KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Dosya no
- 2023/2414
- Karar no
- 2024/4519
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/12/2022
- Numarası
- 2022/296 Esas - 2022/730 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 18/12/2024
Karar Metni
1.438 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalı gazetede 04.10.2019 tarihinde “...’dan damadına ‘özel’ kararname.
Fabrikası ‘Özel endüstri bölgesi’ ilan edildi başlıklı yazının yayınlandığını, bu ifadenin gerçeğe aykırı şekilde müvekkili şirkete devletin taşınmaz mallarının, parasının ve kaynaklarının hukuksuz olarak aktarıldığı, bunu yaparken kimseye yapılmayan ayrıcalıkların tanındığı, devletin taşınmazlarının hukuksuz olarak devredildiği, çalındığı algısı yaratılarak, toplumda müvekkiline karşı infial uyandırıldığını, gerçeğe aykırı haber ile müvekkilinin kişilik haklarının zedelendiğini, hakarete uğradığını belirterek,
müvekkili ... için 40.000 TL, ... için 30.000 TL, ... için 30.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek müvekkillere ödenmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Talep edilen tazminatın haksız, yasaya ve hukuka aykırı aynı zamanda da fahiş olduğunu, ... ve ...’ın dava açmada hukuki yararı bulunmadığını, söz konusu haberin... haber sitesinde tarafından üretilmediğini, başka bir gazetede yayınlanan yazının, gazetecilik görevi ve sorumluluğu gereği, haber değeri de taşıdığından;
gerçeklik, kamu yararı, toplumsal ilgi, güncellik, özle biçim arasında denge, objektif sınırlar içinde kalma gibi yasal ve etik esaslar çerçevesinde süzgeçten geçirilerek yayınlandığını, hukuka uygun olduğunu, kamu yararı hassasiyeti taşıdığını, gerçeklik kriterine uygun olduğunu, haber metninde hakaret, küfür, iftira atma, suç yükleme doğrultusunda ifadelerin yer almadığını belirterek, haksız açılan davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince. "Davacı ...
A.Ş lehine 20.000,00-TL manevi tazminatın yayın tarihi olan 05/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, " karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Karşı yan vekalet ücretinin tarifeye aykırı olarak yüksek belirlendiğini, hükmolunan tazminat miktarının aşırı düşük olduğunu ileri sürmüştür.Davalı vekili istinaf dilekçesinde. Mahkemenin nitelemelerinin hukuki olmadığını, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, tazminat koşullarının bulunmadığını, hükmolunan tazminatın aşırı yüksek olduğunu ,faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava. Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır. Tarafların tacir olduğu ve dava konusu yayının her iki tarafın ticari faaliyeti ile ilgili olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı yasanın 54. maddesine göre Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Yasanın 55. Maddesine göre.
Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek haksız rekabet hâllerinin başlıcalarındandır.
Yasanın 56. Maddesine göre de Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebilir. 6098 sayılı yasanın 58. maddesine göre.
Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. 4721 sayılı yasanın 24. maddesine göre. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.Dava konusu yayın incelendiğinde.
Haber başlığının " ...'dan damadına 'özel' kararname. Fabrikası “özel endüstri bölgesi' ilan edildi " şeklinde olduğu, devamında.
Cumhurbaşkanı ...'ın damadı olan ...'ın da yöneticileri arasında olduğu ...ailesine ait ...'nın Esenyurt ve Arnavutköy'de bulunan tesislerinin bulunduğu bölge, Cumhurbaşkanı Kararı ile Özel Endüstri Bölgesi olarak kabul edildi." denildiği, devamında da ...firmasının bu kapsamda ne gibi avantajlara sahip olacağının bir çok başlık altında verildiği anlaşılmıştır.Haber bütün olarak değerlendirildiğinde.
Davacı ... firmasının yöneticisinin cumhurbaşkanının damadı olmasına vurgu yapılarak kendilerine özel kararname çıkartıldığı ve bununla birçok avantaj elde ettiklerinin ifade edildiği, davacı firma yöneticisinin cumhurbaşkanı damadı olduğu için firmaya özel kararname iddiasının davacı firmanın doğrudan itibarına yönelik bir kötüleme olduğu, yayının TTK m 54 kapsamında tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranış olduğu, 55. madde kapsamında davacının faaliyetleri ve ticari işleri hakkında yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalar olduğu,
doğrudan davacı firmanın itibarına yönelik haksız saldırı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yayının basın özgürlüğü kapsamında olduğu yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. 6098 sayılı yasanın 117/2. maddesine göre haksız eylem tarihi temerrüt tarihi olup bu tarihten faize hükmolunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır.Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan sebepleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda. Tarafların tacir olan sıfatı, olayın meydana geliş biçimi, davalının eylemi, eylemin davacı üzerindeki etkisi, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır.
Karar tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesini 10/2. maddesi gereğince davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. İlk derece mahkemesince tarife hükmüne aykırı olarak davalı yararına fazla vekalet ücretine hükmolunması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 40.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihi olan 05/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
18/12/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2414, K. 2024/4519, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama