KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/995
- Karar no
- 2024/3222
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/03/2024
- Numarası
- 2024/68 2024/176
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada mahkemelerce ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı borçlu aleyhine müvekkili tarafından başlatılan 367.700,00-TL asıl alacak tutarlı İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasındaki borca, faize ve ferilerine 30.12.2020 tarihinde davalı tarafından itiraz edildiğini, işbu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı icra takip dosyasındaki takip dayanağı belgeler incelendiğinde takip konusu alacağın 27.12.2018 tarihli 367.700,00 TL tutarlı çekin ödeneceğine dair davalı borçlu şirketin sahibi olan ... tarafından ıslak imza ile imzalanan belgeden kaynaklandığını, davanın kabulüne karar verilerek İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyaya yapılan haksız itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına talep ve dava etmiştir.
Davaya bakan İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesince, davacı ve davalının tacir oldukları, uyuşmazlık konusunun her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması nedeniyle davanın ticari dava olduğu, TTK 4 ve 5 maddeleri gereğince davaya bakma görevinin Asliye Ticaret mahkemesinin görev alanına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı vermiştir.
Davaya bakan İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince ise, eldeki itirazın iptali davasının TTK' da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava bakımından her iki tarafın tacir olmasının zorunlu olduğu, ancak davacının tacir sıfatının bulunmadığı, ticari işletmesinin dahi olmadığı, Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararının gerekçesinde her ne kadar davacının limited şirket ortağı olduğu ifade edilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de; huzurdaki davada ...'ın gerçek kişi olarak davacı olduğu, ortağı olduğu dava dışı limited şirketin ise davacı sıfatının bulunmadığı, davacının tacir olmadığı,
sicil kaydı hatta ticari işletmesi dahi bulunmadığından uyuşmazlığın davacı gerçek kişinin ticari işletmesinden kaynaklandığının kabul edilemeyeceği, nihayetinde mutlak veya nispi ticari dava bulunmadığından TTK 4. maddesi uyarınca Mahkememizin görevli olmadığı,
davaya bakmakla görevli mahkemenin genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle karşı görevsizlik kararı vermiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir.
Diğer yandan, aynı Kanunun 778/I-ı. maddesi poliçenin iptale ilişkin 757 ilâ 763. madde hükümlerinin bono yönünden de uygulanacağı yönünde düzenleme sevk etmiş olup, 6102 sayılı TTK'nın 757/I. maddesi ve 30.06.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngörün 6335 sayılı Kanun gereğince açıkça bu tür işlerde ticaret mahkemesi yetkili kılınmıştır.
Somut olayda; davacının tacir olduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığı, davaya konu alacağa dayandırılan çekin düzenleme tarihi itibari ile tacir olduğuna dair delil olmadığı, şirket ortağı olmasının tek başına tacir niteliği kazandırmayacağı, uyuşmazlığın kaynağının süresinde ibraz edilmeyerek zamanaşımına uğramış çek olması, ilamsız icra takibine dayanması,
zamanaşımına uğrayan çeklerin kambiyo senedi niteliğinde olmayıp, yazılı delil başlangıcı sayılması (HGK'nın 09/11/2016 tarih, 2014/19-1241 Esas ve 2016/1033 Karar sayılı ilâmı), ticari dava niteliğinde bulunmayan uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
KANUN YOLU
Kesin olmak üzere
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2024/995, K. 2024/3222, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama