KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2024
- Dosya no
- 2024/933
- Karar no
- 2024/824
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/12/2023, Ara Karar
- Numarası
- 2023/761 Esas, 2024/270 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali, İhtiyati Tedbir, İhtiyati Haciz Talebi
- Karar tarihi
- 18/04/2024
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıyla aralarında kira sözleşmesi bulunduğunu, davalının ödemediği kira bedellerinin tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ederek, davalı ... Ltd.
Şti. adına kayıtlı taşınır ve taşınmazların 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için taşınır ve taşınmaz kayıtlarına TMK 1010. maddesi gereğince "Davalıdır", "Satılamaz", "Devredilemez" şerhi işlenmesine, dava sonunda çıkacak alacağın semeresiz kalmaması ve dava süresince ... Ltd. Şti.'nin borçlanması dolayısıyla malvarlığına başkaca hacizlerin gelmesi kuvvetle muhtemel bulunduğundan İİK.
257 ve devamı maddeleri gereğince teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince. 21/12/2023 tarihli Ara Karar ile yasal şartları oluşmadığından ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili bu ara karar hakkında istinaf başvurusunda bulunmuş ve ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK 389/1 maddesi gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Davaya konu uyuşmazlığı esastan çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemez.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici şekilde el konulması olarak tanımlanabilir. İİK'nun 257. maddesi gereğince kural olarak, vadesi gelmiş ve rehinle teminat altına alınmamış bir alacak için, mahkemeden ihtiyati haciz talebinde bulunulabilir. Vadesi henüz gelmemiş alacaklar için ancak 1) Borçlunun belirli bir yerleşim yeri yoksa.
2) Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz talep edilebilir. Bu istisnai haller dışında vadesi gelmemiş alacaklar için ihtiyati haciz talep edilemez.
Talep edilen alacak herhangi bir mahkeme kararına veya kıymetli evraka dayanmadığı gibi kira sözleşmesinin varlığı da tek başına ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli değildir.
Ayrıca borçlunun kaçma ya da mal kaçırma şüphesini gösteren herhangi bir delil de ibraz edilemediği, alacağın varlığının ve varsa miktarının yargılamayı gerektirdiği nazara alındığında ilk derece mahkemesinin, talepte bulunanın ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiş olması usul ve yasaya uygundur.
İhtiyati tedbirin de davanın konusu hakkında verilebileceği, bu nedenle davalının menkul ve gayrimenkul malları üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin de reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygundur.İlk derece Mahkemesince dosya Dairemize geldikten sonra 01/04/2024 tarihli karar ile tarafların sulh olduklarını beyan etmeleri nedeni ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de ; istinaf başvurusundan feragat beyanı bulunmadığından, istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/933, K. 2024/824, 19 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama