KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2022
- Dosya no
- 2021/1494
- Karar no
- 2022/144
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/03/2021
- Numarası
- 2021/234 2021/205
- Davanın konusu
- İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR Dava, finansal kiralama sözleşmesine konu olan taşınmazların aynen iadesi ve teslimi ile taşınmazlar üzerine konulmuş olan finansal kiralama sözleşme şerhinin kaldırılmasına ilişkindir. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince, "... HMK 17.madde gereği tarafların tacir olduğu da gözetilerek davanın belirlenen yer mahkemesinde açılması gerektiği ..." gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince ise, davanın taşınmazın aynına ilişkin olduğu ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki başlıklı 6100 sayılı HMK'nın 12. maddesinin 1. fıkrasında "Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir", 3. fıkrasında "bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkin ise, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da dava açılabilir” hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir.
Bu yeni düzenleme, 01.10.2011 tarihinden sonra açılacak davalar bakımından uygulanmakla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendi “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü içermektedir.
Mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek haller, dava şartı olan, kesin yetki halleridir. HMK'nın 18. maddesi kesin yetkinin olduğu hallerde tarafların yetki sözleşmesi yapamayacaklarını açıkca düzenlemiştir. Bu nedenle yetki sözleşmesi kesin yetkinin olduğu hallerde yapılamaz. Yetki sözleşmesinin yapılmış olması da resen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden değildir. (11.
HD 2016/15056 - 2017/319 vb.) Somut olayda davacı 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu hükümlerine dayalı olarak finansal kiralama konusu olan taşınmazların davalı kiracıdan alınarak kendisine teslimi ve beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılması talebinde bulunmuş olup dava HMK’nın 12. Maddesi uyarınca ayni hakkın kullanılması niteliğinde olduğu,
bu taleplerin gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, kesin yetkinin bulunduğu hallerde yetki sözleşmesinin yapılamayacağı, yapılan yetki sözleşmesinin geçersiz olduğu anlaşılmakla davanın ilk açıldığı Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
KANUN YOLU
Kesin olmak üzere
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2021/1494, K. 2022/144, 19 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama