KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/1406
- Karar no
- 2024/764
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/06/2021
- Numarası
- 2019/417 Esas - 2021/407 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 28/02/2024
Karar Metni
1.353 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkili şirketin Türkiye'nin en önemli ve büyük medya kuruluşlarından ... Grubuna bağlı olarak faaliyet gösteren ... logolu televizyon kanalının sahibi olduğu, uzun yıllardır medya sektörünün önde gelen kurumları arasında yer alan müvekkilinin toplumu aydınlatmak ve bilgilendirmek adına habercilik işini layığıyla yaptığını, davalı ...
A.Ş'nin yayın hakkı sahibi olduğu ... gazetesinin internet sitesinde 05/04/2019 tarihinde yayınlanan haberde müvekkilinin yayın hakkı sahibi olduğu ... aleyhine bir olay üzerinden karalama kampanyası başlatıldığını, müvekkilinin ticari itibarının hedef gösterildiğini, dava konusu yayın içeriğinin "..." şeklinde olduğunu, dava konusu yayında yer alan açıklamaların tamamen gerçek dışı olmasının yanı sıra yayının tek amacının ... hakkında kamuoyunda kasten olumsuz hava yaratmak olduğunu, Türk Medeni Kanunu'nun 24. Maddesinde kişilik hakları ihlal edilen kişiye dava açma ve hukuka aykırılığının tespitinin hakkını verdiğini,
Türk Borçlar Kanunu'nun 58. Md göre ise kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir şeklinde denildiği ve tazminat talep edilebilmesi için haksız fiili gerçekleştirenin kusuru veya ağır zarar doğmuş olmasının arandığını, netice olarak davalı tarafça haksız,
dayanaksız ve söylemlerle kamuoyunda müvekkili aleyhine intiba yaratma kastıyla yayınlanan haber neticesinde doğan manevi zararının giderilmesi amacıyla huzurdaki davanın ikame edildiğini beyanla 100.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihi olan 05/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ve hükmün yayımlanmasını talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde.
Müvekkili ...'un dava konusu haberle ilgili olarak hiçbir şahsi sorumluluğunun bulunmadığını, bu sebeple müvekkili yönünden öncelikle davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, haberde, iftira içerikli, hakaret niteliğinde davacıya karalamak veya itibarını düşürmeye yönelik herhangi bir taraf bulunmadığını, haberin bir gazetecilik faaliyeti olarak,
basın özgürlüğü kapsamı içinde yapıldığını, dava konusu haberin ... sitesine ait bir haber olduğunu, haberin kaynağının belirtildiğini, dava dilekçesinin 2.sayfası 2.maddesinde ifade edilen cümlelerin müvekkili gazetenin internet sitesinde yayınlanan haberin hiçbir tarafında mevcut olmadığını, farklı sitelerde yayınlanan cümlelerden ötürü müvekkillerinin sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, haber verme hakkının unsurlarının gerçekleştirildiğini, gazetecinin maddi olayı araştırma gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, haberin basın özgürlüğü kapsamında olduğunu, ...
Gazetesi'nin gazetecilik meslek etiği kuralları doğrultusunda, mesleğin gereği olarak, halka haber verme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, talep edilen tazminat talebinin fahiş olduğunu beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "... Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde. Davalı ...
A.Ş.'ye ait ... gazetesinin internet sitesinde yayınlanan haberin daha önce ...'de yayınlanan haberin yeniden yayınlanmasına dair davalılar eylemininde hukuki aykırılık bulunmadığı, haber içeriğinde de görüleceği üzere dava dışı ...'in ... logosu bulunan beyaz gömlekli fotoğrafına yer verilmiş olduğu, dava dilekçesinin 2. ekinde dava dışı ...'in atmış olduğu tweette söz konusu ... isimli işletmenin dava dışı ...'in iştiraklerinden biri olduğunun kabul edildiği de görülmekle, haberin özü itibarıyla kebapçılığın küçümsenmesi olmadığı, dava dışı ...'in hedef alınmadığı,
normal prosedür dışına çıkıldığı iddiası ile seçim analisti olarak yorumuna başvurulan dava dışı kişinin seçim analisti olarak yorum yapması için gerekli bilgi ve tecrübesinin olmadığı bir başka deyişle bu alanda tecrübesi olmayan dava dışı kişinin yayına seçim analisti olarak çıkarılmasının eleştirildiği, (aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2017/3886 E. 2018/2513 K. Sayılı ilamı) daha önce alenileştirilmiş güncel bir haberin kaynak gösterilmek suretiyle yeniden yayınlanmasında, haberin yayın anında görünürde var olması, konunun güncelliğini gözetilerek haberin yayınlanmasında kamu yararı bulunması,
toplumsal ilginin varlığının devam etmekte olduğu, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi korunmak suretiyle daha önce alenileştirilmiş bir haberin kaynak gösterilmek suretiyle yayınlandığı da gözetilerek, yukarıda ayrıntılı olarak yazılı olan yasal mevzuat ve yüksek mahkeme kararları gereği, basın özgürlüğünün bu haberde üstün tutulması gerektiğinden, davacının kişilik haklarının zarar gördüğünden de söz edilemeyeceği kanaatine varılmakla.
1-Davanın esastan REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 59,30 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.648,45 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğinin 13/2 md. gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 13.450,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davaya konu yayının basın ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığını, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, açmış oldukları davada tazminat koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava. Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu yayın bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kullanılan ifadelerin hakaret niteliği taşımamasına, ifade ve basın özgürlüğünün, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil.
İncitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olduğu, bu durumun demokratik toplumun gereği olmasına, dava konusu beyanların davacının kişilik haklarına saldırı boyutuna ulaşmamasına ve yayının basın özgürlüğü kapsamında kalmasına göre davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Vekalet ücreti yönünden yapılan istinaf incelemesinde.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin manevi tazminat davalarında ücret başlıklı 10/(3). maddesine göre "Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." şeklindeki düzenlemeye istinaden yerel mahkemece davanın tümden reddedilmesine rağmen davalı lehine maktu yerine nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi isabetsiz olup davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf istemi yerindedir.
Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine, ilk derece mahkemesi kararının karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 4,080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1406, K. 2024/764, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama