KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2025
- Dosya no
- 2023/785
- Karar no
- 2025/53
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/12/2022
- Numarası
- 2022/99 Esas - 2022/816 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 08/01/2025
Karar Metni
1.742 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 16/02/2022 tarihli dava dilekçesinde.
Dava konusu olayın İyi Parti Genel Başkanı ...'in Elazığ ziyaretini takip eden muhabir ..., ...'in esnaf ziyareti yapacağı lokantada beklerken kendisinin muhabir olduğunu fark ederek yanına gelen ve şehit yakını olduğunu söyleyen bir şahıs kendisine "...'e şehitler ve pkk ile ilgili soru sormak istediğini ancak orada bulunan İyi Partili şahıslar tarafında linç edilmekten korktuğunu" beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin muhabiri şahsa " Bir vatandaş olarak rahatlıkla soru sorabileceğini, kameraların kayıtta olduğu bir ortamda kendisine yönelik bir saldırı olamayacağını" söyleyerek istediği soruları sorabileceğini belirttiğini,
muhabir ...'ün video da yer alan kişiyi daha önceden tanımamakta olduğunu ve şahsın yanına gelerek kendisine soru sorması üzerine şahısla muhatap olduğunu, bu sırada olay anında orada bulunan bir şahıs tarafından bu durum gizli ve izinsiz bir şekilde kayda alındığını ve bu kayıt davalı tarafından kurmaca bir şekilde, konuşmanın sadece bir kısmı cımbızlanarak,...
Haber muhabiri ilgili şahsı salona getirmekle, kışkırtmakla ve provokasyon kurgusu yapmakla itham edildiğini ifade özgürlüğü kişilere, gerçek dışı bilgi ve suçlamalar üzerinden isnat ve ithamlarda bulunma hakkı vermediğini, iletişim özgürlüğü ve ifade hakkı, gerçekleri çarpıtarak ve hayal mahsulü kurgular yaratarak kamuoyu karşısında müvekkili kötüleyebilme, suç isnad etme hakkını asla ve asla kimseye vermemekte olduğunu beyanla;Davalıdan 50.000 TL manevi tazminatın paylaşım ve haber tarihi olan 05.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini,
dava konusu iletinin hukuka aykırılığının tespiti ile masrafı davalıdan alınmak suretiyle kararın, tirajı en yüksek ulusal iki gazetede yayınlanmasını talep etmiştir.Davalı vekili 09/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kişilik haklarına ilişkin olduğunu ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava konusu olay ticari ilişkiden kaynaklanan bir işlem olmadığını, kişilik haklarının ihlali sebebi ile açılmış manevi tazminat davası olduğunu, aynı yazı sebebi ile daha önce mahkemenizin 2022/99 E sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine açılmış derdest dava bulunduğunu, bu sebeple derdestlik itirazında bulunduklarını, ... Parti GİK üyesi ... ...
Parti Genel Başkanı ...’in Elazığı gezisinde Kovancılar İlçesinde esnaf ziyareti sırasında meydana gelen bir olayın videosunu paylaştığını, video ya bakıldığında elinde mikrofon olan şahsın başka bir şahsa “...” dediğini, söz konusu şahıs ... Haber Elazığ muhabiri ... olduğu ortaya çıktığını, ...
Haber Muhabiri yanındaki vatandaşa bunu söylerken videosunun çekildiğini görünce birden sustuğunu ve durumun bu şekilde meydana geldiğini, dava dilekçesinde ...’ün beyanına başvurularak şehit yakınının ...’e soru sormak istediğini ancak linç edilmekten korktuğunu ...’ün de kendisine yardımcı olmak istediği yazıldığını, mahkeme de takdir eder ki ... Parti Genel Başkanına defalarca sorular sorulmuş ancak kimse linçe uğramadığını, ...
Haber Muhabiri ...’ün konuyla hiç ilgisi olmayan ağabeyinin kaybını da olaya dahil etmeye çalışması da sayın mahkemenin dikkatine sunulması gerektiğini, zira ...’ün ağabeyi ile ilgili haberde hiç bir beyan bulunmadığını beyanla. Davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/115 E. Sayılı dosyasında davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde. Dava konusu olayın ...
Parti Genel Başkanı ...'in Elazığ ziyaretini takip eden muhabir ..., ...'in esnaf ziyareti yapacağı lokantada beklerken kendisinin muhabir olduğunu fark ederek yanına gelen ve şehit yakını olduğunu söyleyen bir şahıs kendisine "...'e şehitler ve pkk ile ilgili soru sormak istediğini ancak orada bulunan ...
Partili şahıslar tarafında linç edilmekten korktuğunu" beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin muhabiri şahsa " Bir vatandaş olarak rahatlıkla soru sorabileceğini, kameraların kayıtta olduğu bir ortamda kendisine yönelik bir saldırı olamayacağını" söyleyerek istediği soruları sorabileceğini belirttiğini, muhabir ...'ün video da yer alan kişiyi daha önceden tanımamakta olduğunu ve şahsın yanına gelerek kendisine soru sorması üzerine şahısla muhatap olduğunu, bu sırada olay anında orada bulunan bir şahıs tarafından bu durum gizli ve izinsiz bir şekilde kayda alındığını ve bu kayıt davalı tarafından kurmaca bir şekilde,
konuşmanın sadece bir kısmı cımbızlanarak, ...
Haber muhabiri ilgili şahsı salona getirmekle, kışkırtmakla ve provokasyon kurgusu yapmakla itham edildiğini ifade özgürlüğü kişilere, gerçek dışı bilgi ve suçlamalar üzerinden isnat ve ithamlarda bulunma hakkı vermediğini, iletişim özgürlüğü ve ifade hakkı, gerçekleri çarpıtarak ve hayal mahsulü kurgular yaratarak kamuoyu karşısında müvekkili kötüleyebilme, suç isnad etme hakkını asla ve asla kimseye vermemekte olduğunu beyanla;Davalıdan 50.000 TL manevi tazminatın paylaşım ve haber tarihi olan 05.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini,
dava konusu iletinin hukuka aykırılığının tespiti ile masrafı davalıdan alınmak suretiyle kararın, tirajı en yüksek ulusal iki gazetede yayınlanmasını talep etmiştir.Davalı vekili 09/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kişilik haklarına ilişkin olduğunu ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava konusu olay ticari ilişkiden kaynaklanan bir işlem olmadığını, kişilik haklarının ihlali sebebi ile açılmış manevi tazminat davası olduğunu, aynı yazı sebebi ile daha önce mahkemenizin 2022/99 E sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine açılmış derdest dava bulunduğunu, bu sebeple derdestlik itirazında bulunduklarını, ... Parti GİK üyesi ..., ...
Parti Genel Başkanı...’in Elazığı gezisinde Kovancılar İlçesinde esnaf ziyareti sırasında meydana gelen bir olayın videosunu paylaştığını, video ya bakıldığında elinde mikrofon olan şahsın başka bir şahsa “...” dediğini, söz konusu şahıs ... Haber Elazığ muhabiri ... olduğu ortaya çıktığını, ...
Haber Muhabiri yanındaki vatandaşa bunu söylerken videosunun çekildiğini görünce birden sustuğunu ve durumun bu şekilde meydana geldiğini, dava dilekçesinde ...’ün beyanına başvurularak şehit yakınının ...’e soru sormak istediğini ancak linç edilmekten korktuğunu ...’ün de kendisine yardımcı olmak istediği yazıldığını, mahkeme de takdir eder ki ...
Parti Genel Başkanına defalarca sorular sorulmuş ancak kimse linçe uğramadığını...Haber Muhabiri ...’ün konuyla hiç ilgisi olmayan ağabeyinin kaybını da olaya dahil etmeye çalışması da sayın mahkemenin dikkatine sunulması gerektiğini, zira ...’ün ağabeyi ile ilgili haberde hiç bir beyan bulunmadığını beyanla.
Davanın usulden ve esastan reddine verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Mahkememizin 12/05/2022 tarih, 2022/115 Esas -2022/359 Karar sayılı birleştirme kararı ile dosyasının mahkememiz işbu dosyası ile birleştiği anlaşılmıştır.Temel hak ve özgürlüklerin "sınırsız" (mutlak) olduğunu kabul etmekle birlikte, günümüzde özgürlüğün sahibi olan bireyin tek başına değil, toplumun içinde yaşadığının kabulü gerekir.
Bireylerin toplum halinde yaşama zorunluluğu dikkate alındığında, tüm bireylerin mümkün olduğunca özgür biçimde hareket etmesi ancak bununla birlikte belli bir düzenin, dirlik ve esenliğin sağlandığı ortamın oluşması gerekir. Başkalarının özgürlüklerinin gözetilmediği ve kamu düzeninin sağlanmadığı bir ortamda karmaşanın ortaya çıkacağı açıktır. Özgürlük ve düzen bu bakımdan birbirini tamamlayan kavramlardır.
Hiçbir temel hak uçsuz bucaksız anlamda sınırsız olmadığı gibi düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü de sınırsız değildir. Özgürlüklerin objektif sınırları her bir özgürlük için farklı olmakla birlikte örneğin düşünce özgürlüğünün başkalarına açıkça hakaret etmeyi ve rencide edici sözleri bünyesinde barındırmadığı açıktır.
Anayasa Mahkemesi de örnek kararlarında demokrasinin temel taşlarından biri olan düşünce ve ifade özgürlüğünün barışçıl şekilde açığa vurulmasının ve dış dünyaya ifade edilmesinin önemini vurgulamıştır.Düşünce ve ifade özgürlüğünün temel bir hak olarak Anayasa tarafından güvence altına alınarak kişilere tanınmış olması da ancak basın özgürlüğü ile desteklenmiş olması halinde gerçek anlamına kavuşacaktır.
Basın özgürlüğü Anayasa'nın 28. Maddesinde "Basın hürdür sansür edilemez." şeklinde ve 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. Maddesinde "Basın özgürdür." denilerek güvence altına alınmıştır.
Üstelik Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/1519E 2019/3205K sayılı örnek ilamında "AİHM’in yerleşik içtihatlarında, ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan bilgi ya da düşünceler için değil, ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğu ifade edilmekte, kamu yararı bakımından özel bir önem atfedilen basın özgürlüğünün ise bir derece abartıyı ve hatta tahriki bile sınırları kapsamına aldığı belirtilerek,
basının okuyucuların ilgisini çekebilme adına sansasyonel ve rahatsız edici ifadeler kullanarak haber yapabileceği ve basın yoluyla bu şekilde görüş açıklanabileceği kabul edilmektedir." şeklindeki ifadelerle basın özgürlüğünün bir miktar abartıyı dahi barındırabileceği belirtilmiştir. Somut olayda.
Asıl davaya konu ... isimli twitter hesabında ve birleşen davaya konu ... internet sitesinde yer alan "..." başlıklı haberinde ... partili ...'in sosyal medya paylaşımına yer verdiği, yapılan haberde Anayasa'nın temel hak ve özgürlükler bölümünde yer alan ve gerekse de diğer kanunlarda yer alan kişilik haklarına aykırı, objektif bilgi vermenin ve eleştirmenin sınırı dışında, hakaret niteliğinde ya da yersiz, onur kırıcı söz ve deyimlerin kullanıldığına dair kanaat getirilmemiş olup aksi düşünülse dahi basın özgürlüğünün içinde bir derece abartıyı taşıyabileceği ve haberin de bu kapsamda değerlendirilebileceği gözetilerek.
Mahkememizin 2022/99 Esas sayılı dosyası yönünden. Davanın REDDİNE, Birleşen Mahkememizin 2022/115 Esas sayılı dosyası yönünden. Davanın REDDİNE, ..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Dava ve birleşen dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davalı tarafından yayımlanan davaya konu haber ve paylaşımın basın ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığını, açmış oldukları davada tazminat koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava.
Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici sebeplere, davaya konu söz ve ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davaya konu haber ve paylaşımda kullanılan ifadelerin ağır eleştiri niteliğinde olup hakaret niteliği taşımamasına,ifade ve bu kapsamda basın özgürlüğünün, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil.
İncitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olup, bu durumun demokratik toplumun gereği olmasına, somut olayda dava konusu beyanların basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kalıp, Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesindeki manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmamasına, İlk Derece Mahkemesi kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından, yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/785, K. 2025/53, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama