KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/1833
- Karar no
- 2024/3329
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/12/2023
- Numarası
- 2022/482 E - 2023/821 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.282 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacının sağladığı internet, iletişim hizmeti ve alt yapı faaliyetleri çerçevesinde davalı ... TİC. A.Ş.‘nin talebi üzerine tarafların serbest iradeleri ile Abonelik Sözleşmesi/...
Ethernet Sözleşmesi ve Ekleri akdedildiğini ve davacı tarafından davalıya internet ve modem kullanım hizmeti sunulduğunu, davacı şirketin hizmet bedelini gösteren faturaları usulüne uygun olarak düzenleyerek davalı şirkete göndermesine rağmen borcunu ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının borcunu ödeme konusunda temerrüde düştüğünden İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ...
Esas sayılı dosyasından icra takibine başlandığını, davalı tarafından herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca, faize ve her türlü fer’ilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek itirazın iptaline, %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra-inkar ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olan davalı şirket ile davacı arasında 14.02.2018 tarihli Abonelik Sözleşmesi akdedildiğini ve sözleşmeye ek olarak müvekkili olan davalı şirket tarafından "Taksitli Modem Taahhütnamesi" imzalandığını, işbu Sözleşme'ye göre davalı şirket'e "...
FULLİMİTSİZ (24 Mbps'e kadar) (VDSL Modem Gerektirir)" aboneliği kurulduğunu, işbu sözleşme ve eklerinden doğan tüm borçların eksiksiz ve zamanında ödendiğini, sözleşme kapsamında tarafların karşılıklı olarak edimlerini ifa etmiş olduğundan davacının işbu sözleşme'ye dayalı hiçbir alacağı bulunmadığını, davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşme'ye dayalı tüm borçların ifa edildiğini, taraflar arasında başkaca bir borç ilişkisi de bulunmadığını, davaya konu edilen faturalar ile dayanak gösterilen sözleşmenin uyuşmadığını, dayanak sözleşme'de faturaya yansıyacak bedellerin kalem kalem gösterildiğini, aylık 247,3-TL tutarındaki ...
FULLLİMİTSİZ internet kullanım ücreti ile modem, IP, hazırlama ücreti ve erişim ücretinin de faturaya yansıtılması halinde aylık toplam ücret 411.3-TL'ye tekabül ettiğini, davacının düzenlediği faturaların ise aylık 6.258,25 TL, 6.157,50 TL ve 47.375,25-TL gibi fahiş rakamlar üzerinden olduğu ve davaya dayanak gösterilen sözleşme ile hiçbir bağlantısı olmadığının anlaşıldığını, davalı şirkete kesilen ceza bedeli faturasının hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın tek yanlı düzenlediği faturaların akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli olmadığını,
davacının haksız iddialarını kabul anlamına gelmemek ile birlikte somut olayda likit alacağın varlığında söz etmenin mümkün olmadığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... MTS sayılı takip dosyasında; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında. 0,11 TL.
3.644,42 TL, 8.771,12 TL, 47.219,88 TL, 96,93 TL, 233,44 TL , 1.275,10 TL , diğer asıl alacak kalemi olarak 28,77 TL , 69,13 TL, 380,32 TL , 0,01 TL ile geçmiş gün faizi olarak 189,51 TL, 456,10 TL, 2.455,44 TL olmak üzere toplam 64.820,28-TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takipte takip dayanağının ... numaralı hizmet aboneliği olarak gösterildiği,itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkeme, "Davacı tarafından 03/01/2023 tarihli dilekçe ekiyle 06/03/2018 tarihli ... İnt. Bağ. Ücret Kampanya Taahhütnamesi ve yine aynı tarihli ... İnt.
Başvuru Formu ve eki ile Abonelik sözleşmesi ve 06/03/2018 tarihli Protokolün dosyaya sunulduğu, sunulu belgeler kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ile 24 ay taahhütlü 14/02/2018 tarihli abonelik sözleşmesinin 13/02/2020 tarihinde sona erdiği, 24 ay taahhütlü 06/03/2018 tarihli abonelik sözleşmelerinin ise 05/03/2020 tarihinde sona erdiği, dosyada bu tarihten sonra 24 aylık yeni taahhüde ilişkin delil bulunmadığı,
yeni sözleşmenin şartları, aylık ödemeleri, davalıya taahhüt sonucu sağlanan indirim miktarları, sözleşmenin imzalanma tarihi ve sözleşmenin hangi tarihte ne sebeple fesih edildiği bilinmeden faturalarda gösterilen cezai giderlerin hesaplanamayacağının bildirildiği,
davacı tarafından her ne kadar taraflar arasında birden fazla sözleşme bulunduğu ve yerinde inceleme yapılarak ek rapor tanzim edilmesi talep edilmiş ise de "Delillerin Doğrudanlığı" ilkesi gereği sunulması tarafa külfet getirmeyeceği açık delillerin dava dosyasına ibrazı gerektiği, taraflar arasında birden fazla sözleşme bulunması iddia dayanağı delillerin ibrazından kaçınmayı haklı kılmayacağı,
mahkeme öninceleme duruşmasında davacı tarafa takibe konu faturalara ilişkin dayanak sözleşme başta olmak üzere dilekçelerinde dayanılan delillerin sunulması hususu müeyyidesi de ihtar edilmek suretiyle tebliğ edilmiş ise de davaya dayanak olduğu anlaşılan 2020 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz aylarına ilişkin ve "Kurumsal Ürünler Kampanyası" kapsamında 28/01/2021 taahhüt bitiş tarihli sözleşmesel ilişkiye dayanılarak davalı tarafa hizmet verildiğine yönelik somut bir delil sunulmadığı, öninceleme duruşmasının 20/12/2022 tarihinde gerçekleştiğinden yapılan ihtarat ve verilen sürenin deprem felaketi gerçekleşmesinden öncesine ilişkin olduğu,
bununla birlikte davacı vekilince 06/03/2023 tarihli dilekçeleri ile bilirkişi raporuna karşı itirazları ve ekinde bir kısım belge sunulduğu, Mahkememizce 11/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin 120 No'lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca yasal sürelerin durduğu dikkate alınarak davacı vekilinin 06/03/2023 tarihli dilekçe beyanları ve ekleri mahkememizce dikkate alınmış ise de dilekçe kapsamındaki itirazlar ve sunulu deliller incelendiğinde bir kısımının yine dava dilekçesi ekiyle de sunulan eklerin tekrarı niteliğinde olduğu ve ayrıca 06/03/2018 tarihli olduğu
anlaşılan ... Fiber Net Limitsiz ve 06/03/2018 tarihli ... Ethernet İnt. Ek Hizmet Talep/Dağ./İptal Formu sunulduğu görülmüş ise de yapılan bilirkişi incelemesi ile takibe konu alacağın taahhüt süresi sona eren 2018 tarihli sözleşmesel ilişki ile çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığının tespit edildiği,
davacı tarafından biten taahhüt süresinden sonra hizmetin verilmeye devam ettiğine yönelik dosya kapsamına somut delil sunulmadığı gibi davaya konu alacağın dayandığı faturaların diğer bir "Kurumsal Ürünler Kampanyası" kapsamında ücretlendirildiği anlaşılmakla süresi biten taahhüt dönem şartlarıyla da alacağın varlığının tespiti hususunda yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasının da dosyaya katkı sağlamayacağı anlaşıldığı, sunulu delillerin iddiaya konu alacağı ispata elverişli bulunmadığı gerekçesi ile;"Davanın REDDİNE" karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;
eksik inceleme ile karar verildiğini,bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılmadan eksik ve hatalı rapor düzenlendiğini,talep edilen bilgi ve belgelerin dosyaya sunulduğunu,iddia ve delillerin araştırılmadığını, karar gerekçesinin yetersiz olduğunu ve taleplerini karşılamadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, fatura alacağının tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibe yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatına yöneliktir.
İspat hususuna gelince. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.
Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür.Alınan bilirkişi raporunda, 24 ay taahhütlü 14/02/2018 tarihli abonelik sözleşmesinin 13/02/2020 tarihinde sona erdiği, 24 ay taahhütlü 06/03/2018 tarihli abonelik sözleşmelerinin ise 05/03/2020 tarihinde sona erdiği, dosyada bu tarihten sonra 24 aylık yeni taahhüde ilişkin delil bulunmadığı,
yeni sözleşmenin şartları, aylık ödemeleri, davalıya taahhüt sonucu sağlanan indirim miktarları, sözleşmenin imzalanma tarihi ve sözleşmenin hangi tarihte ne sebeple fesih edildiği bilinmeden faturalarda gösterilen cezai giderlerin hesaplanamayacağının bildirildiği görülmüştür.Daha sonra davacı tarafça istenen kayıtların sunulması için süre verildiği,
davaya dayanak yapılan 2020 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz aylarına ilişkin ve "Kurumsal Ürünler Kampanyası" kapsamında 28/01/2021 taahhüt bitiş tarihli sözleşmesel ilişkiye dayanılarak davalı tarafa hizmet verildiğine yönelik somut bir delil sunulmaması nedeniyle mahkemece ek rapor alınmadığı,davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla,ispat yükünün itirazın iptali davasında davacıda olduğu açıktır.Davacı birden fazla sözleşmeyi bildirmesine rağmen dayanak sözleşmeyi ibraz edemediğinden,ortada ön rapor sonrası tekrar bilirkişi raporu alınmasını gerektirir durumun bulunamadığı anlaşılmıştır.Davacı davasını
ispat edememiştir.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1833, K. 2024/3329, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama