KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/2435
- Karar no
- 2025/1173
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/06/2024
- Numarası
- 2023/500 E - 2024/357 K
- Davanın konusu
- Sözleşmenin Uyarlanması
Karar Metni
1.498 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin, ...
Gaziosmanpaşa/İstanbul adresinde bulunan işyerini taşımak için 01.07.2023 başlangıç tarihli kira kontratı ile ... (belediye tarafından dükkan numarası değiştirilmiş olup davalı kayıtlarında numara :... olarak gözükmektedir) Esenyurt/İstanbul adresinde bulunan taşınmazı kiraladığını, müvekkilinin Esenyurt'ta kiraladığı işyerine taşındığını ve yeni makineler aldığını,Elektrik aboneliği yaptırmak ve elektriğini açtırmak için davalıya müracaat ettiğini,
davalı tarafından bahse konu adreste daha önce ki abonenin kaçak elektrik kullandığı ve cezası bulunduğu gerekçesi ile abonelik yapamayacaklarını ve elektrik açamayacaklarını müvekkili şirkete ilettiklerini, müvekkili tarafından kiralanan işyerinde daha önceki kiracının kaçak elektrik cezası nedeniyle müvekkiline abonelik yapmayarak ve elektrik bağlanmayarak müvekkilinin mağdur edildiğini, daha önce ki kiracının borcu ve durumunun müvekkili şirketi bağlayan bir durum olmadığını, davalının elektrik bağlatılabilecek tek kurum olduğunu, müvekkili şirketin, tekstil işi yapmakta olup elektriğin açılmaması nedeniyle şuanda çalışamadığını,
Müvekkilin, işyerine elektrik bağlanmadığından iş yapamadığını ve telafisi güç büyük maddi ve manevi zararlara uğradığını, Bu durumun devam etmesi durumunda müvekkilinin iflas etme tehlikesi bulunduğunu, öncelikle tedbir kararı verilerek müvekkili şirketin kiracısı olduğu mecurda elektriksiz kalması her yönden telafisi güç maddi ve manevi büyük zararlara sebep olacağından işyerinde elektriğin açılmasını,
davalarının kabulü ile mecura elektrik bağlanması ve elektrik aboneliğinin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;uyuşmazlık konusu kullanım yerinde önceki kullanıcı veya kullanıcılar tarafından gerçekleştirilmiş olduğu gibi kullanım yerinin önceki dönemdeki bir kullanıcısı ile hukuki ve/veya fiili hiçbir bağı da bulunması sebebiyle herhangi bir anlaşma yapılmadığını, şirketin bu şekilde önce alacağı var ise onu tahsil edip,eski sözleşmesi sonlandırıp,yeni bir sözleşme yapılması gerektiğini,
müvekkilinin alacağını alabilmek adına ve zaman kaybetmemek açısından yapması gereken bir durum olduğunu, dava açılmasında hiç bir hukuki yarar bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;"Somut olayda; davacıdan önce abonelik tesis edilmiş dava dışı kişi hakkında abonesiz kaçak elektrik kullanmaktan dolayı düzenlenen 28.07.2010 tarihli tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen borcun ödenmesi üzerine abonelik sözleşmesi yapıldığı, sonrasında ise davacının delil olarak sunduğu kira sözleşmesi ile,
söz konusu adresi iş yeri olarak kiraladığı ancak Elektrik aboneliği yaptırmak ve elektriğini açtırmak için davalıya müracaat ettiği, davalı tarafından bahse konu adreste daha önce ki abonenin kaçak elektrik kullandığı ve cezası bulunduğu gerekçesi ile abonelik yapamayacaklarını ve elektrik açamayacaklarını müvekkil şirkete ilettikleri anlaşılmaktadır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre de elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği 'nde kullanım yerinin önceki dönemdeki kullanıcısı tarafından, önceki döneme ait ödenmeyen borçlarının yeni kullanıcıdan/aboneden tahsil edileceğine dair herhangi bir ibare bulunmadığı gibi, tüketicinin ödenmeyen borcunun önceki tüketiciden tahsil edileceği ve bu Yönetmelik hükümleri uyarınca gerekli olan bilgi ve belgelerin sunulması kaydıyla, yeni başvuru sahibiyle perakende satış sözleşmesi düzenlenmesi gerektiği açıkça belirtilmiş ve diğer yandan;
davacı şirketin, kullanım yerinin önceki dönemdeki bir kullanıcısı ile hukuki ve/veya fiili bağı bulunduğuna dair davalı elektrik şirketi tarafından dava dosyasına sunulmuş herhangi somut belge bulunmadığından davacı ile davalı arasında oluşan muarazanın giderilmesine yönelik davanın kabulü ile davalının (davacı tarafın yargılama esnasında HMK 124 gereği taraf değişikliği yaparak davaya karar başlığından yazan davalıya yönelttiği dikkate alınarak) davacıyla dava konusu adreste abonelik sözleşmesi imzalamamak suretiyle oluşturdukları muarazanın meni şeklinde aşağıdaki esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. " gerekçeleriyle1-Davanın KABULÜ
ile davalının davacıyla dava konusu ... (belediye tarafından dükkan numarası değiştirilmiş olup yeni 422/4) esenyurt/İSTANBUL adresinde abonelik sözleşmesi imzalamamak suretiyle oluşturdukları muarazaların men'ine, 2-Dava devamında verilen tedbirin, hüküm kesinleşene dek devamına, karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı... vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;
davada taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkili olduğundan, yetkili mahkeme Büyükçekmece Mahkemeleri olduğunu, muarazanın giderilmesinde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, talebin muhatabının ...
A.Ş. olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı ... ve ... vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;
kuruma yapılan herhangi bir başvuru bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, eski abonenin borçları nedeniyle abonelik sözleşmesi yapılmama suretiyle ortaya çıkar muarazanını giderilmesi talebine ilişkindir.Davacı,
kiraladığı yeni işyerinde elektrik aboneliği talebinin önceki abonenin kaçak elektrik kullanması ve borçları nedeniyle yapılmadığını ileri sürmektedir.Davalı ... ise kullanım yerindeki önceki kullanıcılarla bağ bulunması nedeniyle anlaşma yapılmadığını şirket uygulaması gereği önce alacağı var ise onu tahsil edip,eski sözleşmesi sonlandırıp, yeni bir sözleşme yapılması yönünde olduğunu savunmaktadır.Davacı tarafça dava başlangıçta sadece ... aleyhine açılmıştır.Yargılanın devamı sırasında 12.09.2023 günlü oturumda talep eden vekilinin HMK 124. maddesi uyarınca tarafta değişiklik talebinin kabulü ile ...
AŞ'yi davalı olarak göstermek ve usule uygun dilekçeyi sunmak üzere davacı vekiline 1 haftalık süre verilmesine karar verilerek ... davaya taraf olarak eklenmiştir. Gerekçeli karar başlığında davalı olarak ...'ın yer aldığı, bilahare tashih şerhi ile davalının... olarak düzeltilmesine karar verildiği görülmüştür.
Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Bkz. Baki Kuru- Ramazan Arslan- Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231).Bu nedenle davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani bir davada taraf olabilmek için, ya hakiki şahıs; ya da hükmi şahıs olmak gerekir.
Zira taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Bkz. Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C.
I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s. 288 ).Öte yandan, HMK.’nun “Tarafta iradi değişiklik” başlıklı 124. maddesinde, bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile olanaklı olduğu bildirildikten sonra, ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği isteminin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa,
hakimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği istemini kabul edebileceği açıklanmıştır.Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi raporunda,"Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 'nde kullanım yerinin önceki dönemdeki kullanıcısı tarafından, önceki döneme ait ödenmeyen borçlarının yeni kullanıcıdan/aboneden tahsil edileceğine dair herhangi bir ibare bulunmadığı gibi, tüketicinin ödenmeyen borcunun önceki tüketiciden tahsil edileceğinin ve bu yönetmelik hükümleri uyarınca gerekli olan bilgi ve belgelerin sunulması kaydıyla,
yeni başvuru sahibiyle perakende satış sözleşmesi düzenlenmesi gerektiğinin açıkça belirtildiği, Davalı elektrik şirketi tarafından, Davacı şirketin, kullanım yerinin önceki dönemdeki bir kullanıcısı ile hukuki ve/veya fiili bağı bulunduğuna dair de dava dosyasına herhangi bir somut belge sunulmadığı, Davalı elektrik şirketinin, davacı şirketle sözleşme yapmamasının sadece başka bir kullanıcını/abonenin elektrik kullanımından kaynaklanan geçmiş dönem borcunu, yeni sözleşme yapmak isteyen kullanıcıdan, keyfi olarak tahsil etmek istemesinden kaynaklandığı,
abonelik sözleşmesinin nasıl yapılacağının, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 'nde açıkça belirtildiği, Davalı elektrik şirketi tarafından, eski abonenin borcunun davacı tarafından ödenmemesi nedeniyle, sözleşme yapılmaması ve elektrik sağlanmamasının, dava tarihinde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 'ne (Eskisi Elektrik Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği) tamamen aykırı bir durum olduğu,
eski elektrik borçlarının yeni abonelik talep edenden veya yeni aboneden talep edilemeyeceğinin Yargıtay kararları ve Yargıtay içtihatlarında da açıkça belirtildiği" yönünde görüş bildirmiştir.Üretici ve perakende satış lisansı sahibi satıcı/ dağıtıcı şirketi: Elektrik Piyasası Yasası kapsamında uygun düzenlenmiş Yönetmeliklere göre dağıtım sistemine bağlı olan tüketiciler ile serbest tüketiciler ile bağlantı anlaşması ve abonelik sözleşmesi yapmak zorundadır.
Eğer, satıcı/dağıtıcı şirket abonelik sözleşmesi tesisine yanaşmaz ise muarazanın giderilmesi davası açılabilecektir.Hukuk Genel Kurulu'nun 29.09.2004 gün ve 2004/13-417 E.- 2004/442 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; muarazanın men'i (çekişmenin önlenmesi) davaları, usul hukuku anlamında tespit değil, eda davası niteliğindedir.
Zira, bu tür davalarda, hem bir muarazanın varlığının tespiti ve hem de onun men'i talep edilir.Kaldı ki, Hukuk Genel Kurulu'nun 17.03.2010 gün ve 2010/3-119 E. 2010/159 K. sayılı ilamında da; bir sözleşmenin devamı sırasında taraflardan biri tarafından muaraza(çekişme) çıkarılması halinde de, diğer tarafın kendisine zarar verebilecek nitelikteki bu duruma son vermek, hukuki durumunu tereddüt içinde olmaktan kurtarmak için tespit davası açmasında hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir.
Somut olayda, abone bağlantı anlaşması, dağıtım şebekesinin müşterinin talebi üzerine binasına bağlanması için yapılacak olan servis hattının yapımıyla ilgili dağıtım şirketi ile müşteri arasında imzalanan anlaşma olduğu, bağlantı anlaşmasının davalı ... ile yapılması gerektiği, dağıtım hattının elverişli hale getirilmesi ve kamu güvenliğinin sağlanması tehlike sorumluluğu açısından dağıtım şirketinin görevleri arasında olduğu tartışmasızdır.Bu haliyle bağlantı anlaşmasının ... ile yapılmadan ...'ın abonelik sözleşmesi yapamayacağı,
HMK'nın 124 maddesi kapsamında taraf değişikliği yapılması koşulları somut olayda gerçekleşmediği halde taraf değişikliği yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
Buna göre, taraf değişikliği koşulları oluşmadığından mahkemesince davaya davalı ... yönünden devam edilerek davacının abonelik başvurusuna ilişkin evrakların... ve ...'tan istenilerek başvuruya cevap verilip verilmediğinin saptanması, gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınması ve bağlantı anlaması yapılmaması suretiyle muarazanını doğmasına neden olunup olunmadığının tartışılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi için davalının istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince karar kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2435, K. 2025/1173, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama