KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1043
- Karar no
- 2024/3118
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/02/2024
- Numarası
- 2023/772 2024/97
- Davanın konusu
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
Karar Metni
994 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasındaki davada mahkemelerce ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ...
Anonim Şirketi ana faaliyet konusu tekstil ve konfeksiyonculuk olan İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... sicil numarası ile ticari faaliyetlerde bulunan köklü bir şirket olduğunun, davalılardan ... ise yalnızca müvekkil şirket çalışanı olup, şirketle ticari olsun ya da olmasın herhangi bir alacak-borç ilişkisi bulunmadığının, müvekkil şirket ile davalılardan ... arasında herhangi bir borç ilişkisi bulunmamasına rağmen, diğer davalı... tarafından ...'a yöneltilen İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında müvekkil şirkete haciz ihbarnameleri gönderildiğinin, ancak müvekkil şirkete gönderilen bu haciz ihbarnameleri müvekkil şirketin yasal adresine gönderilmeyip müvekkil şirket tarafından tebliğ alınmadığı gibi, haciz ihbarnamelerinde de müvekkilin ticaret unvanı ve adresi yanlış gösterilmiş ve usulsüz olarak tebligat yapıldığının, yapılan usulsüz tebligat neticesinde müvekkil şirket malvarlıkları üzerine haciz konulduğunun,
haciz ihbarnamelerinin emredici hükümlere aykırı olarak düzenlenmesi sebebiyle tarafımızca süresiz şikayet yoluna gidilmişse de şikayetimiz ilk derece mahkemesi tarafından hukuka aykırı bir biçimde reddedilmiş olup her iki yargılamada da istinaf aşamasına gelindiğinin, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun Elektronik Tebligat başlıklı 7/a maddesine göre elektronik tebligat adresi bulunan gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğunun, yok hükmünde olan tebligatın geçerli sayılıp müvekkil şirket malvarlıkları üzerinde haciz tesis edilmesi hukuka açıkça aykırı olduğunu, davaya konu İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 27.09.2022 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile müvekkilinin malvarlığına araçlarına haciz konulmuş olup bankalara 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesine karar verildiğinin, haciz ihbarnameleri incelendiğinde muhteviyatının hatalı olduğu ve İcra İflas Kanunu ve Yönetmeliği'nin emredici hükümlerine aykırı olarak düzenlendiği,
müvekkil şirketin ticaret unvanı ve adresi haciz ihbarnamelerinin tamamında hatalı olarak yazıldığının, ancak müvekkile gönderilen ve ekte sunulan üç haciz ihbarnamesinde de kanuna ve yönetmeliğe aykırı olarak haciz ihbarnamelerinde doğru bir biçimde bulunması gereken ticaret unvanı, adres ve miktar bilgileri hatalı yazıldığının, yalnızca ticaret unvanı değil,müvekkil şirketin adresi de haciz ihbarnamelerinde yanlış bir biçimde "... Mah. ... Cad. ...
Avm No:..." olarak gösterildiğinin, ancak icra müdürlüğü tarafından haciz ihbarnameleri bu adresten de farklı ve yine yanlış bir adrese gönderildiğinin, söz konusu haciz ihbarnameleri kanunda ve yönetmelikte yer alan emredici hükümlere aykırı ve usulsüz olarak düzenlendiğinden, bu haciz ihbarnamelerine veya haciz ihbarnamelerinin tebliğine bağlanan sonuçların hiçbiri ortaya çıkmadığının, İ̇cra İflas Kanunu'nun 72/3 maddesi gereği teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek paranın alacaklıya verilmesinin engellenebileceği, davalı tarafından, müvekkil şirket hakkında İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyasında gönderilen haksız 89. madde ihbarnameleri sebebiyle davalı tarafından müvekkil şirket banka hesapları ve bütün malvarlığına haciz konulduğunun, İİK m.72/3 uyarınca icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya verilmemesini, müvekkil şirket her ne kadar usulsüz tebligatlar sebebiyle İİK 89/3'te belirtilen menfi tespit davasını açamamışsa da genel hükümler kapsamında icra takibinin alacaklısı ve borçlusuna karşı menfi tespit davası açmasına engel bir durum bulunmadığının, dava konusu haksız durum sebebiyle,
davalı tarafın başlattığı takipler sonucunda müvekkil şirketin hesaplarına haciz koyulması, müvekkil şirketi telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğratacağı oldukça açık olduğundan davaya konu fatura bedellerinin ödenmesini engeller mahiyette ve müvekkilin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalılardan ... diğer davalı ...'dan tahsil edemediği alacak talebini usulsüz tebligat talep etmek suretiyle müvekkil şirketten tahsil etmeye çalıştığını, davalı taraf müvekkil şirketin borçlu olmadığının bilincinde olarak,
haksız ve kötü niyetli olarak söz konusu icra takibini başlatmış olup, alacağın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davalarının kabulüne, müvekkilinin icra takibi sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, takibin yargılaması süresi boyunca tedbiren müvekkili açısından durdurulmasına, İİK m.72/3 uyarınca mahkemenizce takdir edilecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalı ...'e ödenmemesine, İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında müdürlük tarafından müvekkil şirket adına gönderilen haciz ihbarnamelerinin geçersizliğini tespitine, müvekkilinin malvarlığına konulan hacizlerin kaldırılmasına, davalı taraf haksız ve kötü niyetli olarak söz konusu icra takibini başlatmış olup, alacağın %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davaya bakan İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesince, davacı tarafın tacir olduğu, davalının esnaf sınırını aştığı, uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklandığı ve tarafların ticari iş ve işlemleri ile ilgili olduğu anlaşılmakla açılan davada asliye ticaret mahkemeleri görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiştir.
Davaya Bakan İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesince, 2004 sayılı kanunun İİK'nın 89.maddesinin 3.fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan 3.kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle karşı görevsizlik kararı vermiştir.
Dava, İİK 89/3. maddesi gereği davacıya gönderilen haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 2023/5228 Esas, 2023/6468 Karar sayılı BAM Daire kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin içtihadında, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında, görevli mahkemenin;
davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına karar verilmiş ve kararlar arasındaki farklılık bu şekilde giderilmiştir.
Her ne kadar daha önceki kararlarda Dairemizce farklı yönde değerlendirme yapılmış ve aksi yönde kararlar verilmiş olsa da, güncel Yargıtay kararı Dairemizce de uygun bulunarak yapılan değerlendirmede, İİK 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit davalarında, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının, görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına ve görevli mahkemenin,
davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle, asliye hukuk mahkemesi olduğuna göre, davaya bakmak görevi İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunmaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2024/1043, K. 2024/3118, 13 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama