KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2022
- Dosya no
- 2022/686
- Karar no
- 2022/2720
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/12/2021
- Numarası
- 2021/710 2021/970
- Davanın konusu
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 28. İş Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR Dava, taraflar arasındaki iş akdi sona erdikten sonra davalı çalışanın haksız rekabette bulunduğundan bahisle tazminat talebine ilişkindir.İstanbul 28. İş Mahkemesince, "... TTK.nun 4. maddesinin açık hükmü karşısında tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari davalardan olmakla, mutlak ticari davaların da TTK 'nun 5. maddesi gereğince ticaret mahkemesinde incelenip karara bağlanması gerektiği..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesince ise, "...davalı işçinin iş akdinin sonlandığı tarihten 4 ay sonra dava dışı ... Limited Şirketi'nde yetkili müdür olarak çalışmaya başladığı ve taraflar arasındaki iş akdinin 3.8 madde hükmünün ihlal edildiği iddiasıyla verilen zararların tazminine yönelik taleplerin değerlendirilmesinde iş mahkemelerinin görevli olduğu ..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
6098 sayılı TBK' nun Rekabet Yasağı kenar başlıklı 444. maddesinde; " Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." denilmiştir. 6102 sayılı TTK' nun 4/1-c. maddesi uyarınca, TBK' nun 444 ve devamındaki maddelerde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin tazminat davaları tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari davalardır.
Davanın mutlak ticari dava olarak kabulünde güdülen amaç ticari sır kavramının ticaret mahkemesince değerlendirilmesidir.
Bu itibarla, davacı tarafça haksız rekabet oluşturduğu iddia olunan eylemin iş akdinin sona ermesinden sonra meydana geldiğinin ileri sürülmüş olması da nazara alınarak davanın Ticaret Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir. ( Yargıtay HGK’nın 2011/11-781 Esas ve 2012/109 Karar sayılı 29/02/2012 tarihli İlamı, Yargıtay HGK’nın 2011/9-508 Esas, 2013/292 Karar sayılı 27/02/2013 tarihli İlamı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2016/8763 Esas - 2019/13748 Karar sayılı İlamı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2017/5116 Esas - 2017/2490 Karar sayılı İlamı) Somut olayda dosya kapsamına göre,
davalının rekabet yasağına aykırılık oluşturduğu iddia edilen eylemlerinin iş akdinin sona erdikten sonraki döneme ilişkin olduğu, davanın mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
KANUN YOLU
Kesin olmak üzere
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2022/686, K. 2022/2720, 9 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama