KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/1733
- Karar no
- 2024/3934
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/03/2023
- Numarası
- 2022/1135 Esas - 2023/210 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 06/11/2024
Karar Metni
728 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Davalının Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/691 Esas sayılı dosyasında 30/07/2022 keşide tarihli, ... seri numaralı, 500.000,00 TL bedelli çeke ihtiyati tedbir kararı aldığını,bu kararın uygulanması sonucu, elinde bulunan çeki kullanmadıklarını, çeki ödeme yasağı talep eden davalının çeki kendisi elinde bulunduruyormuş gibi beyanda bulunarak çekin ödeme yasağı aldırarak davacının elinde bulunan ve ticari hayatta kullanılacak olan çekin ödeme yasağı aldırarak davacı şirketin kullanımını engellediğini, aynı şekilde Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/659 Esas sayılı dosyasında 20/07/2022 keşide tarihli, ... seri numaralı,
500,000,00TL bedelli çeke de ihtiyati tedbir alındığını ve davalı adına istirdat davası açılması için süre verildiğini davalının süresi içerisinde dava açamadığından dolayı davanın reddine karar verildiğini, ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm hak ve alacaklarının saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi zararın dava gününden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde. Davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince. "Maddi ve manevi tazminat davasının reddine," karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde. Tazminat koşullarının bulunduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava. Haksız ihtiyati tedbir sebebiyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 399. maddesinde ise;" (1) Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir sebebiyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür. (2) Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır.
(3) Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zaman aşımına uğrar." hükmü düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”.
Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.
Haksız ihtiyati tedbirde zararın tazmininde uygulanacak hüküm haksız fiil hükümleri olup zararın belirlenmesi de gerçek zarar ilkesine göre yapılmalıdır. Davacının talep edebileceği gerçek zarar ise tedbir kararı olmasaydı elinde olacak değer ile tedbir sebebiyle elinde olan değer arasındaki farktır. TBK' nın 50. maddesinde; zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
HMK' nın 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.Somut olayda. Davacı haksız tedbir sebebiyle zarar gördüğünü iddia etmiş ise de zarar somutlaştırılmamış ve iddia olunan zarar usulüne uygun bir biçimde ispat edilmemiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
06/11/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1733, K. 2024/3934, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama