KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Dosya no
- 2023/852
- Karar no
- 2024/3201
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/11/2022
- Numarası
- 2020/234 Esas - 2022/671 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- İstinaf karar tarihi
- 25/09/2024
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından 20/04/2019 tarihinde Avcılar İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahası içinde bulunan Esenyurt İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak adresinde ...
Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışma esnasında davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi davacı şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 18.645,62 TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalı/borçlu ...
Genel Müdürlüğü tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 18.645,62 TL hasar bedeli i1e 349,41 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 18.995,03 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Görev yönünden itirazları bulunduğunu, görevli mahkemelerin İdare Mahkemeleri olduğunu, sorumlu ve davalının aktif hasım olan müteahhit firma olduğunu, her türlü zarar ziyan kaza ve hasarların firmaya ait olduğunu, bu sebeple husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, davalının bir kamu kurumu olduğundan atıksu kanalları ile ilgili yapım bakım ve onarım çalışmalarını müteahhit firmalar aracılığı ile yürüttüğünü, yüklenici firmalara ihale ile iş teslimi sırsında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince işin tamamlanmasına kadar meydana gelen zarardan yüklenici firmaların sorumlu olduğunu,
dava konusu hasar iddiasına bağlı tazmin talebinin muhattabının davalı idare olmadığını, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar olmadığını, hukuken de sorumluluğu bulunmadığını beyanla, mesnetsiz davanın reddine, davanın yüklenici firma tespit edilmesi halinde ilgili iş ortaklığına ihbarına karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde.
Alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 18.645,62TL hasar bedeli, 349,41TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18995,03 TL üzerinden takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince; "...Hasara çalışma yapan operatörün tedbirsizliği ve dikkatsizliği sebebiyle sebebiyet verildiği, arızaya giden arıza bakım onarım tarafından davacı ... a kesilmiş herhangi bir fatura bulunmadığı, sunulan hizmet alım sözleşmesinin tarafı şirket (...
Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi) tarafından dava konusu hasar le ilgili olarak kullanılan malzeme ve yapılan işçilik bedelini gösterir davacıya kesilmiş herhangi bir fatura veya iş emri vb.belge örneğine rastlanmadığı, hasar adresindeki çalışma davalı... nin yüklenicisi tarafından yapılmış olsa dahi gerek idarenin gerekse idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlilerinin yüklenici şirket üzerinde denetim gözetim yetkisi olacağı...DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;Davalının İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 4.396,69-TL asıl alacak ile 82,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.479,08 TL takip talebindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Mahkeme tarafından hükme esas teşkil eden Bilirkişi Raporunun hatalı ve eksik hesap yapıldığını, tüm talepleri yönünden davanın kabulü gerektiğinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava. Haksız fiil iddiasına dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”.
Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları. Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükellef olup, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
25/09/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/852, K. 2024/3201, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama