KÜNYE
T.C. Konya Bam 4. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2982
- Karar No
- 2024/4044
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
Karar Metni
1.306 kelime·7 dk okuma·19 bölüm
4. Hukuk Dairesi
DOSYA NO
KARAR NO
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/04/2024
NUMARASI
Esas - Karar
DAVACI : ... -... -
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI
... -... - ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 02/10/2024
İSTİNAF KARARI YAZIM
TARİHİ : 10/10/2024
Taraflar arasındaki davada Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) ve Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi özetle.
Müvekkilin 2017 model Ford Transit aracı satın almadan önce Konya/Bozkır'da bulunan davalı eksper firmasından eksper raporu almış ekteki rapor verildiğini, rapordan sonra 260.000 TL'si ....'ın hesabına kalan 320.000 TL'si ise ....'ın kardeşinin hesabına gönderildiğini, verilen rapora güvenilerek aracı aldığını, ancak müvekkilin Erzurum'a geldiğinde aracı tekrar expere sunmuş ve .... firmasının raporundan farklı bir rapor alındığını, iş bu rapordan sonra,
müvekkilinin aracı satıcıya geri iade ettiği ve aldığı fiyattan daha aşağı bir fiyata sattığını, hem satıcıya hem davalı eksper firmasına ihtarname gönderildiği ve ardından her ikisine karşı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, müvekkilinin otoexperim tarafından bilerek verilen yanlış rapor doğrultusunda mağdur olduğunu, yolda yaptığı yakıt, otobüs, tren bileti gibi ulaşım masrafları, konaklama masrafları, noter harç ve masrafları, eksper masrafları gibi ödemeler yaptığını, ancak exper firmasının bilerek ya da ağır ihmali sonucunda vermiş olduğu bu hatalı eksper raporu ile müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu,
müvekkilinin otoexperim tarafından gerçekleştirilen exper sonucuna göre uğramış olduğu zararın mevduatlara uygulanan en yüksek faizden düşük olmamak üzere yasal faiziyle tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 05.01.2024 tarih ve 2... Esas 2.... Karar sayılı ilamı ile"... Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararı gereğince "Konya Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresi Konya İlinin mülki sınırları" olarak belirlenmiş olup işbu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verilmiştir. Görev kurallarının kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiğinden ve yukarıdaki içtihatlar kapsamında dava dosyasının görevli ve yetkili Konya Asliye Ticaret Mahkemesine" karar verilmiştir.
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/04/2024 tarih ve 2... Esas 2...
Karar sayılı ilamıyla; "...Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK'nın 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği,
HMK'nın 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nın 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği, davacı yanın tacir olduğu eldeki davanın da alacak davası olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK.4.maddesinde tahdidi olarak sayılan dava türlerinden olmadığı,
TTK.4.5. maddeleri gereğince mahkememizin görevli olmadığı" gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilerek olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
Dava ayıplı hizmet iddiasına dayalı tazminat davasıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' nun 09.03.2016 tarih 2014/13-1023 E. 2016/294 K. Sayılı ilamında da belirtildiği gibi ;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1 maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerektiği, taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemeyeceği, ticari davaların, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olarak üç gruba ayrıldığı,
a-Mutlak ticari davaların, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olduğu, mutlak ticari davaların TTK' nın 4/1.
Maddesinde bentler halinde sayıldığı, bunların yanında kooperatifler kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davaların da bulunduğu, bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartların aranmadığı, TTK' nun 4/1 bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesinin yeterli olduğu, bu davaların kanun gereği ticari dava sayılan davalar olduğu,
b-Nispi ticari davaların, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olduğu, TTK 4/1 maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafıda tacir olan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için hem iki tarafın ticari işletmesi ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gerektiği, bu şartların birlikte bulunmadıkça uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari sayılması davanın ticari dava olması için yeterli olmadığı,
ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK' nun 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyeceği, TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davaların haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediği, hal böyle olunca işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmeyeceği,
c-Yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalar
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgisi olması TTK' da yeterli görülmüştür.
Ticaret mahkemelerinin görevini düzenleyen TTK'nın 5/1: "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." demiştir. Bir davanın, ticari dava olup olmadığı TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir.
Bu bağlamda bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafının ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahutta açılan davanın TTK'nın 4. maddesinde 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmesi ile ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Mutlak ticari davalar tarafların tacir olup olmadıklarına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. TTK'nın 4/1 maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Nispi ticari davalar ise ticari işletmesi ile ilgili olup her iki tarafın da tacir olduğu davalardır.
Bunun istisnası ise TTK'nın 4/1-son maddede "yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale ve vedia gibi sözleşmelerden doğan davalarla, fikri ve sinai haklara ilişkin davalar da ticari davalardır" şeklinde belirtilmiştir.
Yukarıda anlatılanlara göre; açılan davanın ayıplı hizmet iddiasına dayalı tazminat istemi olduğu, tarafların her ikisinin birden tacir sıfatını taşımadığı dolayısıyla nispi ticari dava olmadığı gibi TTK'nın 4.maddesi kapsamında mutlak ticari dava olmadığı anlaşıldığından işbu davanın 6100 sayılı HMK 1-20. Maddeleri ve TTK 4-5.maddeleri uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2982, K. 2024/4044, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama