinde hangi tarafın kusurlu olduğunun tespit edilmesi noktalarında toplandığı kesin olarak anlaşıldığını, davacının ulusal tarifeye geçiş talebiyle aslında portföyden çıkışı kastettiğinin sonradan anlaşıldığı,

ancak ulusal tarifeye geçişin birim fiyat tarifesinde değişiklik yapılması talebi olduğu ve bunun sözleşmeye göre mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalının bu talebe verdiği cevabın yasal mevzuat ve sözleşme kapsamında doğru ve geçerli bir cevap olduğu, davacının portföyden çıkış talebinde bulunduğu aboneliklere ilişkin hangi ... kodlarını bildirdiğinin bilinemediği ancak, ... kayıtlarına göre 7 adet aboneliğin çıkışının yapılmış olduğu, dolayısıyla talepte bulunulan dönemi izleyen ilk dönemde davacıya ait 7 aboneliğin portföy çıkışının yapılmış olmasının sözleşme ve mevzuata uygun olduğu,

davacı tarafından sunulan 8 aboneliğe ait 2021-11 ayı faturalarındaki aktif enerji birim fiyatının ulusal tarifeden daha yüksek olduğu, bu sebeple daha yüksek tutarlı faturalar tahakkuk ettirilmiş olduğu, ancak davacının 7 aboneliğinin 03.11.2021 tarihli talepten sonraki ilk dönem 01.12.2021 döneminde portföyden çıkış işleminin gerçekleştirilmiş olduğu ve bunun yasal mevzuata ve sözleşmeye uygun olduğu anlaşıldığı için bu faturalar için fazladan tahakkuk edilmiş bedel hesabı yapılmasının davacı tarafından talep edilemeyeceği için anlamlı olmadığı,

Davacının hangi ... kodlu aboneliklerin portföyden çıkarılmasını istediğine dair dosyada herhangi bir belge olmadığı ve davacının davalı tarafın 04.11.2021 tarihli yazısında verdiği cevap dosyada bulunmadığı için, ... dökümüne göre ... no.lu aboneliğin davalının kusurundan mı kaynaklı olarak portföyden çıkarılıp çıkarılmadığına dair bir değerlendirmede bulunulması mümkün olamamış, bu sebeple de davalının kusuru sebebiyle yalnızca bu abonelik için fazladan tahakkuk ettirilen fatura bedeline ilişkin hesaplama yapılamadığını belirtmiştir.

Bilirkişinin ek raporunda özetle : Davacı tarafın, kök rapora itiraz dilekçesinde sunduğu yeni bilgilerden elde edilen bulgulara göre, ulusal tarifeye geçiş talebinin, aslında ve gerçekten de davalı kurum tarafından da portföyden çıkış olarak algılandığı ve buna uygun işlem yapılmaya çalışıldığı, yeni durumda; davalı kurum tarafından kapsam dışında kalması istenilen aboneliğin hatalı şekilde portföyden çıkarıldığı,

asıl çıkarılması istenilen aboneliklere ilişkin işlem yapılmamasının ise bir hata olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığı için, davacının talebi doğrultusunda portföyden çıkarılmayan 8 adet aboneliğe ilişkin 2021-11 dönem faturalarının portföyden çıkarılarak ulusal tarifeden hesaplanması halinde davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen bütün faturaların kök raporda da belirtildiği üzere fazladan tahakkuk ettirilmiş faturalar haline geldiğinin anlaşıldığını, davacının portföyden çıkarılmasını istediği 8 aboneliğe ilişkin işlemin yerine getirilmemiş olmasının,

8 adet aboneliğe ait 2021 dönem faturalarının toplamda 40,159,24.-TL daha fazla tahakkuk ettirilmesine sebep olduğunun hesaplandığını belirtilmiştir. Bilirkişinin kök raporundan sonra dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre değerlendirme yaptığı ,bu sebeple kök ve ek raporundaki kanaatlerinin birbiriyle çelişkili olduğu şeklinde değerlendirme yapılmasının sözkonusu olmadığı ,bu sebeplerle bilirkişi ek raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiştir.

Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

KARA R

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 2.743,28 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 686,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.057,18 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/04/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1812, K. 2025/1092, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kara R
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1812
Karar No
2025/1092
Tarih
22 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1817 K.2025/682
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1818 K.2025/680
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1835 K.2025/656
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2024/1853 K.2025/360
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/1854 K.2025/576
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1858 K.2025/697

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.