KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Esas no
- 2025/32
- Karar no
- 2025/54
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/11/2024
- Numarası
- 2024/585 Esas
- Davanın konusu
- Menfi Tesbit
Karar Metni
1.618 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/354 Değişik İş sayılı dosyasında İhtiyati tedbir isteyen vekili dilekçesinde özetle;müvekkilinin "... Mah. ... Cad. No... Küçükçekmece İstanbul" adresinde faaliyet gösterdiğini, ...
A.Ş. tarafından gerçekleştirilen kontroller neticesinde müvekkili şirketin mevzuata aykırı bir şekilde elektrik kullandığının tespit edildiğinin iddia edildiğini, 06/08/2024 tarihli kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanak doğrultusunda 3.786.651,70-TL ve 2.953.921.30-TL olmak üzere toplam 6.740.573,00-TL tutarlı fatura tanzim edildiğini, bu faturaların henüz müvekkiline tebliğ edilmediğini ancak gelen mesaj ile tutarlardan haberdar olunduğunu, karşı tarafın 09/08/2024 tarihinde herhangi bir yasal dayanağı bulunmamasına rağmen müvekkili şirkete sunulan elektrik hizmetini durdurduğunu,
müvekkili şirketin kesilen elektrik sebebiyle faaliyetlerine devam edemez hale geldiğini, karşı taraf şirket tarafından gerçekleştirilen iş ve işlemlerin yasaya, usule, içtihada aykırı olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir şekilde kaçak kullanım yapmadığını, dolayısıyla açılacak menfi tespit davası ve bu davadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması gerekmesi sebebiyle, gecikmesinde sakınca olacağını ve ileride telafisi imkansız zararlara sebebiyet verecek olması nedeniyle tedbir verilmesi talepli işbu davanın ikame edilmesinin zaruri olduğunu,
müvekkili şirkete söz konusu kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağının tebliğ edilmediğini ve imzalatılmadığını, söz konusu cezaya ilişkin olarak müvekkili şirkete direkt olarak herhangi bir tebligat yapılmadığını, tutanağı müvekkili şirket yetkilisi tarafından kolluktan talep etmesi üzerine bir örneğinin teslim edildiğini, tutanak içeriğine ve tutanaklardaki tespitlerin aleyhe olan kısımlarını kabul etmediklerini,
düzenlenen Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım tutanağında da "EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. Madde 1/b bendine göre ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale edilerek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiği tespit edilmiştir.'' denildiğini, akabinde ise düzenleyen sıfatı ile tutanakta bir kısım davalı çalışanları tarafından imza atıldığını ancak tutanağın en altında bulunan "abone kullanıcı veya temsilcisi" kısmı ibaresinin bulunduğu alana şirket yetkilileri veya görevlileri tarafından imza atılmadığı ve boş bırakıldığı net olarak görüldüğünü,
bu durumda tutanağın müvekkili şirkete bildirilmediği ve tespit anında hiçbir şekilde müvekkili şirket tarafından imza altına alınmadığı hususunun ortada olduğunu, tutanağın en altında yer alan "NOT" bölümünde "3 nüsha olarak düzenlenen bu belgenin bir nüshası ilgilisine verilecektir. abonenin/kullanıcının veya temsilcinin imzadan imtina etmesi halinde söz konusu husus bu tutanakta belirtilir." denildiğini, müvekkili hakkında düzenlenen tutanak hiçbir şekilde müvekkili şirket veya yetkililerinden birine imzalatılmadığını ve teslim edilmediğini,
imzadan imtina edilmesi gibi bir hususun tutanaklarda belirtilmemiş olmasının da yalnızca görevliler tarafından tutanakların müvekkili şirketten bağımsız ve habersiz bir şekilde tutulduğunu gösterdiğini, tutanakta tespite ilişkin yasal dayanak olarak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m. 42/1-B gösterildiğini ancak bu yönetmeliğe ve bu kapsamda düzenlenen diğer yönetmelik hükümlerine bakıldığında söz konusu tutanağın tanzim usulüne ilişkin olarak hiçbir düzenleme bulunmadığını,
kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespitinin en az iki personel tarafından mahallinde yapılacak araştırma ve soruşturma sonucu bir tutanakla tespit edilmesi gerektiği, tutanağın 3 suret olarak hazırlanacağı ve ilgilinin de imzası alınarak bir suretin ilgilisine bırakılacağı kabul gördüğünü, şirket yetkilileri tarafından tarafından talep edilene kadar tanzim edilen cezadan hiçbir şekilde müvekkili şirketin haberdar edilmemesi,
kendisine herhangi bir şekilde tebligat yapılmaması ve tutanağın kendisine imzalatılmış bir suretinin teslim edilmemesinin açık bir şekilde müvekkili şirketin denetleyebilme imkanının ve savunma hakkının kısıtlandığını, tutanağın usule aykırı bir şekilde tutulduğunu gösterdiğini, karşı taraf şirket tarafından kaçak elektrik kullanımı ile ilgili yapılan tespit ile ilgili somut herhangi bir delil bulunmadığı halde herhangi bir bilgi verilmeden elektrik enerjisinin kesildiğini, kabul anlamına gelmemek ile birlikte, müvekkili şirketin yan komşusu olan dava dışı ...
San ve Tic. Ltd.
Şti. isimli şirketin elektrik aboneliği bulunmadığını, elektrik aboneliği ile ilgili başvuru aşamasında olduğunu, bu süreçte dava dışı şirketin mallarının bozulmaması için müvekkilin sayacından 2 adet 16'lık ve 35'lik antigron kablo çekildiğini, müvekkilinin sayacından geçmek ve sayaçtan geçtiği için de ücreti ödenmek suretiyle 2 aylık bir süre için müvekkilin bilgisi dışında kullanılan hat bulunduğunu, dava dışı ... isimli şirketin yetkilisinin kollukta verdiği ifade ile de bu hususu kabul ettiğini, söz konusu tespitten sonra dava dışı ...
San. Ve Tic. Ltd.
Şti. ile ilgili olarak da 06/08/2024 tarihli ... seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağının düzenlendiğini, bu tutanak doğrultusunda 2.953.921.30-TL tutarlı fatura tanzim edildiğini, davalı kurum dava dışı şirketin kullandığı abonesiz elektrik kullanımına ilişkin dava dışı şirketinde kabulünde olduğu üzere işlem yapıldığını ve dava dışı şirket aleyhine kaçak bedeli tahakkuk ettirdiğini ancak müvekkilinin herhangi bir kaçak kullanmamış olması,
kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin sayacından geçmek ve bedeli ödenmek suretiyle dava dışı şirkete sağlanan elektrik enerjisi sağlanmasının kaçak kullanım olarak kabul edilmesi halinde bile, aynı kaçak kullanım iddiasına ilişkin hem müvekkili şirket aleyhine hem de dava dışı şirket aleyhine iki defa kaçak kullanım bedeli tahakkuk edildiğini, müvekkili aleyhine ayrıca dava dışı şirketten farklı olarak 3.786.651,70-TL başkaca bir bedel daha tahakkuk ettirildiğini, öncelikle kaçak kullanım olduğu varsayılsa bile bu hususun kabulünde de olduğu gibi dava dışı şirketin sorumluluğunda olması gerektiğini,
müvekkilinin sorumlu tutulması halinde kaçak miktarı, süresi ve hesaplanması yönetmeliğe aykırı bir şekilde yapıldığını, karşı taraf kurumun hem kaçak kullanım tespiti hem de hesaplama ve faturalama aşamasında yasal mevzuata aykırı ve kötü niyetli bir şekilde işlem yapıldığını, yapılan elektrik kesintisi sebebiyle müvekkili şirketin, faaliyetlerini tamamen durdurmak zorunda kaldığını, açılacak menfi tespit davası yargılaması sonucunda karşı taraf lehine bir hüküm tesis edilmesi faraziyesinde dahi yapılan bu elektrik kesme işlemi karşı tarafın aleyhine sonuç doğuracağını,
faaliyetleri elektrik kesintisi sebebiyle tamamen sekteye uğrayan müvekkilinin yargılama sonucunda haksız çıkması halinde borcunu ödeyebilecek imkana sahip olmayacağını, müvekkilin haklı çıkması durumunda yıllar boyunca gerçekleştirmediği bir kaçak kullanım iddiasından ötürü faaliyetlerini durdurmuş olacağını, karşı taraf şirket tarafından kesilen elektrik hizmetinin yargılama sonuçlanınca kadar teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise mahkemenin uygun göreceği şekilde teminatlı olarak elektrik enerjisinin yargılama boyunca kesilmemesi, kesilmiş olan enerjinin tekrar verilmesi,
bu kararın iş bu davaya konu kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tanzim edilen cezalar yönünden geçerli olması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 12/08/2024 tarihli karar ile.
İhtiyati tedbir isteyen vekilinin ihtiyati tedbir talebinin tedbire konu borcunun toplamı olan 6.740.573,00-TL üzerinden sınırlı olmak üzere, HMK’nun 87. maddesine göre 6.740.573,00-TL'nin %20'si olan 1.348.114,60-TL oranında teminatın ihtiyati tedbir talep eden tarafça nakit veya kesin ve süresiz banka teminatı olarak yatırılması kaydıyla, tedbir talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir isteyen ... San. Ve Tic. Ltd.
Şti'nin ticari işletmesi olan ... hizmet noktası numaralı, fatura adresi ... Mah. ... Cad. No:...
Küçükçekmece İstanbul adresindeki aboneliğine istinaden elektriğinin kesilmemesi ve kesilen elektriğin yeniden sağlanması yönünde tedbir kararı verilmesine, İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık HMK 392 maddesi gereğince talep eden tarafından borcun %20'si oranında 1.348.114,60-TL nakdi teminat yatırılmasına veya aynı miktarda bankadan kesin ve süresiz teminat mektubu sunmasına, şeklinde karar verilmiştir.
Sözkonusu karara itiraz edilmesi üzerine ,asıl davanın açılmış olduğu İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2024/608 Esas sayılı dosyasındaitirazın değerlendirilmesi sonucunda, mahkemece 14/11/2024 tarihli ara karar ile ,dava konusu alacağın varlık ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan tutanağa dayalı olarak tanzim edilen faturalardan elektrik kesilmesinin ticari hayatın devamlılığına olumsuz etki edeceği göz önünde bulundurularak tedbirin ölçülük ilkesi kapsamında alınan bir önlem olduğu gözetilerek ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen kararı,asıl dosya davalısı ... vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle;İstanbul 19. ATM 2024/354 D.iş sayılı dosyası ile davalı yanın elektriğinin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verildiği, tedbire itirazlarının İstanbul 16. ATM 2024/608 E sayılı dosyasının 28.11.2024 tarihli ara kararı ile reddedilmiş ve tedbirin devamına karar verilmiş olduğu, ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığı, kaçak elektrik tespit anında müvekkili kurum yetkililerince sayaca yapılan müdahale ve kaçak elektrik tüketiminin mevcudiyetinin varlığını ispatlamak amacıyla video kaydı bulunduğu,
ilgili video kaydı ile zaten halihazırda aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olan kaçak elektrik zaptında yapılan tespitlerin açıkça ortaya konduğu, EPTHY mevzuatı gereğince müvekkili kurumun ilgili kullanım yerinde elektrik kesintisi uygulamasında hukuka aykırılık bulunmamadığı, davalının harici hat çekmek suretiyle çıkar elde etmeye çalıştığı, müvekkili kurum tarafından işbu kaçak kullanım neticesinde davacı tarafa tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedellerinin yönetmeliğin ilgili maddeleri titizlikle uygulanmak suretiyle hesaplanmış olduğu,
mahkemece takdir edilen teminatın yetersiz olduğu beyanla, İlgili tedbir kararının kaldırılması talep edilmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; asıl ve birleşen dava , itirazın iptali ve menfi tesbit talebine ilişkindir.
Mahkemece istinafa konu kararda ; kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan tutanağa dayalı olarak tanzim edilen faturalardan elektrik kesilmesinin ticari hayatın devamlılığına olumsuz etki edeceği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Mahkemece öngörülen teminat davacı tarafça süresinde yatırılmıştır.
Dava ve talebin niteliğine göre ; somut olayda davacının menfi tespit talebine ilişkin asıl talebi yönünden uyuşmazlık yargılamaya muhtaç durumda olup, davanın henüz devam ettiği,davacının yargılamada kaçak tutanağının aksinin isbatı yönünden delil sunma imkanının bulunduğu , dava konusu yerin işyeri vasfında olması ve işyeri faaliyetinin devamı yönünden, elektriğin kesilmesi halinde ciddi bir zararın doğacağı hususunda yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, elektriğinin kesilmesinin , tedbir talep eden açısından telafisi zor ya da imkansızlık halinin bulunması karşısında ,somut olayda HMK.
389 ve devamı maddelerde düzenlenen ihtiyati tedbir karar verilmesi için gerekli şartların mevcut olduğu anlaşılmakla , tedbir kararı verilmesinde ve bu gerekçelerle itirazın reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu tedbir ile ilgili olarak, davacı taraftan yeterli teminat da alınmış olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararın mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/32, K. 2025/54, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama