KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Dosya no
- 2025/2042
- Karar no
- 2025/2584
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/07/2025
- Numarası
- 2025/262 2025/261
Karar Metni
673 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Davanın konusu
Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı Birleşen davacı ... İnşaat Turizm Sanayi Limited Şirketi vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı Birleşen davacı ... İnşaat Turizm Sanayi Limited Şirketi vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı Birleşen davacı ... İnşaat Turizm Sanayi Limited Şirketi vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; tarafları olduğu 2017/938 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında davaya bakan heyetin önceki ara kararlarında rücu etmeksizin farklı şekilde ara karar ile müvekkiline ait taşınmazların intikallerinin ve davacı ...
A.Ş adına tescili yönünden ara karar oluşturdukları, verilen ara kararın dosyaya sunulan hukuki görüşlerle çeliştiğini, bu bağlamda mahkemece verilen 03/06/2025 tarihli ara karar yönünden heyetin tarafsızlığından şüphe duyduklarını, bu nedenlerle HMK 36.madde kapsamında mahkeme heyetinin reddi isteminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır.
Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması,
dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davalı- birleşen dosya davacısı vekili şirket adına kayıtlı taşınmazların tasarruf yetkisinin tasfiye memurlarına yetki verilerek kısıtlandığı,
tasfiye memurlarının mahkeme yönlendirmesi ile aleyhe olacak şekilde taşınmaz satışına ilişkin karar aldıkları, akabinde 7 taşınmazın devredildiği, harici açılan tapu iptal ve tescil dosyasında yapılan devrin usulsüz olduğuna dair bilirkişilerce görüş bildirildiği, devir bedellerinin piyasa rayiçlerine uygun olmadığı, şirket zararına işlemler yapıldığı, sunulan bilimsel mütalaalarda işlemlerin hukuka uygun olmadığının değerlendirildiği, çelişik ara kararlar ve tedbire ilişkin kararlar verildiği,
savunma hakkı tanınmadan işlemler yapıldığı ve ara kararlar alındığı ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların bir kısmının işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği, bir kısmının soyut iddia niteliğinde olduğu yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.Para cezasına yönelik olarak yapılan incelemede, HMK'nun 42/6.maddesinde "Ret talebinin, kötüniyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul edilmemesi hâlinde,
talepte bulunanların her biri hakkında beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur." düzenlemesi bulunmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23.03.1974 tarih 8/1431-262 sayılı kararında kötüniyetli taraf; yasal yönden haklı olmaksızın, yani kendisinin istem yahut savunma dayanaklarının açık bir yasa kuralı kapsamında yada itiraz görmemiş içtihatlar karşısında başarısızlığa peşinen mahkum olduğunu bilerek istem öne süren yada savunmada bulunan taraf olarak tanımlanmıştır.
Bu kapsamda hakimin reddi için yeterli yasal sebeplerin bulunmadığı açık olan dosyada, duruşma tutanağına yansıyan ve duruşma düzenine aykırı bir kısım eylemlerin varlığı hakimin tarafsızlığını yitirdiğinin öne sürülmesi ret talebinin kötüniyetle yapıldığını göstermektedir.
Ayrıca aynı yargılamada davalının üçüncü defa reddi hakim talebinde bulunduğu hususu da dikkate alınarak, hakimin reddi talebinde bulunan davalı hakkında disiplin para cezası uygulanmasında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık yoktur. Verilen ceza miktarının hakkaniyete uygun olduğu da dikkate alınarak istinaf isteminin reddine dair karar verilmiştir.
KANUN YOLU
Kesin olmak üzere
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2025/2042, K. 2025/2584, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama