KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Esas no
- 2025/75
- Karar no
- 2025/68
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- —
- Numarası
- 2024/856 E
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi
Karar Metni
1.513 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirketin ...
İstanbul Bağcılar adresinde tekstil işi yaptığını, kira sözleşmesine göre 20/03/2023 tarihinde ilgili iş yerini kiraladığını, daha önce ise Güngören'de yine aynı işi yapmakta iken binanın kentsel dönüşümle yıkım kararı olduğu için ve eski iş yerinde elektrikler aniden kesilince adrese taşınmak zorunda kaldığını, fakat taşınma süreci yıkımın gerçekleşmediği için tam olarak 2023 Ağustos ayında olduğunu, eski iş yerinin tesisat numarasının ... olduğunu,
taşınılan adreste daha önce farklı bir tekstil firması alt katla birlikte aynı elektrik sayacıyla çalışmaktayken müvekkili şirketin taşınınca elektrik sayacı ayrıldığını ve ilgili yerin sayaçsız kaldığını, ilgili tekstil firmasının sayacının seri numarasının ...olduğunu, davacı taşındıktan sonra bir elektrikçiyle sayacın takılması için anlaşma sağladığını, ilgili elektrikçiye dönemin parasıyla 35.000-TL masraf da verdiğini, fakat ilgili elektrikçinin davacıyı sürekli oyaladığını ve davacıyı dolandırdığını, sonuç olarak müvekkilinin bu süreçte ilgili iş yerini sayaçsız bir şekilde mecburen kullandığını, Eylül 2024 tarihinde ise ...
A.Ş.
Görevlilerinin davacı şirkete gelip ekte sunulan tespit tutanağına göre mahaldeki cihazların watt hesaplarını kendi kafalarına göre yapıp iş yerini 3 vardiya olarak çalışma yapmış gibi göstererek tutanak tuttuklarını, bunun üzerine 06/09/2024 tarihinde davacı şirkete 2.730.751,32-TL tutarında fatura kesildiğini, davacı şirketin faturaya kurum nezdinde itiraz ettiğini, fakat kurumda çalışan personellerden birinin itirazın reddedildiğini davacı şirkete sözlü olarak ilettiğini, ardından 30/09/2024 tarihinde menfi tespit davası açılmak üzere dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu,
dava şartı arabuluculuk sürecinin 02/10/2024 tarihinde anlaşamama olarak sonuçlandığını, bu nedenle davacı şirketin şu an ilgili iş yerine sayaç takmak için uğraşmakta olduğunu fakat elektriğin kaçak nedeniyle kesilmesi nedeniyle tekrar elektrik sayacı bağlayamayacağından davacı şirket için telafisi imkansız zararlar ortaya çıktığını, bu nedenle elektriğin kesim işleminin tedbiren durdurulmasına,
talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL borçlu olmadığımızın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından 11.10.2024 tarihli ara karar ile " Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekli olup talep eden bakımından tek satıcı konumundaki karşı tarafın talep edene ait işletmedeki elektrik enerjisini kesmesinin hakkın elde edilmesinin önemli
ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı konusunda mahkememizde kanaat oluştuğu, talep sahibinin, hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulunduğu,
ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup talep eden vekili tarafından dosyaya sunulan delillerin somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyması ve taraflar arasındaki menfaat dengesi gözetildiğinde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçeleriyle 1-Davacı vekilinin talebinin dava değerinin %20'si oranında takdir edilen teminat karşılığında KABULÜ İLE;
teminat yatırıldığında,- ÖZELLEŞTİRME NO : TR1.2 SENARYO : TEMEL FATURA FATURA TİPİ : SATIŞ FATURA NO ... FATURA TARİHİ : 06/09/2024 SON ÖDEME TARİHİ : 16/09/2024 ... ,....
ŞİRKETİ'ne kesilen faturaya konu abone tesisatına ait elektrik enerjisinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı VERİLMESİNE, İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık % 20 oranında nakdi veya banka teminat mektubunun talep eden tarafından Mahkememiz veznesine teminat olarak depo edilmesine karar verilmiştir.Bu karara davalının itirazı üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda; " ... menfi tespit talebin konu fatura bedellerinin belli olduğu,
1.000,00 TL harca esas değerli açılan davada davacının kısmi dava açması mümkün ise de elektriğin kesilmemesi yönündeki talebin davaya konu tüm faturaların toplam değeri üzerinden değerlendirilmesi gerekirken maktuen değerlendirildiği " gerekçesiyle davalı vekilinin ihtiyati tedbire yönelik itirazının teminata yönelik kısmının kabulü ile davaya konu fatura bedeli olan 2.7301751,32-TL'nin %20'si üzerinden belirlenen 546.150,26-TL tutarında teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından 16/12/2024 tarihli ara karar ile "davanın 12/11/2024 tarihli duruşması itibariyle teminat tutarının
değiştirilerek davaya konu fatura bedelinin % 20' si olan 546.150,26 TL tutar üzerinden ihtiyati tedbir kararı verildiği, buna ilişkin 12/11/2024 tarihinde ara karar kurularak davacı vekiline eksik teminat tutarını yatırmak için 1 haftalık kesin süre verildiği, ara kararın 30/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği ve yasal süresinde teminat yatırılmadığı" gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararının HMK 393/1 maddesi uyarınca ;kendiliğinden kalkmış sayıldığının tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; dava dilekçelerinde ihtiyati tedbire ilişkin icra takibinin durdurulması ve elektrik kesim işleminin durdurulmasının talep edildiği halde mahkemece sadece elektrik kesim işleminin durdurulması için ihtiyati tedbiri verildiğini, diğer tedbir talebinin hiç değerlendirilmediğini, menfi tespit davasının arabuluculuk sürecine (30/09/2024) başvurduklarını, müvekkili şirket hakkında icra takibi açıldığını,
fakat müvekkillerine ödeme emriinin 02/10/2024 tarihinde tebliğ edildiğini hemen itiraz ettiklerini, ardından 02/10/2024 tarihinde arabuluculuk sürecinin tamamlanmasıyla ilgili menfi tespit davası açıldığını ve tedbir talep edildiğini, davalının da takiple birlikte ihtiyati haciz kararı talep ettiğini, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/440 Değişik İş kararıyla ölçülülük ilkesi gereği takdiren 901.143,93 TL üzerinden kabul edildiğini, kararı müvekkili şirkete karşı yapılan araç yakalama işlemiyle öğrendiklerini,
İstanbul 35. İcra Hukuk Mahkemesi 2024/513 Esas dosyası ile 901.143,93 TL'nin nakit veya teminatla yatırılması halinde taleplerini kabul ettiğini, dosyaya nakit teminat yatırılıp ihtiyati haczin durdurulduğunu, itiraz duruşmasında mahkemeye hem İstanbul 35. İcra Hukuk Mahkemesi 2024/513 Esas dosyası hem de İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/440 Değişik İş kararları sunulmasına rağmen sadece kesim tedbiri için tüm fatura bedelinin %20'si olan 546.150,26-TL teminatla tedbirin devam edeceğine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
icra dosyasına mahkemece belirlenen 901.143,93 TL nakit olarak depo edildiğinin mahkemece gözden kaçırıldığını, müvekkilinin mal kaçırma gayesinde olmadığı için kesilen hukuka aykırı faturadan sonra hiçbir mal varlığını üzerinden çıkarmadığını, ölçülülük ilkesi gereği teminatın belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava,
kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit ve elektriğin kesilmemesi yönünden ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.Davacı dava dilekçesinde elektriğin kesim işleminin tedbiren durdurulması ve icra takibinin durdurulması talepli ihtiyati tedbir verilmesini talep etmiştir.HMK 341.maddede "İlk derece mahkemesinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi ile bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı" istinaf yoluna başvurulacağı hüküm altına alınmıştır.Davacı tarafça dava dilekçesiyle icra takibinin durdurulması talep edilmiş ise de mahkemesince bu konuda karar verilmediğinden
istinaf incelemesine konu olabilecek karar bulunmamaktadır.
Davacı tarafça yargılama sürecinde bu yöndeki taleplerinin değerlendirilmesi mahkemesinden talep edilebilecektir.Tedbire yönelik istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede ise,Davacı dava dilekçesinde, 12 ay için kesilen elektrik faturasının 2.730.751,32 TL olduğunu belirtmektedir.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (HMK)'nın 389/1. maddesi, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde,
uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir.HMK'nın 390/2 maddesine göre de tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir.
Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.HMK'nın 392.maddesinde: "İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır.
Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir.
Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez." düzenlemesi gereğince davacının teminat yatırması, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık güven sağlayacaktır.HMK'nın 87. Maddesinde ise bir davada verilecek teminatın tutarını ve şeklini hakim serbestçe tayin edeceği; teminatı gerektiren durum ve koşullarda değişiklik olması halinde de hakimin teminatın azaltılması, artırılması,
değiştirilmesi ya da kaldırılmasına karar verebileceğini düzenlemiştir.Geçici hukuki koruma önlemlerine karar verilirken her iki yanın hak ve yarar dengesini koruyacak biçimde takdir hakkının kullanılması gerekmektedir. Mahkemece teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir yoluyla elektriğin kesilmemesine karar verilmesi halinde bu denge davacı lehine bozulmuş olacaktır.
Davacı, icra mahkemesine ihtiyati haciz kararının durdurulması amacıyla teminat yatırdığını ileri sürmüş ise de elektriğin kesilmemesi ve ihtiyati haczin durdurulması taleplerinin farklı talepler olduğu nazara alındığında iki ayrı teminat göstermesi gerektiği de sabittir. Açıklanan nedenlerle, davacının teminat miktarına yönelik istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/75, K. 2025/68, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama