KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/2956
- Karar no
- 2024/2831
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/08/2024
- Numarası
- 2024/602 E
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
941 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kayseri'de faaliyet gösteren Mercedes marka araçların tamir ve onarımları noktasında yetkili servisi iken 11.04.2023 tarihinde ... plakalı aracın kaza yapması sebebiyle müvekkili firmaya kazadan kaynaklı hasarın onarımı için getirildiğini, müvekkilinin hasar onarımını yaptığını, aracın hasarının onarımı için davalı sigorta şirketi tarafından yetkilendirilmiş .....
Şti. irtibat kurulduğunu, araca ilişkin .... numaralı hasar dosyası açıldığını, onarım yapılmadan önce aracın ruhsatı, şoförün kimlik ve ehliyeti, olay yeri görgü görgü tespit tutanağı, kaza fotoğrafları gibi tüm belgeler sunulduğunu, 19.04.2023 tarihinde .... Şti.
Tarafından evraklarda bir sıkıntı olmadığı belirtilerek onarıma başlanmasının uygun olduğunun bildirildiğini, ancak sigorta şirketi tarafından, onarım işlemleri yapılıp onarım faturası kesiline kadar talep edilmeyen ve hasar tazmini için gerekli evraklardan olmayan aracın şoförü ile şoförün işverenine ilişkin belgelerin talep edildiğini, 26.01.2024 tarihinde gerekli olmasa da ilgili evraklar da gönderilmesine rağmen onarım hizmetinin ücretin yine ödenmediğini, Davalı ...
A.Ş.'nin aracının onarımı yapılmasına onarım hizmetinin bedelini ödemediğini, Davalı ... A.Ş. de söz konusu hasarın tazmininden kasko sigorta poliçesi doğrultusunda sorumlu olduğunu, hasar onarımının davalılar tarafından ödenmemesi sebebiyle ....
Sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını ileri sürerek Davalı/borçluların borçlu olduğunun tespiti ile davalılar tarafından .... sayılı dosyasına yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazların iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, alacağın bu aşamada yaklaşık olarak ispatlandığından ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından.
"Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin alacağın varlığı yargılamayı gerektiriyor olması, yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği" gerekçeleriyle talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; borcun ödenmesi için yapılan resmi ve gayriresmi taleplerin neticesiz kalması, müvekkilinin alacağının rehinle temin edilmemiş ve vadesinin geçmiş olması sebepleriyle ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava, araç tamir bedeli olarak düzenlenen faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile ihtiyati haciz talebine ilişkindir.Davacı, aracın tamir edildiğini faturaya itiraz edilmediğini, alacağın muaccel olduğunu ileri sürmektedir. İstinafa gelen uyuşmazlık ise, ihtiyati haciz kararının kaldırılması koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1.
Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir.
Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.
Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.
Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.
Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması
gerektiği kabul edilmiştir. Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3.
Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir.
Salt fatura düzenlenmesi fatura içeriği malın teslim edildiği/hizmetin verildiğinin ispatı için yeterli olmayıp, bir alacağın varlığının başka delillerle alacaklı tarafından kanıtlanması gerekir.Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından aleyhine ihtiyati haciz istenen davalı aleyhine eser sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili istemine ilişkin talepte düzenlenen faturanın hizmetin verildiğini kanıtlamaya tek başına yeterli olmadığı,
alacak ve miktarını yargılamayı gerektirdiği anlaşılmaktadır.Davacı, davalı-borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia ve delil de sunmadığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. vd maddeleri gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gözetilerek talebin reddine karar verilmesi isabetlidir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin değerlendirilmesi bakımından yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2956, K. 2024/2831, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama