KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/579
- Karar no
- 2025/2375
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/11/2024
- Numarası
- 2023/195 E - 2024/669 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
2.715 kelime·14 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Müvekkilinin davalı kurum ile yaptığı abonelik sözleşmesi gereği, adına kayıtlı olan ... no’lu tesisatla uzun süredir enerji kullandığını, davalı kurum çalışanlarının uzaktan okuma ... sistemi ile okuma yaptıklarını,- sayaca müdahale mümkün olmadığı halde- sayacın manyetik alan etkisinde kalarak eksik okuma yaptığından bahisle 133.806.00 TL ceza kestiklerini, henüz fatura tebliğ edilmeden elektrik enerjisinin kesildiğini, şirketin iki gün- dür çalışamaz durumda olduğunu, günde sekiz saat çalışan iş yeri 21 saat çalışıyormuş gibi hesaplama yapıldığını beyanla;
öncelikle 133.806,00 TL'lik kaçak elektrik faturası nedeniyle elektrik kesme işleminin dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasını, müvekkilinin iş bu faturadan kaynak- lanan talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile, şimdilik 10.000.00 TL itibariyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... hizmet numaralı mahalde, 03.10.2019 tarihinde kaçak kontrol ekiplerine yapılan kontrolde tüketicinin sayacın gövdesine elektronik devre kullanarak manyetik alan oluşturup sayacın kayıt yapmasını engellemek suretiyle kaçak enerji tüketimi yaptığının tespit edildiğini, kaçak kullanım şekli "nitelikli ve profesyonelce yapılmış bir kaçak kullanım" şekli olup davacı adına ... seri numaralı tutanağın düzenlendiğini,bilahare bu tutanağa istinaden ekte hesaplama bilgileri verilen 68.988.84-TL kaçak ve 64.817.32-TL kaçak ek tahakkuku tanzim edildiğini,
Tahakkukun kaçak ve kaçak ek tahakkuk olarak iki kalemden oluştuğunu, kaçak kalemi hesaplanırken , hesaplama aralığını zabıt tarihi ile son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahal- linde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süre kadar kaçak kalemi tarih çarpanının hesaplanması,
kalan kısmı da 360 gün toplama ulaşılabilecek şekilde kaçak ek tarifesinden tahakkuk ettirilmesinin gerektiğini, ancak mahal ... okumaya tabi olup, her ay mahalde fiili olarak okuma yapılmadığını, uzaktan okuma yapıldığını, bu durumda kaçak kullanımın 1 yıldan fazla olduğunu,Kaçak kalemi hesap aralığının mevzuatta belirtildiği gibi "90 günü geçemeyeceğini" , geri kalan 360 güne tamamlanacak süre için kaçak ek tahakkuk bedeli hesaplanacağını,Yapılan inceleme sonucunda yukarıda belirtilen nedenler ile tanzim edilen kaçak tespit tutanaklarında ve tahakkuk bilgilerinde hata bulunmadığını,Menfi tespit koşullarının oluşmadığını,
ayrıca davasının kısmi dava olarak açılamaya- cağını beyanla davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi'nce: DAVANIN KABULÜ ile, birleşen davacının İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı icra dosyasına konu 133.806,00 TL'lik faturaların 99.134,10 TL kısmı miktar kadar davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde;Menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağını,Ayrıca davacı taraf işbu davada borcu olmadığını veyahut kaçak elektrik kullanımı yapmadığını iddia etmiş olsa da, davacının kaçak elektrik kullanımının tüm dosya içeriği ile sabit olduğunu,
davacının aksi yönde delil sunmadığını,Mahkemece alınan 01.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda her ne kadar " 2 ad 20 kw’lık dalgıç pompası aynı anda çalışamayacağından ve de 360 gün boyunca her gün 21 saat çalışma mümkün olma- dığı ancak yönetmelik gereği doğru tespit edilmiş “ihtilafsız dönem her gün 17.38 kw çalıştığı kabul edilerek (yönetmelik gereği dosyaya sunulmuş KW / TL bazındaki tüketim ekstresinden “Tesisat endeks dökümü” günlük tüketim ortalaması gündüz 17.38 kwh alınarak hesaplama yapıldığından kurumunda her hangi bir zararının söz konusu olmadığı." kanaatine varılmış ve ek raporda da işbu kanaatlerinin değişmediği belirtilmişse
de, Kaçak tespiti yapılan tüketim noktasında sayaç okuma işleminin ... sistemince sa- yaç fiziki olarak kontrol edilmeden ve uzaktan yapıldığını, öncesinde de herhangi bir sebep ile son 3 ay içerisinde kesme açma mühürleme sayaç değişikliği gibi işlem yapılmadığından kaçak tüketim süresinin 90 gün olarak hesaplanmasının gerektiğini, Dosya kapsamında alınan raporunda, mahaldeki okuma değil, ... okuma tarihi dikkate alınarak 01.10.2019-03.10.2019 tarihleri arasındaki 2 gün k olarak kabul edildiğini, Gelinen aşamada, işbu hatalı mevzuat yorumu sebebiyle;
kaçak kullanım süresinin hesabında ... sisteminde uzaktan yapılan okuma işlem tarihinin mi, yoksa mahallinde personel tarafından yapılan işlem tarihinin mi esas alınması gerektiği hususunda Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan görüş alındığını,EPDK'nın E-44831307-110.03.01-997004 sayılı görüş yazısında;"...
Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre ise Yönetmeliğin 45 inci maddesinde;-Son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme- bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi,
sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süre olarak belirlenmiştir ve bu sürenin 90 günü geçemeyeceği düzenleme altına alınmıştır.Yukarıda değinildiği üzere sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bul- guya rastlanılması ile başlayan kaçak tespit süreci sayaç incelemesi ile devam etmekte olup alınan sayaç raporu ile kesinleşmekte ve gerekli hesaplamalar yapılmaktadır.Bilindiği üzere dağıtım şirketlerinin Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği çerçevesinde sayaç- ların kurulumu, bakımı, işletilmesi,
okunması hizmetlerini yürütme hak ve yükümlülüklerine sahiptir. Söz konusu hak ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi, olası bir kaçak elektrik kullanımının dağıtım şirketi tara- fından fark edilme olasılığını yükseltmesi göz önüne alınarak kaçak elektrik tüketim hesabında dikkate alınacak süreler son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesmebağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde yapılan işlemlerle sınırlı tutulmuştur.
Diğer taraftan günümüz teknolojik koşulları kapsamında sayaç verilerinin otomatik olarak uzaktan okunabilmesi, verilerin merkezi bir sisteme aktarılması, doğrulanması, eksik verilerin doldurulması, verilerin saklanması ve ilgili taraflara istenen formatta sunulması amacıyla, ... ve dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından kurulacak olan ve gerekli yazılım, donanım ve iletişim altyapısını kapsayan sistem olarak tanımlanmış olan ... kullanımı söz konusu olmaktadır. ... çerçevesinde yapılan sayaç okumalarının,
fiziken sayaç mahallinde yapılmaması nedeniyle sayaca müdahale tespitine sınır olarak getirilmiş işlemler arasında yer almamaktadır.
Dolayısıyla söz konusu düzenleme, yerinde yapılan sayaç okumasını kapsamakta olup dağıtım şirketi personelinin zaten sayaç mahalline gitmediği ... gibi uzaktan okumaları kapsamamaktadır." şeklinde görüş bildirildiğini,Bilirkişi kurulunun söz konusu madde metnini hatalı yorumlaması nedeniyle , süre yönünden hatalı bir sonuca varıldığını, Ayrıca Tespit esnasında belirtilen cihazların aynı anda kullanılamayacağı belirtilmiş olsa da bilirkişi tarafından referans alınan dönemde sayaç demant bilgilerinin yaklaşık her ay 50 kW - 52 kW olarak ölçüm yapıldığından üç cihazında aynı anda kullanıldığının anlaşıldığını,
EPTH.Y. nin kaçak tüketim miktarı hesaplamasında kaçak tespit tarihi sonrasında tüketimlerin referans alınması gerektiği yönünde bir yönteminin bulunmadığını,Söz konusu raporda her ne kadar kaçak elektrik kullanımının davalı yanca gerçek- leştirildiği kesinlik kazanmışsa da, kaçak elektrik kullanım bedeli hususunda hatalı hesaplama yapıldığını,Mahkemece farklı bilirkişilerden alınan raporlar arasında açık çelişki bulunduğunu, bu çelişkinin davanın maddi gerçeğe uygun şekilde çözümlenmesini zorlaştırdığını ve hükme esas alınacak bilirkişi raporunun güvenilirliğini tartışmalı hale getirdiğini,
bu durumun ortadan kaldırıl- ması için ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi heyetinden yeniden inceleme yapılmasının gerek- tiğini, kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava; elektrik borcundan kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.
1.Kısmi dava ile ilgili olarak;Dava konusu olayda, davalı taraf, HMK 109/2 maddesindeki "Talep konusunun miktarı, taraf- lar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz." şeklindeki hükme dayanarak dava türüne itiraz etmektedir.Yargıtay 3. HD'nin 2020/2651 E- 2020/3672 K. Nolu 04.03.2025 tarihli ilamında;Kural olarak alacaklı, alacağının tümü için dava açmak zorunda olmayıp, alacağının belli bir bölümünü dava konusu yapabilir.
Zira; hiç kimse kendi lehine olan davayı (tam dava) açmaya zorla- namaz. (HMK m.24/2) Bu bağlamda davacının alacağının şimdilik belli bir kesimi için açtığı davaya, kısmi dava denilir. Kısmi dava 6100 sayılı HMK’nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında.
“Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir” denilmiştir.Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden (mesela, ödünç veya satış sözleşmesinden) doğmuş olması ve bu (aynı hukuki ilişkiden doğan) alacağın şimdilik bir kesiminin dava edilmesi gerekir.Dava konusu alacak, bir alacağın belli bir kesimi değil (bilakis bağımsız bir alacak) ise, o zaman dava, kısmi dava olarak nitelendirilemez.Davacının davasını açıkça kısmi dava olarak nitelendirmesi zorunlu değildir.
Davacının kısmi dava mı yoksa tam dava mı açtığı, dava dilekçesinden (talep neticesinden) anlaşılır. Davacı, dava sebebi olarak gösterdiği vakıalardan doğan alacağının tümünü mü, yoksa yalnız bir kesimini mi istediğini açıkça bildir- melidir. (m.119, 1/ğ). Aksi halde, yani davacı alacağının yalnız bir kesimi için dava açtığını bildirmemiş ise, dava, kısmi dava değil tam dava sayılır.Hukukumuzda kısmi dava açılması mümkündür.
(HMK m.109) Bundan başka, kısmi davanın mümkün olması, hiç kimsenin kendi lehine olan davayı (yani tam dava) açmaya zorlanamayacağı kuralına (HMK m.24) da uygundur. Borçlar Hukuku bakımından da, alacaklının alacağının bir kısmını istemesine (dava etmesine) bir engel yoktur. (TBK m.84).Şu halde, alacaklı, alacağının tümü için dava açmak zorunda olmayıp, alacağının şimdilik belli bir kısmını dava konusu yapabilir.
Ancak, alacaklının böyle bir kısmi dava açmada korunmaya değer (meşru) bir hukuki yararının bulunması gerekir.Kısmi davanın açılması mümkün olan hallerde davacının, yargılama giderlerinden tasarruf etmek için, kısmi dava açmasında korunmaya değer (meşru) bir hukuki yararı vardır.
Buna karşılık, bir alacağın (keyfen) küçük parçalara bölünerek, her parça için ayrı ayrı dava açılmasında, korunmaya değer bir hukuki yarar yoktur.Davacının, alacağını küçük parçalara bölerek her parça için ayrı kısmi dava açmasında korun- maya değer bir hukuki yararı olmadığı gibi, böyle bir davranışı hakkın kötüye kullanılması olarak da nitelen- dirilebilir.
(TMK.m.2) Bu nedenle, bu şekildeki kısmi davaların, esasına girilmeden, caiz (mesmu) olmadık- larından dolayı reddi gerekir (Prof. Dr. B. Kuru Medeni Usul Hukuku 23. Baskı Ank. 2012, sh. 277-278).Kısmi dava açabilmesi için alacaklının bu davayı açmada korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması şarttır. Hukuki yarar; dava konusuna ilişkin dava şartlarından olup; dava açıldığı anda var olmalıdır.
Mahkemece, esas hakkındaki incelemeye geçilmeden önce; talep sahibinin bu hususta hukuki yararının bulunup bulunmadığına bakılmalı, hukuki yarar varsa talebin esasının incelenmesine geçilmelidir. " denilmiştir.Kaldı ki, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 109/2.maddesi ,işbu dava açılmadan önce, 1.4.2015 tarih 6644 sayılı kanun 'un 4 md. İle yürürlükten kaldırılmış olup, dava tarihi itibariyle, kısmi dava açılmasında usul ve kanuna bir aykırılık bulunmamaktadır.2.
Esasa ilişkin olarak;A.) Kaçak Kullanım Olgusu:Dosya kapsamından,Davalı ... çalışanları tarafından ,davacının kullanımında bulunan,"... Mh. Fatih Cd. ...
Üstü, TEM yanı,lastikçi yanı" adresinde "su kuyusu" olarak faaliyet gösteren dava konusu mahalde, 03.10.2019 tarihinde yapılan kontrolde tüketicinin "sayacın gövdesine elektronik devre kullanarak manyetik alan oluşturup sayacın kayıt yapmasını engellemek suretiyle kaçak enerji tüketimi yaptığı"nın tespiti üzerine davacı adına ... seri numaralı tutanağın düzenlendiği, tespit anında davacının mahalde hazır bulunduğu,
ancak imzadan imtina ettiği, ayrıca tespit anının video görüntüsü ile kayıt altına alındığı anlaşılmaktadır.Davacının sayaca müdahale suretiyle elektrik kullandığı mahkemece aldırılan bilirkişi raporları ile de tespit edilmiş olup ,bu şekilde elektrik kullanımı ,tutanak tarihindeki 30.05.2018 tarihli EPTHY'nin 42/1-c maddesinde yer alan "kaçak kullanım" tanımına uymaktadır.b.)Tahsili gereken alacak;Davalı ... tarafından dava konusu tutanağa istinaden 68.988.84-TL kaçak ve 64.817.32-TL kaçak ek tahakkuku tanzim edilmiştir.Mahkemece atanan bilirkişi kurulunca ibraz edilen raporda,
bilirkişiler hesaplamalarını kaçak kullanım süresi yönünden tesisattaki son okunan tarihi ile tutanak tarihi arasındaki süreyi esas alarak yapmış, bu rapor hükme esas alınmıştır.Davalı, tesisatın ... sistemi ile uzaktan okunduğunu, kaçak tespitinden önceki en son yapılan işlemin de uzaktan yapılmış sayaç okuma işlemi olduğunu, personelin mahallinde okuma yapmadığını,bu nedenle süre yönünden belirleyici bir işlem olmadığını,müvekkili ... tarafından EPDK'dan görüş sorulduğunda ,bu yönde görüş bildirildiğini,
bilirkişi kurulunun hesaplamalarının hatalı tespitler içerdiğini iddia etmektedir.Davalının istinaf dilekçesi ekinde dosyaya sunulan EPDK Elektrik Piyasası Daire Başkanlığı'nın ...
Dağıtım Anonim Şirketi'ne cevaben kaleme aldığı 30.05.2018 tarih ve 30346 sayili Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin m.45/1-c hükmünde yer alan düzenlemenin uygulanmasına dair görüşünde;İlgide kayıtlı 18.10.2024 tarihli ve O sayılı yazı ile Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönet- meliği (Yönetmelik)'nin “kaçak Elektrik Enerjisi Tüketim Miktarının Hesaplanmasında Ve Faturalanmasında Esas Alınacak Süre” başlıklı 45 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde düzenleme altına alınmış olan “c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde;
son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.” hükmüne ilişkin olarak Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (...) vasıtasıyla yapılan sayaç okumalarının bahse konu bent kapsamındaki değerlendirilmesine ilişkin olarak uygulamada,
bilhassa bilirkişi raporlarında farklı değerlendirmelerin bulunduğundan bahsedilerek konunun açıklığa kavuşturulması hususunda Kurum görüşümüz talep edilmektedir.Bilindiği üzere Yönetmeliğin 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında pera- kende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüke- timin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek,
mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketimi kaçak elektrik tüketimi olarak değerlendirilmektedir.1.Bu kapsamda sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastla- nılması halinde Yönetmeliğin 43 üncü maddesi doğrultusunda;- Sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile mevcut sayaç incelemeye alınır.
Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-6” da yer alan bilgilerin tamamını içeren sayaç değiştirme tutanağı düzenlenir ve bu tutanağın bir örneği kullanım yerine bırakılır. İletişim bilgilerinin bulunması halinde tüke- ticiler kısa mesajla bilgilendirilir.
Ayrıca yedinci fikra kapsamında sayaçlar seri numaraları görülecek şekilde fotoğraflanır.-İnceleme sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğini laboratuvar raporu ile tespiti halinde EK-5'te yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir.- Laboratuvar raporu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve ödeme bildirimi beraber tüketiciye bildi- rilir ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir.2.
Bu doğrultuda kaçak elektrik tüketim miktar hesaplanması ise Yönetmeliğin 44 üncü maddesi çerçevesinde;- Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre,-Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre yapılır.Doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın;a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60'ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW,
diğerlerinde 5 kW”nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak,b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW'nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre, hesaplanır.
Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesap- lanarak tespit edilir.3. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre ise Yönetmeliğin 45 inci maddesinde;-Son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme- bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi,
sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süre olarak belirlenmiştir ve bu sürenin 90 günü geçemeyeceği düzenleme altına alınmıştır.Yukarıda değinildiği üzere sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması ile başlayan kaçak tespit süreci sayaç incelemesi ile devam etmekte olup alınan sayaç raporu ile kesinleşmekte ve gerekli hesaplamalar yapılmaktadır.Bilindiği üzere dağıtım şirketlerinin Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği çerçevesinde sayaç- ların kurulumu, bakımı, işletilmesi,
okunması hizmetlerini yürütme hak ve yükümlülüklerine sahiptir.
Söz konusu hak ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi, olası bir kaçak elektrik kullanımının dağıtım şirketi tara- fından fark edilme olasılığını yükseltmesi göz önüne alınarak kaçak elektrik tüketim hesabında dikkate alınacak süreler son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme- bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde yapılan işlemlerle sınırlı tutulmuştur.Diğer taraftan günümüz teknolojik koşulları kapsamında sayaç verilerinin otomatik olarak uzaktan okunabilmesi, verilerin merkezi bir sisteme aktarılması, doğrulanması, eksik verilerin doldurulması,
verilerin saklanması ve ilgili taraflara istenen formatta sunulması amacıyla, ... ve dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından kurulacak olan ve gerekli yazılım, donanım ve iletişim altyapısını kapsayan sistem olarak tanımlanmış olan ... kullanımı söz konusu olmaktadır. ... çerçevesinde yapılan sayaç okuma- larının, fiziken sayaç mahallinde yapılmaması nedeniyle sayaca müdahale tespitine sınır olarak getirilmiş işlemler arasında yer almamaktadır.
Dolayısıyla söz konusu düzenleme, yerinde yapılan sayaç okumasını kapsamakta olup dağıtım şirketi personelinin zaten sayaç mahalline gitmediği ... gibi uzaktan okumaları kapsamamaktadır." şeklinde görüş bildirilmiştir.Davalı vekili, bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde açıkça ... sistemi ile uzaktan yapılan okumaların sayaca müdahale tespitinde sınır olarak kabul edilemeyeceğini beyanla itirazda bulunmuş ise de, mahkemece bu itirazlar giderilmemiştir.Hal böyle olunca, mahkemece daha önce atanan üçlü bilirkişi kurulundan, EPDK 'nın yukarıdaki görüşü ve yönetmelik hükümleri doğrultusunda, itirazları giderici,
hükme ve yargısal denetime elverişli ek rapor alınarak hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle,davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/579, K. 2025/2375, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama