KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/673
- Karar no
- 2024/2529
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/01/2024
- Numarası
- 2023/399 2024/63
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARA R
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesince, "...Pendik Vergi Dairesi ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gönderilen cevabi yazılar ile dosya kapsamından taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava olduğu ve tarafların ticari işletmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından,
uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...Sultanbeyli Vergi Dairesi'nin 03/11/2023 tarihli müzekkere cevabı ile davacı ... işletme esasına göre defter tuttuğu,
01/06/2012 tarihinde faaliyete başladığı ve talebine istinaden 30/06/2018 tarihinde faaliyeti terk olarak sonlandığı belirtilmiş olup davacı ile davalı arasında imzalanan taşeronluk sözleşme tarihinin davalının faaliyetini terk olarak sonlandırdığı tarihten daha sonraki bir tarih olan 01/08/2018 olduğu anlaşılmış olup sözleşme tarihinde davacının ticari işletme kaydının bulunmadığı bu nedenle her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili olmayan uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir.Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.”,Türk Ticaret Kanununun 11/1.maddesinde, "Ticari işletme,
esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.",Aynı Yasanın 12/1.maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.", 2 ve 3.fıkrasında ise, "Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.
Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." Aynı Yasanın 39. maddesinde, "Her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri, ticaret unvanıyla yapmak ve işletmesiyle ilgili senetlerle diğer belgeleri bu unvan altında imzalamak zorundadır." şeklinde düzenlemeler mevcuttur.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3'üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkar, ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun,
Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.
Bakanlar Kurulu'nun Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin 21/07/2007 tarihli kararı ile esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre.
1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup dekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları,
2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Vergi Usûl Kanununun 176. maddesinde, birinci sınıf tüccarların bilanço esasına göre defter tutacakları ve 178. maddesine göre de, birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanların ikinci sınıf tacir sayılacağı ve ikinci sınıf tacirlerin ticari işletme hesabına göre defter tutacakları düzenlemiştir.Bu durumda, bir kişinin ticaret siciline kaydının olmaması tacir olmadığını, esnaf olduğunu göstermediği gibi işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermemektedir.
Tarafların esnaf sayılabilmesi için vergiye esas hasılat/satış unsuru yanında, iktirasdi faaliyetinin sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayanması ile esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil(berber, terzi gibi) olması gerekmektedir. Dava dilekçesindeki açıklamalara göre eldeki dava, davacı ile davalı ... (...
Mühendislik) arasında 2018 Ağustos ayında yapıldığı iddia olunan taşeronluk sözleşmesi uyarınca 16 daire için yapılacak işlerin eksik yapılması nedeniyle fazladan ödendiği iddia edilen sözleşme bedelinin iadesi amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlgili kurumlara yazılan yazı cevaplarına göre, davacının ticaret sicilinde gerçek kişi işletme kaydının bulunduğu,
davalının da, 2018 ve 2019 vergilendirme dönemlerinde (2018 NetSatışlar: 867.994,46 TL, 2019 Net Satışlar: 892.036,76 TL) 213 sayılı V.U.K.nun 177 maddesinde belirlenen hadlerin üzerinde satışları bulunması sebebiyle bilanço esasına göre defter tuttuğu anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki sözleşmede davalı taraf, ... Mühendislik şeklinde ticaret ünvanı kullanmaktadır.
Keza, davalı taraf cevap dilekçesinde de tacir olduğunu savunmaktadır.Bu durumda, davacı ile mükellefiyet kaydını sonlandırmış olmasına rağmen tacir olarak faaliyette bulunmaya devam eden davalı tacir olup, sözleşme konusuna göre her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren uyuşmazlıktan kaynaklı davaya bakmak görevi ticaret mahkemesine ait bulunmaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2024/673, K. 2024/2529, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama