KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/5038
- Karar no
- 2024/2666
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/10/2024
- Numarası
- 2024/410 Esas, 2024/1008 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iştirak şirketi olduğunu, yaptığı ve yapacağı tüm iş ve işlemlerde TBK, TTK hükümlerinin yanı sıra 2886 sayılı kanun ve 4734 sayılı kanun ve sair mevzuat hükümlerinin de uygulanacağını, İBB’ye ait olan çiçek satış büfelerinin işletme ve tasarruf yetkilerinin müvekkili şirkete verildiğini,bu yetki kapsamında davalı ile 01/12/2016 tarihli 5 nolu...
Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresinin 30.06.2017 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırılmasına rağmen davalının büfeyi tahliye etmediğini, haksız işgal suretiyle kullanmaya devam ettiğini, davalının fuzuli şagil olduğunu, haksız işgalden doğan kullanım bedelini ödemediğini, kullanım bedellerine ilişkin faturalar düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, borcunu ödememesi üzerine Bakırköy ... İcra Dairesinin ...
E. sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafından hukuka aykırı ve haksız olarak takibe itiraz edildiğini, itiraz sonrası kısmi ödeme yapıldığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanmadığını, itirazın iptaline, alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde;
davanın süresinde açılmadığını, müvekkilinin tacir olmaması sebebiyle mahkemenin görevli olmadığını, sözleşme içeriği incelendiğinde sözleşmenin kira sözleşmesi olduğunun anlaşılacağını, taraflar arasında kira ilişkisi olduğu davacının talebinin ise ecrimisil olması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından gönderilen ihtarnameye itiraz ettiklerini, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince.
Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 5216 sayılı kanun kapsamında kurulmuş Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi bir sermaye şirketi olduğunu, şirketin tasarrufu altında olan bir yerin yine ticari olarak davalı tarafından işletilmesi nedeniyle icra takibi başlatılmış olduğundan davaya konu uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, çiçek büfesinin ticari işletme olduğunu, ticari işletmeyi ilgilendiren işlerin ticari iş sayıldığını,
kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Dava, İtirazın İptali davasıdır.Davacı taraf, davalı ile aralarında imzalanan 01/12/2016 tarihli 5 nolu... Sözleşmesinin süresinin sona ermesine rağmen davalının sözleşmeye konu büfeyi haksız işgal suretiyle kullanmaya devam ettiğini, davalının fuzuli şagil olduğunu, haksız işgalden doğan kullanım bedelini ödemediğini iddia etmektedir.Dosyaya sunulan ve taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan 01/12/2016 tarihli 5 nolu...
Sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin konusunun 5 nolu ...nin işletmeci tarafından işletilmesi olduğu görülmüştür.Davacı taraf dava dilekçesinde, davalının hiçbir hukuki sebebe dayanmadan taşınmazı kullandığını, fuzuli şagil olduğunu, taşınmazı haksız şekilde kullanması sebebiyle kullanım bedeli için takip başlattıklarını, takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.“Kira alacağı talebi ile ecrimisil talebi davanın sebebi yönünden ayrı mahiyettedirler.
Kira alacağı sözleşmeye göre belirlenirken ecrimisil rayice göre hesaplanacağından verilen kararların birbirlerine karşı kesin hüküm dahi teşkil edemeyecekleri düşünüldüğünde aynı dava olduklarından bahsedilemez.
Bu durumda davacı vekili kira sözleşmesine dayanmadığından anılan bu isteğin 4721 sayılı Kanun hükümlerinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünün 6100 sayılı Kanun'un 2/1 inci maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinde bulunduğunun kabulü gerekir.”( HGK 2023/1-235 E. 2024/195 K.) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gereklidir.
Dosyada bulunan belgelerden davalının tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Eldeki davanın da mutlak ticari davalardan olmaması sebebiyle haksız kullanımdan kaynaklı alacağa dair davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Bu sebeple mahkemenin kararı yerindedir.İlk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/5038, K. 2024/2666, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama