KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2024
- Esas no
- 2024/2181
- Karar no
- 2024/2141
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/07/2024
- Numarası
- 2024/400 E -
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
756 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile. Borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosyada yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile asıl alacağa uygulanan %54,00 yıllık ( ve 6183 Sayılı Yasa gereği değişecek oranlar üzerinden) gecikme zammı, işbu gecikme zammına işbu gecikme faiz tutarına işleyecek %20 KDV (değişen oranlarda) ile birlikte takibin devamına, haksız ve mesnetsiz kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durduran borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine, davalı-borçluların mallarına tedbir amaçlı öncelikle teminatsız olarak , mahkeme aksi kanaatte ise teminat sunulmak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 30/07/2024 tarihli ara karar ile ; ekte sunulan tespit tutanaklarının tek taraflı olup tek başına alacağın varlığına delil olmayacağı, video kaydına dair bir sayaç ve kabloların göründüğü, ancak teknik inceleme ile bir değerlendirme yapılabileceği ,19/07/2024 tarihli ara kararda tahkikat aşamasında yeniden değerlendirme yapılabileceğinin belirtildiği, ancak henüz tahkikat aşamasına geçilmediği, davalı yanın sayaçlara müdahalesi olmadığını savunduğu, anılan gerekçeler ile bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, İhtiyati haciz isteyen vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; dava ile ilgili evrakın dosya içerisinde eklenmiş olup, mahkeme belgelerin ve yaklaşık ispat koşullarının meydana geldiğinin dikate alınmadığı, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının dayanağı ...
Seri Nolu 29.02.2024 Tarihli Kaçak /Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı ile bu tutanağa bağlı olarak düzenlenen 11.03.2024 son ödeme tarihli 210.842,27 TL. bedelli ve 11.03.2024 son ödeme tarihli 294.620,28 TL.bedelli fatura düzenlendiği,alacağın renihle temin edilmediği,borcun muaccel olduğu ,konu ile ilgili olarak ilk derece mahkemelerinin ve Bölge Adliye Mahkemesi 3.HD.'nin 2024/1780 Esas ve 2024/1875 Karar sayılı ilamı bulunduğu,ek istinaf dilekçesinde ise ,
mükerrer kaçak kullanım olduğu ,ek istinaf dilekçesi ekinde e bunların sunulduğu bu sebeplerle ara kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; derdest dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği,
alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.Davacı tarafça dosyaya mükerrer kaçak elektrik kullanımına ilişkin 3 adet tesbit tutanağı,video görüntüleri delil olarak sunulmuştur.Tutanakların davalı şirket hakkında tutulduğu, aralık 2021,mayıs 2022 ve 29/02/2024 tarihli olduğu,
son tutanakta sözleşmeli olarak kaçak elektrik kullanıldığı,diğer tutanakları ise sözleşmesiz elektrik kullanıldığı gerekçesiyle düzenlendiği,tutanak altında düzenleyen şirket görevlilerinin isim ve imzalarının bulunduğu,davalı veya temsilcileri olarak herhangi bir isim veya imza yer almadığı görülmektedir.İcra takip dosyasının Uyap suretinin incelenmesinde,
davalılar hakkında " ... nolu Sözleşme için 511.831,37 TL " şeklinde takip yapıldığı ,borçlular tarafından borcun kendilerine ait olmadığı gerekçesi ile itiraz edildiği görülmüştür.İTO kaydına göre,davalı gerçek kişi adına ticari işletme kaydı bulunmadığı anlaşılmaktadır.Dosyaya herhangi bir abonelik kaydı ibraz edilmemiş olup,son tutanakta hizmet numarası yazılmıştır.Diğer tutanaklarda bu kısım boş bırakılmıştır.Davaya konu tutanakların , bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde,
6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır.
Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Yapılan değerlendirmede; abonelik ve fiili kullanım durumlarının yargılamada tesbit edileceği, ,mevcut dosya kapsamına göre bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun her iki davalı yönünden de sağlanmadığı ,bu sebeple ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2181, K. 2024/2141, 9 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama