KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5132
- Karar No
- 2024/5177
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2024
- T.C. KONYA BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ....
- Dosya no
- ....
- Karar no
- ....
- Başkan
- .... (.......
- Üye
- .... (.......
- Üye
- .... (.......
- Katip
- .... (.......
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/11/2024
- Numarası
- ....... Esas - ....
- Davacılar
- 1- .......
Karar Metni
1.131 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
2- ....... 3- ....... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1- ....... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... Av. .... Av. ....
DAVALILAR : 2- .......BANKASI MERKEZ ŞUBESİ
3- ....... BANKASI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ VEKİLİ : Av.....
DAVALILAR : 4- ....... YATIRIM İNŞAAT TURİZM
5- ....... VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. .... Av. ....
DAVALI : 6- ....... İNŞAAT VE TİC LTD ŞTİ
VEKİLLERİ : Av. .... Av. ....
DAVALI : 7- ....... NALÇACI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ
VEKİLLERİ
Av. .... Av. .... DAVALI : 8- ....... VEKİLİ : Av. ....
DAVANIN KONUSU
Sözleşmenin İptali
İSTİNAF KONUSU
Yargı Yerinin Belirlenmesi
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 13/12/2024
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ : 31/12/2024
Taraflar arasındaki davada Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ile Konya.... Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı gönderme kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılardan ....... vekili 07/06/2023 tarihli dilekçesiyle; davalılardan .......'ın diğer davalılarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, banka kredi borcunun ödenmesi nedeniyle kaldırılması gereken taşınmaz ipoteklerine dayalı olarak davalı banka ile 22/10/2018 tarihli temlik sözleşmesi yaparak davacının da taşınmazının üzerinde bulunan ipotek haklarını temlik aldığını, bu ipoteklerin kaldırılması gerektiğini, temlik sözleşmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, temlik sözleşmesinin davacı yönünden geçersiz olduğunun tespiti ile davacının taşınmazı üzerindeki takyidatların (ipoteğin) kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacılardan .......vekili 22/05/2023 tarihli dilekçesiyle; davalılardan .......'ın diğer davalılarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, banka kredi borcunun ödenmesi nedeniyle kaldırılması gereken taşınmaz ipoteklerine dayalı olarak davalı banka ile 22/10/2018 tarihli temlik sözleşmesi yaparak davacının da taşınmazının üzerinde bulunan ipotek haklarını temlik aldığını, bu ipoteklerin kaldırılması gerektiğini, temlik sözleşmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, temlik sözleşmesinin davacı yönünden geçersiz olduğunun tespiti ile davacının taşınmazı üzerindeki takyidatların (ipoteğin) kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacılardan ....... vekili 18/05/2023 tarihli dilekçesiyle; davalılardan .......'ın diğer davalılarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, banka kredi borcunun ödenmesi nedeniyle kaldırılması gereken taşınmaz ipoteklerine dayalı olarak davalı banka ile 22/10/2018 tarihli temlik sözleşmesi yaparak davacının da taşınmazının üzerinde bulunan ipotek haklarını temlik aldığını, bu ipoteklerin kaldırılması gerektiğini, temlik sözleşmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, temlik sözleşmesinin davacı yönünden geçersiz olduğunun tespiti ile davacının taşınmazı üzerindeki takyidatların (ipoteğin) kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce; "..davayı finans ihtisas mahkemesi olarak Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin bakmasının zorunlu olması" gerekçesiyle dosyanın Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesince; "..her ne kadar mahkememiz finans ihtisas mahkemesi ise de; açılan dava Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava ile aynı mahiyette olup verilecek kararlar birbirini etkileyeceğinden ve aynı konuda farklı kararlar çıkma ihtimali bulunduğundan öncelikle esas alınması gereken husus kanunun amir hükmü olduğundan dava dosyasının Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesince bakılması gerektiği" gerekçesiyle dosyanın Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir (HMK md.1)
6100 sayılı HMK'nın Yargı yeri belirlenmesini gerektirir sebepler kenar başlıklı 21.maddesinin 1/c madde ve fıkrası uyarınca iki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse yargı yeri belirlenmesi gerekmektedir.
Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür (HMK md.294/1).
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin16.10.2023 tarih ve 2023/4482-5883 Esas ve Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki farklılığın giderilmesine ilişkin kararında açıklandığı üzere;
1.5235 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin beşinci fıkrası; "...İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.
Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır..." düzenlemesini içermekte olup bu düzenlemede verilen yetkiye istinaden HSK 1. Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı ile; "...Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak,
finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir.
Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir..." denilerek devamında banka ve finans uyuşmazlıklarından kaynaklanan davalara bakacak asliye ticaret mahkemeleri, daire sayılarına göre belirlenmiştir.
2.Yukarıya metni alınan 5235 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin beşinci fıkrasında, "...İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır.
Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir...", HSK 1. Dairesi kararında ise, "...Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak,
finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir..." denilerek yapılan düzenlemenin, mahkemelerin görevine ilişkin değil daireler arasındaki iş dağılımının belirlenmesine ilişkin olduğu açıkça belirtilmiştir.
3. Bu sebeple, açılan davanın konusu banka ve finans uyuşmazlıklarına ilişkin ise adliye tevzi bürosu, dosyayı HSK 1. Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı doğrultusunda ilgili mahkemeye tevzi edecek, tevzinin yanlış yapılması durumunda dosya kendisine tevzi edilmiş asliye ticaret mahkemesi, bu durumu tespit ederek dosyanın doğru daireye tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna iadesine/ gönderilmesine karar verecektir. Dosya kendisine yanlış tevzi edilen asliye ticaret mahkemesinin vereceği karar, teknik anlamda bir görevsizlik kararı olmayıp gönderme kararı niteliğindedir.
4.Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde, HSK 1. Dairesinin 1232 sayılı kararıyla bankacılık ve finans uyuşmazlıklarına bakması kararlaştırılan asliye ticaret mahkemeleri ile aynı yerdeki diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi mi yoksa iş dağılımı ilişkisi mi olduğu noktasında toplanan uyuşmazlıkta, HSK 1. Dairesinin 1232 sayılı kararında belirtilen asliye ticaret mahkemeleri ile aynı yerde bulunan diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olmayıp iş dağılımı ilişkisi olduğuna, dosya kendisine yanlış tevzi edilen asliye ticaret mahkemesinin görevsizlik kararı değil, gönderme kararı vererek esasını bu şekilde kapatması gerekmektedir.
Olumsuz görev uyuşmazlığı çıkaran Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin gönderme kararı ile Konya....Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizlik/gönderme kararı yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında teknik olarak "görevsizlik kararı" niteliğinde değildir. Bu nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun 21 ve 22.maddesi gereğince yargı yeri belirlenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
.... · Başkan · ....... .... · Üye · ....... .... · Üye · ....... .... · Katip · .......
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/5132, K. 2024/5177, 13 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama