KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- Dosya no
- 2024/3385
- Karar no
- 2025/369
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/09/2024
- Numarası
- 2024/96 2024/97
- Davanın konusu
- Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi
Karar Metni
694 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; seçilen bilirkişilerin, davacı ve feri müdahil dilekçesi ekinde yer alan benzer davalarda müvekkili aleyhine görüş belirten raporları düzenleyen bilirkişiler olduğunu, dosya içeriğinde haklılıklarını ispatlayan iki adet bilirkişi raporu mevcut olduğunu, bu bilirkişi seçiminin davacı lehine delil üretmekten başka bir şeye hizmet etmeyeceğini, müvekkilinin adil yargılanma hakkına zarar verdiğini, bu nedenle davacı, feri müdahil veya taraflarınca sunulan bilirkişi raporlarını düzenleyen bilirkişiler haricinde,
bu davalarda daha önce rapor düzenlememiş bir bilirkişi heyeti oluşturularak taraflarca sunulan raporları değerlendirmede daha adil olacağını, itirazlarının kabul edilmemesi halinde, dosyada mevcut iki ayrı bilirkişi raporu bulunduğundan, düzenlenecek raporun ilk iki raporda sayın mahkemeyi tatmin etmeyen kısımlar ile sınırlandırılması gerektiğini, bir sonraki raporun müvekkili aleyhine düzenlenmesi durumunda, raporlar arasında çelişki gidermek amacıyla sonu gelmeyen bilirkişi incelemelerinin önünü açabileceğini, müvekkili iddia, savunma ve delillerini değerlendirmeden, daha tensip zaptı oluşturulurken karar verdiğini, Bu kararın,
yargılama sürecinde müvekkili iddia ve savunmalarının, delillerinin ve taleplerinin değerlendirilmesi konusunda mahkemeyi taraflı davranmaya sevkettiğini, Mahkeme tarafından ortaya konan bu tutumun, zımni bir görüş bildirme (İhsası Rey) durumuna ulaştığını, Müvekkili lehine, mahkeme tarafından re'sen oluşturulmuş heyetler tarafından düzenlenen iki ayrı bilirkişi raporunun görmezden gelinmesine neden olduğunu, Mahkeme'nin, tensip aşamasında, daha yargılama yapılmadan verdiği kararı destekleyecek delil oluşturmak amacıyla hareket ettiğini, belirterek reddi hakim talebinde bulunmuştur.
Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır.
Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.
Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davalı tarafından karşı tarafça talep edilen tedbir kararının kabulü sonrası yapılan itiraz bakımından alınan ara kararlarda ihsası rey niteliğinde kararlar alındığı, ispat külfetinin davalıya yükletildiği, tedbire ilişkin yapılan itiraz bakımından bir değerlendirme yapılmadığı, daha sonra alınan rapora rağmen itirazın reddedildiği, daha sonra alınan ve emsal dosyalarda alınan kararların aksine taleplerinin reddedildiği, dosyaya sunulan deliller bakımından taraflı davranıldığı,
bir kısım bilirkişi seçimine yapılan itirazın reddedildiği, delillerin görmezden gelindiği ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilmeyeceği, delil toplama, rapor alma ve tedbir değerlendirme gibi hususlarda mahkeme hakimin yasal taktir hakkının bulunduğu , ihsası rey niteliğinde bir ara kararın bulunmadığı yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.
İlk derece mahkemesince HMK'nın 42/4 maddesi gereğince reddeden aleyhine para cezasına hükmedilmişse de, tüm dosya kapsamına göre red talebini kötü niyetle yaptığına ilişkin bir olgu veya bilgi söz konusu olmadığından para cezası ile tecziyesi yasaya uygun değildir. Bu husus yeniden yargılamayı gerektiren bir eksiklik olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında aşagıdaki şekilde yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
KANUN YOLU
Kesin olmak üzere
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2024/3385, K. 2025/369, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama