KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/3914
- Karar no
- 2024/4135
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/09/2024
- Numarası
- 2024/203 Esas - 2024/574 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 20/11/2024
Karar Metni
922 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...
Gazetesinin resmi internet sitesinde '...' başlıklı gerçeğe ve hukuka aykırı yazı sebebiyle müvekkillerinin kişilik haklarının ağır bir şekilde ihlal edildiğini, okuyucular nezdinde yanıltıcı bir izlenim oluşturmak gayesi ile yayınlandığını, hukuka aykırı, herhangi bir araştırmaya dayanılmaksızın, objektiflikten uzak, gerçek dışı, yanlış bilgi ve açıklamalar içerdiğini, müvekkillerinin uğradığı ticari, mesleki ve şahsi itibar zedelenmesinin bir nebze de olsa telafi edilebilmesi maksadıyla manevi tazminat talep etme zorunluluklarının doğduğunu tüm bu sebeplerden dolayı davalının gerçeğe aykırı ve müvekkilini hedef alan kötü niyetli beyan,
iddia ve yorumlarını içeren haberi sebebiyle müvekkillerinin kişilik haklarının ihlal edildiğinin tespitini, .... İçin 5.000 TL, ... İçin 5.000 TL, ... için 5.000 TL olmak üzere toplam 15.000 TL manevi tazminatın yazının internet sitesinde yayınlandığı tarih olan 26/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Haberde gerçek dışı, haksız itham, iftira, hakaret ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde herhangi bir yan olmadığını, 26/07/2018 tarihli "..." başlıklı haberin ilk olarak ... internet sitesinde yayınlandığını, daha sonra müvekkili gazetenin internet sitesinde yayınlandığını, kaynak olarak ilk olarak yayınlandığı ... sitesinin gösterildiğini, haberin 28 gün olarak belirlenen bedelli askerlik süresinin 21 güne indirilmesinin sebeplerinden ilişkin olduğunu, haberin içeriğinin ...
Uşak Milletvekili ...'ın TBMM Genel Kurulunda iddialar ortaya atarak bir konuşma gerçekleştirdiğini, içerikte de tamamen bu konuşmanın haberleştirildiğini, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları tarafından seçilen bir vekilin, meclis genel kurulunda yaptığı konuşmanın aynen haberleştirildiği içeriğe, gerçek dışı, haksız iddia, iftira ve hakaret niteliği taşıdığı suçlamalarının yöneltilmesinin kabul edilemez olduğunu, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Davanın tüm talepler yönünden reddine, " karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Dava konusu yayının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kalmadığını, doğrudan müvekkillerinin kişilik haklarına saldırı olduğunu, haberle ilgili sulh ceza mahkemesinin erişimin engellenmesi kararının dikkate alınması gerektiğini, davanın kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava. Basın yolu ile kişilik haklarının ihlali iddiasına dayalı tazminat davasıdır.Davaya konu haber; "...'den ...'ın haberine göre, ...'nin temel eğitim süresindeki ısrarı üzerine çok önemli bir İddia ortaya atıldı. ... Uşak Milletvekili ...
TBMM Genel Kurulu sırasında yaptığı konuşmasında ... firmasının olduğuna dikkal çekti. ... ...'li ...'ın meclisleki konuşmasının Ilgili kısmı şöyle: "..." şeklindedir. Haberi yapılan millet vekilinin mecliste yaptığı konuşmada " ..." şeklinde herhangi bir ifade bulunmamaktadır.
Dosya kapsamından da davacılar ile ... arasında akrabalık yahut iş ilişkisi olmadığı, haberin bu yönüyle gerçek olmadığı , gerçek olmayan bu iddia ile yararlı ve ilgili olmayan nitelemeler ve yorumlar yapıldığı, haberin içeriğine uygun düşmeyen, tahrik edici, kamuoyunda husumet ve kuşku yaratıcı, güveni zedeleyici bir üslubun kullanıldığı bu durumlarda, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu, kamuoyu nezdinde davacıların itibarlarına haksız bir saldırı yapıldığı,
haberin bu yönüyle basın özgürlüğü kapsamını aştığı ve doğrudan kişilik haklarına saldırı mahiyetinde bulunduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda davacı yararına uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu sebeplerle davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davanın kabulü yönünden yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/3914, K. 2024/4135, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama