KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1737
- Karar no
- 2025/191
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/04/2024
- Numarası
- 2024/258 2024/273
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARA R
İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesince, "... icra hukuk mahkemesince bononun düzenlenme tarihi itibariyle davacının kısıtlı olduğu, TMK 462/1-5 gereğince kambiyo taahhüdü altına giremeyeceği gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmiş ise de, senedin kambiyo vasfına haiz olduğu kanaatiyle, davacı davasını kambiyo senedinden kaynaklı icra dosyasına dayandırmış olup ve bu dosyaya ilişkin manevi zarar iddiasına dayalı tazminat davası açmış olduğundan davanın çözülüp karara bağlanması gereken yerin asliye ticaret mahkemesi olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "... taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın sahte bono tanzimi iddiası haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat talepli olduğu davacı tarafın tacir olmadığı ve ticari işleri ile de ilgisinin bulunmadığı,
taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava olarak düzenlenen dava türlerinden de bulunmadığı bu hali ile söz konusu dava mutlak ve ticari dava niteliği taşımadığı dolayısıyla eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesinde “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir.
Somut olayda, dava, 14/04/2014 tarihinden 2021 yılına kadar cezaevinde kalan davacı hakkında bu süreçte düzenlenen sahte bonoya dayalı olarak maruz kaldığı icra takibi nedeniyle uğramış olduğu manevi zararın tazimini amacıyla açılan tazminat istemine ilişkin olup; iddianın ileri sürülüş biçimine göre, davacı bakımından ticari işletmeyi ilgilendiren bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi haksız fiilden kaynaklı uyuşmazlığın TTK hükümlerine göre değil, genel hükümlere göre çözümlenecek olduğu nazara alındığında, mutlak veyahut nisbi nitelikte ticari dava niteliğinde olmayan davaya bakmak görevi asliye hukuk mahkemesine ait bulunmaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2024/1737, K. 2025/191, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama