KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Dosya no
- 2023/2927
- Karar no
- 2025/1375
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/03/2023
- Numarası
- 2021/649 Esas - 2023/147 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle
- İstinaf karar tarihi
- 10/04/2025
Karar Metni
1.030 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkili tarafından dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait “... Mah. ... Yolu Cad. .. Blok Apt. No:...
Büyükçekmece-İstanbul” adresindeki iş yerinin 08.10.2020 - 08.10.2021 tarihleri arasında ...-... no'lu Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, sigortalı iş yerinde 02.12.2020 tarihinde yaşanan elektrik kesintisinin ardından kofraların yanması sonucu sigortalı iş yerine ait klimaların zarar görmüş olduğunu, müvekkilinin davaya konu olay sebebiyle 26.05.2021 tarihinde 18.500,00 TL sigorta tazminatı ödediğini, sigortalıya ödenen sigorta tazminatının zarar sorumlusu davalıdan tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını ancak davalının haklı sebep göstermeksizin icra takibine itiraz ettiğini belirterek davalının İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı tüm itirazların iptaline ve takibin asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Dava konusu mahalde hasar tarihi itibarıyla cihaz hasarına sebep olabilecek bir çalışma yapılmadığını, voltaj değerlerinin normal düzeyde olduğunu ve iddia olunan hasarın oluşumuna sebebiyet verebilecek nitelik ve nicelikte olmadığını, hasarın davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait elektrik tesisatından kaynaklandığını ve zarar ile müvekkili şirketin dağıtım faaliyeti arasında illiyet bağının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "... Davanın temeli haksız fiil olup, davalının kusurunu, zararın varlığını ve miktarı ile nedensellik bağını ispat yükü davacıya aittir. Uyuşmazlık teknik inceleme gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun bulunmasına ve özellikle dava dışı sigortalının elektriği 3. kişiye ait trafodan temin etmesi sebebiyle davalıya izafe edilebilecek kusur bulunmamasına göre sübut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1407-1670 E.K. Sayılı kararı) Davanın REDDİNE,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Yerel mahkemede alınan 28.12.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda dava konusu zararın voltaj dengesizliği ve kısa devre sonucunda meydana geldiği tespit olunduktan sonra, yalnızca davalı tarafın beyanları dikkate alınarak hasarın meydana geldiği iş yerinin davalı dağıtım şirketinden enerji almadığı ve 3. şahıs trafosundan enerji aldığından bahisle davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı şeklinde yapılan soyut değerlendirilmeler esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
elektrik kesintisinin ardından kofraların yanması sonucu sigortalı iş yerine ait klimaların zarar gördüğünü ve meydana gelen hasarın şebeke elektriğinden gelen voltaj dalgalanması (normalin çok üzerinde ya da altında gerilim gelmesi) sonucu oluştuğunu, bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirmelerin hükme esas alınmasının mümkün olmadığını,
ekspertiz raporundaki değerlendirmelerde sigortalı iş yerindeki cihazlarda oluşan zararın şebeke elektriğinden gelen voltaj dalgalanması neticesinde normalin çok üzerinde ya da altında gerilim gelmesi sonucu meydana geldiğinin açıkça ortaya konulduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava. Sigorta şirketinin, riziko mahalli iş yeri olan sigorta poliçesine dayanarak ödediği tazminatın rücuen tazmini için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları. Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır.
Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda; "... davalı dağıtım şirketinin cevap dilekçesi ekinde ibraz ettiği OSOS kayıtları ile dava konusu mahalde hasar tarihi itibariyle voltaj değerlerinin normal düzeyde olduğu ve iddia olunan hasarın oluşumuna sebebiyet verebilecek değerde olmadığı..."tespit edilmiştir.
Dosya kapsamından dava dışı sigortalı şirketin, dağıtım şirketi olan davalı kurumdan enerji almadığı, dava dışı üçüncü kişiye ait trafodan enerji aldığı anlaşılmaktadır. TMK'nın 6. maddesine göre. “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” TMK'nın bu hükmü 6100 sayılı HMK'ın 190/1. maddesinde bir başka biçimde yinelenmiş olup.
“İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir. Somut olayda.
Davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan dava dışı şirkette meydana gelen hasarın davalı şirketin kusuru sebebiyle oluştuğu iddiasının ispat edilemediği v ehükme esas alınan bilirkişi raporunun somut verilere dayalı ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmayıp davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2927, K. 2025/1375, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama