İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/2273 K.2025/158

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2024/2273Karar2025/158Tarih23 Ocak 2025Okuma12 dk · 2.486 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Ocak 2025
Esas no
2024/2273
Karar no
2025/158
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/05/2024
Numarası
2022/266 E - 2024/385 K
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.486 kelime·12 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, İzmir İli, Seferihisar İlçesinde kain, 30.04.2009 tarih ve ... Lisans numaralı Seferihisar ... santralinin sahibi olduğunu, davalı ile davacı firma arasında akt edilmiş 01.09.2015 tarihli; ... Anlaşması,...

Anlaşmalarının akt edildiğini, tüm bu süreçlerde davacı firmaya ait Seferihisar ... santralinin usule, yerleşik uygulamalara ve mevzuata uygun olarak yapıldığını, tamamlandığını ve geçici kabullerinin yapılarak aynı ilkeler doğrultusunda devreye alındığını, davacı firma hakkında ...- sayılı 14.10.2021 tarihli, ... Karar Sıra Nolu ve 14.10.2021 tarihli ... Karar Sıra Nolu ...Kurulu kararlarının davacı firmaya tebliğ edildiğini, 14.10.2021 tarihli... Karar Sıra Nolu ...

Kurulu kararı ile davacı firma hakkında verilen karar karşı taraflarınca Ankara ...

İdare Mahkemesi'nin 2021/2217 E. sayılı dosyası ile yürütmenin durdurulması talepli iptal davası açıldığını, yürütmenin durdurulması taleplerinin reddedildiğini, taraflarınca buna itiraz ettiklerini, 16.11.2021 tarihinde ise davalı ... tarafından ... fatura numaralı, 15.11.2021 tarihli ve 11.788.233,21 TL bedelli e fatura düzenlenerek davacı firmaya gönderildiğini ve bu e - faturada geçmişe dönük düzeltme geliri açıklamasına karşılık gelen KDV dahill olmak üzere toplam 11.748.502,09 TL, EPDK Kurul kararı doğrultusunda bedel, faiz ve KDV talep edildiğinin görüldüğünü, EPDK’ nın 14.10.2021 tarihli ...

Karar Sıra Nolu kararına istinaden davalı tarafça tanzim edilen; ... fatura numaralı, 15.11.2021 tarihli ve 11.788.233,21 TL bedelli e faturanın davacı şirkete elektronik sistem üzerinden gönderilmiş olup e faturanın geçmişe dönük düzeltme geliri açıklamasına karşılık gelen 9.956.357,70 TL + 1.792.144,39 KDV olmak üzere 11.748.502,09 TL'lik kısmının davacı firmadan 23.11.2021 tarihinde tahsil edildiğini, ... tarafından davacıdan tahsil edilen geriye dönük yekdem gelirlerinin, davacı firmadan faizi ile talep ve tahsil edildiğini, Ankara ...

İdare Mahkemesi' nin ... E. sayılı dosyasından yürütmenin durdurulması talebinin reddine yönelik verilen karara itirazları üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi ...

YD İtiraz sayılı 19.01.2022 tarihli kararı ile itiraz isteminin reddine karar verildiğini, bu karar ile davalı ...' a 04.02.2022 tarihli başvuru yapılarak davacıdan tahsil edilen 11.748.502,09 TL bedelin ödeme günü olan 23.11.2021 tarihinden itibaren faizi ile davacının firmaya iadesi talep edildiğini, ... tarafından tahsilat yapılırken davacı firmaya faiz uygulanmış olmasına rağmen 24.02.2022 tarihinde davacı firmaya 11.742.231,60 TL olarak eksik ve faizsiz iade yapıldığını, bu iade bedelin, ... tarafından davacıya her ay düzenlenen ödeme kalemlerini de içeren 15.02.2022 tarihli ... fatura numaralı fatura içeriğinde gösterildiğini,

ayrıca ... fatura numaralı, 15.11.2021 tarihli ve 11.788.233,21 TL bedelli e faturanın iptali için İstanbul .... İdare Mahkemesi' nin 2021/1917 E. Sayılı dosyası ile iptal davası açılmış olup davanın halen derdest olduğunu, İstanbul ....

İdare Mahkemesi' nin 2021/1917 E. Sayılı dosyasından 08.04.2022 tarihinde yürütmenin durdurulması talebinin kabulüne karar verildiğini, davacı firmanın davalıdan talep edilen 11.748.502,09 TL bedeli ödemek için kredi kullanmak zorunda kaldığını, ancak davacı firmanın bu fahiş bedeli ödeyecek miktarda kredi limiti bulunmadığından davacı firma grup firmalarından ... A.Ş. ... Bankası A.Ş.

Nezdinde ... borçlu cari hesabı ile kredi kullandığını, davacı firmaya ödediğini ve ...'a ödemenin bu kredi ile ödenebildiğini, kredi ödemelerinin davacı firma tarafından yapılmadığını, ... Bankası tarafından 11.748.502,09 TL bedelin ödenebilmesi amacıyla çekilen kredi için.

23.11.2021-13.12.2021 tarihleri arasında % 18,50, 14.12.2021-26.12.2021 tarihleri arasında % 19,25, 27.12.2021-30.12.2021 tarihleri arasında % 21,25, 31.12.2021-03.01.2022 tarihleri arasında % 23,25, 04.01.2022 tarihinden itibaren % 29 faiz ödemek zorunda bırakıldığını, davacı firmanın söz konusu haksız ödeme için hem ...'a hem de kredi ödemeleri için ...

Bankası A.Ş.'ye fahiş faiz ödemeleri yapmak zorunda kaldığını, firmanın haksız ödemek zorunda bırakıldığı 11.748.502,09 TL' yi ödeyebilmek için büyük maddi kayıplar yaşadığını, ... tarafından davacı firmaya 24.02.2022 tarihinde iade edilen bedelin 11.742.231,60 TL olduğunu, ... tarafından davacının ödediği bedelin 6.270,49 TL eksik olarak iade edildiğini, bedelin eksik ve faizler eklenmeksizin iade edilmesi sebebi ile davalı ... aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibin başladığını, davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu,

icra takibinden önce davalı...' a gönderilen ihtarname ile alacağın faizi ile iade edilmesinin talep edildiğini ve ...'ın temerrüte düştüğünü, takibe konu alacak likit olup davacı firma lehine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek ...sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, müvekkil firma lehine % 20' den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

dava konusu talebin dinlenebilir nitelikte olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının zarar iddiasının idari yargıda iptal davalarına konu olmuş işlemlerden kaynaklanmadığını ve yargılama süreçlerinin halen devam ettiğini, davacının idari işlemden kaynaklandığını ifade ettiği zarar talebini idari yargıda tam yargı davası açarak ileri sürmesi gerekirken davacı şirkete karşı icra takibi yapmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının alacak talebinin konusunu oluşturan faiz zararı iddiasının dava dışı EPDK'nın Kurul kararına dayandığını,

davalı şirketin Elektrik Piyasasında Faaliyette bulunan lisans sahibi şirketleri yani piyasa katılımcılarını buluşturan platformu işleten aracı bir tüzel kişilik, bir borsa olduğunu, elektrik alıp satmadığını, davacı gibi piyasa katılımcılarının ticaretinin bir tarafı olmadığını, taraflar arasındaki piyasa katılım anlaşmasında davacı elektrik piyasası dengeleme ve uzlaştırma yönetmeliği ve yekdem yönetmelik hükümleri başta olmak üzere tüm yasal prosedür ve kurallara EPDK kurul kararlarına uymayı kabul ettiğini, EPDK kurul kararlarının gerek davalı şirket gerekse davacı açısından bağlayıcı idari işlemler olup,

davalı şirketin bu kararlardan ayrı ve bağımsız hareket etme hak ve yetkisinin bulunmadığını, davacı şirket işleminin bir idari işlem olan EPDK Kurul kararının uygulanmasından ibaret bir işlem olup davacının uğradığını iddia ettiği faiz zararında davalı şirkete bir kusur isnadının hukuken mümkün olmadığını, çünkü 14/10/2021 tarih ve ... sayılı EPDK Kurul kararının alınmasına davacının lisans hükümlerine aykırı davranarak kendisi sebebiyet verdiğini, davacı lisansında izin verilenin üzerinde, hukuka aykırı olarak üretim yaptığını ve bunu avantajlı fiyatların olduğu yekdem mekanizmasından satarak haksız menfaat elde ettiğini,

davacının faiz talebinin bir zarar talebi olup, bu zarar iddiasının davalı şirketin eylem ve işleminden değil EPDK'nın 14/10/2021 tarih ve ... sayılı kurul kararından kaynaklandığını, illiyet bağının bulunmamasından ötürü, davacı taleplerinin muhatabının davalı şirket olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ifade etmek gerekir ki davacının zarar talep ve iddialarını 14/10/2021 tarih ve ... sayılı kararı tesis eden idareye yöneltmesi gerektiğini, davacı tarafından düzenlenmiş 15.02.2022 tarihli faturada açıkça görüleceği üzere davacının EPDK Kurul kararı sonucu ödediği 11.748.502,09 TL GDDK kalemi tutarının kendisine geri ödendiğini,

davalı şirketin davacının iddia ettiği gibi bir temerrüt halinin söz konusu olmadığını, davalı şirketin itirazında haklı olup, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ortada bir zarar varsa bu zarara davacı lisans hükümlerine aykırı faaliyeti ile kendisinin sebebiyet verdiğini, ve davacının dilekçesinde zararına sebep olarak gösterdiği idari işlemin EPDK'nın işlemi olduğunu, davalı şirketin davacının uğradığını iddia ettiği faiz zararından mesul tutulayacağını,

davacı şirkete karşı takip başlatmakta haksız olduğundan İcra İflas Kanunu m.67/2 hükmü uyarınca davalı şirket lehine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazmınatına hükmedilmesini talep ettiklerini, davacının alacağının likit olduğu iddiasının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işbu davanın konusunun davacının faiz zararının tazmini iddiasına dayanan bir alacak talebine ilişkin olup, alacağın gerçekliği ve miktarı tartışmalı ve belirsiz olduğunu,

bu koşullarda likit bir alacaktan bahsedilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek dava dilekçesi ekinde sundukları Yargıtay içtihadları dikkate alınarak dava konusu talep dinlenebilir nitelikte olmadığından davanın reddine, Mahkememiz aksi kanaatte ise Hukuk Muhakameleri Kanunu madde 165/f.1 hükmü uyarınca Ankara .... İdare Mahkemesi 2021/2217 E. Sayılı dosyası ile İstanbul ...

İdare Mahkemesi'nde görülen iptal davalarının bekletici mesele yapılmasına, ispat olunamayan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının davalı şirkete karşı takip başlatmakta haksız olduğundan İcra İflas Kanunu m.67/2 hükmü uyarınca davacının davalı şirkete % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme,"Somut olayda, davacı, davalının bir tasarrufu, kararı, işlemi sebebiyle ödeme yapmamıştır.

Ayrı bir tüzel kişiliği olan dava dışı EPDK'nın aldığı karar sebebiyle davalıya ödeme yapmıştır. Alınan bu karar davalının değil, dava dışı EPDK'nın bir kararı olduğuna göre, davalı tahsilat yapmakta iyi niyetlidir. TBL 79/2. maddesi kıyasen uygulandığında, iyi niyetli davalının faiz ve zarar ödeme yükümü yoktur.

Dava konusu takipte istenen 856.233,28 TL faiz ve zarara münhasır olduğundan, takiple bağlılık ilkesi gereği ve yukarıda izah edilen gerekçe ile davanın reddi"gerektiği gerekçesi ile;"Davacının davasının REDDİNE" karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;

davacı firmanın haksız ödemek zorunda bırakıldığı 11.748.502,09 TL' yi ödeyebilmek için büyük maddi kayıplar yaşadığını,halen fahiş faiz ile kredi ödemeye mecbur kaldığını,davalının müvekkili firmadan faizi ile tahsil ettiği bedeli faizsiz ve aylar sonra iade ettiğini,bu bedelin müvekkili firmadan haksız ve hakkaniyetsiz şekilde tahsil edildiğinin kesinleşmiş yargı kararı ile sabit olduğun,bu sebeple müvekkili firmadan haksız ve hakkaniyetsiz şekilde tahsil edilen fahiş bedel sebebi ile müvekkili firmanın uğramış olduğu zararların davalı tarafça ödenmesi gerektiğini,davacının bu bedeli,

icra ve bağlantı sözleşmesinin sonlandırılacağı tehdidi altında kısa zamanda ödemek zorunda bırakıldığı ve bu bedeli temin edebilmek için Bankaya fahiş faiz borçlandığını,... tarafından davacı firmaya 24.02.2022 tarihinde iade edilen bedel 11.742.231,60 TL olup, ... tarafından müvekkilinin ödediği bedelin 6.270,49 TL eksik olarak iade edildiğini,davalı firmaya, bedelin eksik ve faizler eklenmeksizin iade edilmesi sebebi ile davalı .... aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibin başlanıldığını,ancak takibe itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu ve sonrası itirazın iptaline dair bu davanın açıldığını,mahkeme karar gerekçesinde,

müvekkilinden haksız talep edilen bedeli EPDK tarafından verilen karar sebebi ile davalının tahsil ettiği, kendi karar ve inisiyatifi ile bu bedeli tahsil ettiği ifade edilerek zarara sebebiyet veren olmadığı ifadesi ile davanın reddine karar verildiğini, ancak; göz ardı edilmemesi gereken ana unsur; tahsilatı yapan ...' ın söz konusu bedeli aylarca uhdesinde bulundurduğu, kullandığı,

gelir elde ettiğini, ... ile EPDK arasındaki iç ilişki ve rücu ilişkisi huzurdaki davada müvekkili firmayı bağlayacağından, ... tarafından tahsil edilen bu haksız bedel iade edilirken bedelin davacıya faizsiz, müvekkili firmaya uğratılan zarar eklenmeksizin ve eksik şekilde ödenmesi talimatını EPDK davalıya verdi ise, davalı, EPDK ya karşı rücu mekanizmasını işletebileceğini,ancak EPDK ile davalı arasındaki bu iç ilişki gerekçe gösterilerek müvekkilinden haksız bedel tahsilatını yapan davalının iade ettiği parayı eksik, faizsiz ve uğrattığı zarardan sorumlu olamayacağından bahsedilemeyeceğini,

tahsilatı yapmayan ve parayı tahsil edip uhdesinde kullanmayan kurum aleyhine dava açılması mümkün olmayıp huzurdaki davanın muhatabının davalı firma olduğunu, davalı firmaca müvekkilinden tahsil edilen ve aylarca müvekkilinin nemalarından mahrum bırakıldığı bedel 11.748.502,09 TL olmakla, bu bedelin aylarca davalı elinde kalması sebebi ile davacının faiz ve getirilerinden mahrum bırakıldığını, hatta ve hatta davalı firmanın aylarca 11.748.502,09 TL bedelin nemalarından faydalanarak gelir elde ettiğini,davalının sebepsiz zenginleştiğini,bu bedelin davacıdan haksız ve hakkaniyetsiz şekilde tahsil edildiğinin Ankara ...

İdare Mahkemesi' nin 2022/2571 E. 2022/2257 K.Sayılı kesinleşmiş kararı ile sabit olduğunu, davacı firmadan haksız ve hakkaniyetsiz şekilde tahsil edilen fahiş bedel sebebi ile davacı firmanın uğramış olduğu gerçek zararların hesaplanması ile davalı tarafça ödenmesi gerektiğini,davacı bu bedeli,

icra ve bağlantı sözleşmesinin sonlandırılacağı tehdidi altında kısa zamanda ödemek zorunda bırakılmış ve bu bedeli temin edebilmek için Bankaya fahiş faiz borçlandığını,davacı tarafından davalı ...' a 04.02.2022 tarihli başvuru yapılarak müvekkilinden 23.11.2021 tarihinde tahsil edilen 11.748.502,09 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren faizi ile müvekkili firmaya iadesi talep edilmiş ise de, ... tarafından tahsilat yapılırken müvekkili firmaya faiz uygulanmış olmasına rağmen 24.02.2022 tarihinde müvekkil firmaya 11.742.231,60 TL olarak eksik ve faizsiz iade yapıldığını,...,

tek yanlı EPDK kurul kararının uygulayıcısı olan bir özel hukuk tüzel kişisi olup, tahsil edilen bedel, EPDK' nın değil ...' ın kasasına girerek kullanıldığını,bu bedeli tahsil eden EPDK olsa idi,talep İdari yargıda EPDK' ya yönelik bir talep olacak iken,

bedeli ...' ın tahsil etmesi sebebi ile...'ın sorumluluğunda olduğunu,tek yanlı İdari İşlemlerin hatalı uygulanması sebebi ile iade hallerinde ise tahsil edenin bu bedeli faiz ve diğer zarar kalemleri ile ödenmesi gerektiğinin Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarına yansıdığını,ayrıca,... tarafından tahsil edilen bu yüklü bedel aylarca... uhdesinde kalmış ve kullanıldığından,talebin idari işlemin haklılığı ya da haksızlığı olmadığını, davacının faiz ve ferileri ile tahsil ettiği bedeli faiz ve ferileri olmaksızın,

eksik iade etmesi ve haksız tahsil etmesi sebebi ile uğranılan zarar istemine ilişkin olduğunu,hali hazırda hukuka aykırı olduğu sabit olan idari işlem ile haksız yere tahsiline karar verilen bedelin iadesine karar verilmesinin dava konusu olmadığını,

ayrıca eksik ödenen bedel de davacının zararı niteliğinde olup yerel mahkeme tarafından davacıya eksik ödenen bedelin takibe konu zarar kalemlerinden sayılamayacağını beyan etmesinin kabul edilemeyeceğini,mahkeme tarafından yaptırılan bilirkişi incelemeleri neticesinde de kök ve ek raporlarda müvekkili tarafından yapılan ödemenin davalı ... tarafından müvekkiline eksik iade edildiği ve müvekkilinin zarara uğramış olduğu tespit edilmiş olmakla,

davalı ... aleyhine dava konusu ... sayılı dosyası ile icra takibin başlanılmasında haklı olduğunun ortaya çıktığını,davalının EPDK kurul kararını uygularken müvekkili firmayı kendi eylemi ile zarara uğrattığını belirterek,davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre.

Dava,davacıdan haksız alındığı ileri sürülen bedelin iadesi sonrası faiz ve BSMV tutarının tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.... sayılı takip dosyasında,davacı alacaklı tarafından davalılar hakkında, EPDK'nın 14.10.2021 tarih ve ... karar sıra nolu ve aynı tarihli ... karar sıra numaralı işlemleri gereği davalıya 23.11.2021 tarihinde ödenen 11.748.502,09 TL'nin kademeli faiz BSMV bedeli olarak belirtilen 856.233,28 TLnin tahsiline yönelik ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu görülmüştür.Davacı tarafından,

anılan bu EPDK kararlarına istinaden 11.748.502,09 TL'nin 23.11.2021 tarihinde davalıya ödendiği, bilahere Ankara BİM 8. İdari Dava Dairesi'nin 19.01.2022 tarih ve 2022/31 YD kararı ile bu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, bu yürütmeyi durdurma kararına istinaden tahsil edilen paranın 11.742.231,60 TL'lik kısmının 24.02.2022 tarihinde davalı tarafından davacıya iade edildiği ,bu arada yargılama sırasında Ankara ...

İdare Mahkemesi' nin 2022/2571 E. 2022/2257 K.Sayılı kararının Danıştay ...

Dairesi'nin 2023/2002 E-2023/3701 K sayılı kararı ile de onanarak kesinleştiği,buna göre kesinleşen idare mahkemesi kararı kapsamında davacıdan yapılan bu tahsilatın haksız olduğu açıklığa kavuşmuştur.Davacı tarafça 04.02.2022 tarihli dilekçe ile davalıdan ile 30 gün içerisinde ödeme yapılmasının talep edildiği,davalının ise süresi içinde 24.02.2022 günü (takip konusu yapılmayan 11.748.502,09 TL-11.742.231,60 TL = 6.270,49 TL hariç) iade yaptığı belirlenmiştir.Buna karşın davacının davaya dayanak icra takibinde eksik ödendiğini ileri sürdüğü 6.270,49 TL nın tahsilini talep etmediği,sadece EPDK'nın 14.10.2021 tarih ve 10494-41 karar sıra nolu

ve aynı tarihli ... karar sıra numaralı işlemleri gereği davalıya 23.11.2021 tarihinde ödenen 11.748.502,09 TL'nin kademeli faiz BSMV bedeli olarak belirtilen 856.233,28 TLnin tahsilini istediği anlaşılmakla,eksik ödendiği ileri sürülen tutar itirazın iptali davasında icra takibine konu edilmediğinden bu davada ayrıca değerlendirilemeyecektir.Davacıdan davalının tahsil ettiği tutar EPDK kararlarına istinaden davalı ... tarafından tahsil edilmiştir.İadesi de yine aynı şekilde gerçekleşmiştir.Bu doğrultuda davalı ... tarafından Epdk kararı doğrultusunda tahsil edilen tutarın iadesine karar verilmekle,davalının ileri sürdüğü eksik ödeme takip

konusu yapılmadığından itirazın iptali davasında istenemeyeceğinden,faiz tutarının ise paranın geri istenildiği 04.02.2022 tarihli dilekçe gereği davalıdan ile 30 gün içerisinde ödeme yapılmasının talep edilmesi ile davalı tarafça bu süre içinde 24.02.2022 günü (takip konusu yapılmayan 11.748.502,09 TL-11.742.231,60 TL = 6.270,49 TL hariç) 11.742.231,60 TL iade yapıldığı gözetilerek davalının temerrüde düşmediği ,ayrıca idari karar gereği alınan bu bedelin iadesi sonrası idari karar alan konumunda olmayan davalı yönünden tahsil ve iade edilen bedel açısından faiz işletilerek ödeme yapılmasının gerekmediği açıktır.

O halde mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

KARA R

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce,

SONUÇ / HÜKÜM

temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

23/01/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2273, K. 2025/158, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kara R
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2273
Karar No
2025/158
Tarih
23 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/2278 K.2025/30
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/2280 K.2025/71
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/2281 K.2025/45
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/2283 K.2025/150
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/2286 K.2025/38
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/2287 K.2025/20

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.